konuşmaya ile cümle
konuşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti:Und er tat seinen Mund auf, lehrte sie und sprach:
İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti:Y abriendo su boca, les enseñaba diciendo
İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti:και ανοιξας το στομα αυτου εδιδασκεν αυτους, λεγων.
İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti:И като отвори устата Си поучаваше ги казвайки:
İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti:И Он, отверзши уста Свои, учил их, говоря:
İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti:і відкрив Він уста свої, і навчав їх, глаголючи:
İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti:ויפתח את פיהו וילמד אותם לאמר׃
İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti:ففتح فاه وعلمهم قائلا.
İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti:他 就 開 口 教 訓 他 們 說
İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti:他 就 開口 教訓 他 們說
İstatistikten ilk konuşmaya başladığımızda ,tamam dedik.A więc kiedy po raz pierwszy zaczęliśmy mówić o statystyce powiedzieliśmy dobrze, mamy to pojęcie populacji
İşte sonra konuşmaya başlardı.C'est pourquoi nous l'aimions
İşte sonra konuşmaya başlardı.그리고 그는 그의 입을 열 것 이다.
İşte sonra konuşmaya başlardı.Έπειτα άνοιγε το στόμα του.
İşte sonra konuşmaya başlardı.وعندها قد يفتح فمه.
İşte sonrasında, İslam hakkında konuşmaya başladım, zaten bu benim her zaman öğrettiğim şeydi.그래서 앞뒤로 이슬람에 대해 얘기 하 고 어떻게 그것은.. 내 정기적인 교육.
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.JoonPyo.. Gyere, beszélj anyával.
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.Joon Pyo. Nói chuyện với mẹ một lát.
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.JoonPyo Vieni a parlare con tua madre.
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.Jun Pyo. Ayo bicara dengan ibu.
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.JunPyo Chodź ze mną porozmawiać.
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.JunPyo Lass uns reden.
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.JunPyo. Tule juttelemaan äidin kanssa.
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.JunPyo Viens parler avec ta mère.
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.JunPyo vino sa vorbesti cu mine.
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.준표 엄마랑 얘기 좀 해
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.Τζουν Πιο Έλα να μιλήσεις<br /> με την μαμά.
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.جون بيو!! تكلّم مع امّك
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.お母さんと話しましょ 母さん?
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.A las mujeres les encanta hablar de su vagina, de verdad.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.As mulheres adoram falar das suas vaginas — gostam mesmo.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.Femeile adoră să vorbească de vaginele lor, chiar o fac.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.Frauen lieben es, über ihre Vaginas zu sprechen, wirklich.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.모두들 자기 음부에 대해 말하고 싶어해요. 정말로요.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.Kobiety uwielbiają mówić o swoich pochwach.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.Le donne adorano parlare della loro vagina, davvero.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.Les femmes adorent parler de leur vagin, je vous assure.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.Vrouwen praten graag over hun vagina's, echt waar.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.Στις γυναίκες αρέσει να μιλούν για το αιδοίο τους. Αλήθεια.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.Жените обичат да говорят за вагините си, така е.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.Женщины обожают обсуждать свои вагины. Да, это именно так.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.נשים אוהבות לדבר על הואגינות שלהן. כן, בהחלט.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.تحب النساء ان يتحدثن عن مهبلهن
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.そもそも そんな質問をされたことがないからです
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Así que levante mi cara del manuscrito y dirigí mis comentarios a una esquina vacía del cuarto.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Così alzai la mia faccia in su dal manoscritto e diressi i miei commenti ad un angolo vuoto della stanza.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Felemeltem az arcom a kéziratból, egy üres sarokba néztem.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Ich hob also meinen Blick vom Manuskript und sprach meinen Kommentar in Richtung einer leeren Ecke des Raums.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Ik wendde me af van mijn manuscript en richtte me tot een lege hoek van de kamer.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Jadi saya mengangkat wajah dari skrip dan memberikan komentar ke sudut kosong di kamar.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Jag tittade upp från manuskriptet- -och riktade mig mot ett tomt hörn.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.J'ai levé la tête du manuscrit et adressé mes commentaires à un coin vide de la pièce.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Ja niin minä nostin katseeni käsikirjoituksesta ja suuntasin kommenttini huoneeni tyhjään nurkkaukseen.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.그래서 저는 원고지로 부터 제 머리를 들고 제 작업실의 빈 구석을 향해 큰 소리로 외쳤지요.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Mi-am ridicat privirea de pe manuscris si mi-am adresat comentariile catre un colt gol al camerei.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Odvrátila som tvár od rukopisu, a svoje poznámky som nasmerovala do prázdneho kúta izby.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Så jeg løftede mit hoved op fra manuskriptet og sendte mine kommentarer til et tomt hjørne af rummet.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Uniosłam twarz znad rękopisu i zwróciłam się do pustego kąta pokoju.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Vậy là tôi ngẩng mặt lên khỏi đống bản thảo và tôi chỉ thẳng vào 1 góc trống của căn phòng.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Zvedla jsem hlavu od rukopisu a začala mluvit do prázdného rohu pokoje.