konuşmaya ile cümle
konuşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Konuşmaya devam et.Keep talking.
O, konuşmaya konsantre olamadı.He couldn't concentrate on the conversation.
Niçin Tom'la konuşmaya gitmiyorsun?Why don't you go talk to Tom?
O onunla konuşmayacak ve o onunla konuşmayacak.He won't talk to her and she won't talk to him.
Onunla konuşmaya gitmen gerekir.You should go talk to her.
Onunla konuşmaya gitmelisin.You should go talk to him.
Neden onunla konuşmaya gitmiyorsun?Why don't you go talk to him?
Onunla konuşmaya gitmem gerektiğini düşünüyor musun?Do you think that I should go talk to her?
Sence onunla konuşmaya gitmem gerekir mi?Do you think that I should go talk to her?
Tom soluyarak konuşmaya başladı.Tom began gasping.
Tom konuşmaya devam etti.Tom continued speaking.
Tom konuşmayacak.Tom won't talk.
Konuşmaya başladık.We started talking.
Onlar konuşmaya başladılar.They started talking.
Sadece konuşmaya devam et.Just keep talking.
Sadece konuşmaya başla.Just start talking.
Onlar konuşmaya son verdiler.They put an end to the conversation.
O onunla tekrar tekrar konuşmaya çalıştı.He tried to talk to her time and time again.
Konuşmaya çalışma.Don't try to talk.
Tekrar konuşmayacağız.We won't speak again.
Herkes aynı anda konuşmaya başladı.Everyone started talking at once.
Onlar Tom'la konuşmayacak.They won't speak to Tom.
O, komşularıyla konuşmaya başladı.He started talking with his neighbors.
Tom Mary ile konuşmayacak.Tom won't talk to Mary.
Tom benimle konuşmayacak.Tom won't talk to me.
Şu anda konuşmaya çalışma.Don't try to talk right now.
Tom hakkında konuşmaya geldim.I came to talk about Tom.
Tom'la Mary hakkında konuşmaya geldim.I came to talk to Tom about Mary.
Tom'la konuşmaya geldim.I came to talk to Tom.
Seninle Tom hakkında konuşmaya geldim.I came to talk to you about Tom.
Tom'a onun hakkında Mary ile konuşmayacağıma söz verdim.I gave Tom my word that I wouldn't talk to Mary about that.
Seninle konuşmaya geldim.I've come to speak with you.
Tom'la konuşmaya gitmeliyim.I have to go talk to Tom.
Tom'la konuşmaya gitmek zorundayım.I have to go talk to Tom.
Artık konuşmayacağım.I'm not going to talk anymore.
Seninle artık konuşmayacağım.I'm not going to talk to you anymore.
Ben sadece Tom ile konuşmaya ihtiyaç duyarım.I just need to talk to Tom.
Hâlâ seninle konuşmaya ihtiyacım var.I still need to talk to you.
Bu konuşmaya devam etmenin amacı olmadığını anlıyorum.I see no point in continuing this conversation.
Sanırım Tom'la konuşmaya gideceğim.I think I'll go talk to Tom.
O bizimle Fransızca olarak konuşmaya çalıştı.He tried to talk to us in French.
Bu konuşmaya dışarıda devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should continue this conversation outside.
Sanırım bu konuşmaya dışarıda devam etmeliyiz.I think we should continue this conversation outside.
Bence bu konuşmaya dışarıda devam etmeliyiz.I think we should continue this conversation outside.
Bana kalırsa bu konuşmaya dışarıda devam etmeliyiz.I think we should continue this conversation outside.
Tom boğazını temizledi ve konuşmaya devam etti.Tom cleared his throat and continued to speak.
Ben telefonda konuşmaya çalışıyorum. Lütfen sessiz olur musun?I'm trying to talk on the telephone. Could you please be quiet?
Tom telsizi aldı ve konuşmaya başladı.Tom picked up the walkie-talkie and started talking.
Tom, Mary'yi fark etti ve onunla konuşmaya gitti.Tom noticed Mary and went over to talk to her.
Tom'la bunun hakkında konuşmaya çalışacağım.I'm going to try to talk to Tom about this.
Bizimle biraz konuşup konuşmayacağını merak ediyorum.I wonder if you'd talk to us for a moment.
Bu konuda Tom'la konuşmayacağım.I'm not going to talk to Tom about this.
Tom'la konuşmaya ihtiyacı olan tek kişi benim.I'm the one who needs to talk to Tom.
Herkesin içinde konuşmaya alışkın değilim.I'm not used to talking in public.
Tom'la tekrar konuşmaya gideceğim.I'm going to go talk to Tom again.
Dün gece Tom'la konuşmaya çalıştım.I tried talking to Tom last night.
Onun hakkında konuşmayacağım.I'm not going to talk about that.
Şimdi Tom bile benimle konuşmayacak.Tom won't even talk to me now.
Şimdi Tom'la konuşmaya gideceğim.I'll go talk to Tom right now.
Artık Tom benimle konuşmayacak.Tom won't talk to me anymore.
İlgili Sayfalar