konuşmaya ile cümle

konuşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı.He laughed and came back to the log and began to talk about the flower seeds again.
Maçın adamıyla konuşmaya gidiyorum.I push through to talk to the man of the match.
Yalnızca -- ben, bilirsiniz, topluluk önünde konuşmaya alışık değilim.And I just -- you know I'm not used to doing the public speaking.
Ve ne zaman heyecanlansam çok hızlı konuşmaya başlıyorum.And whenever I get nervous I start to talk really fast.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.From the very beginning, we started by talking to manufacturers.
Bir önceki videoda, bir simidin parametrik denklemlerini konuşmaya başlamıştık. -In the last video, we started to talk about how to parameterize a torus, or a doughnut shape.
Konuşmaya başladık ve dedi ki --And we started talking, and he said --
Daha fazla konuşmaya gerek yok.There is no need to talk any further.
Herkes bir kez konuşmaya hevesli görünüyordu ve sonuç Babel oldu.Everyone seemed eager to talk at once, and the result was Babel.
Konuşmaya başladık. Adam bağırıp birşeyler söyleyince Hyun Sook bize yiyecek getirdi.And as we started talking, I saw him yell something, and Hyun-Sook came and brought us some food.
Nasıl devam ettiğini biliyorsunuz, dedi ki, "Arabalara binmeye, sürmeye ve konuşmaya başlamalısın.You know what went on, he said, "You've got to start riding and driving and start talking.
Ve Dünya gününde, 1990'da, Dünya gününün 20. yıldönümü, bu konuşmaya başladığım zamandı.And on Earth Day, 1990 -- the 20th anniversary of Earth Day -- that's when I began to speak.
Ve artık-- konuşmaya başlıyorum, sonunda özgürüm herşeye kadir tanrıya şükür, sonunda özgürüm.And I got to -- I start saying, "Free at last -- thank God Almighty, I'm free at last."
CA:Son bir kaç sene içinde kapitalist filantropi ile ilgili konuşmaya başladın.CA: You started talking in recent years about this term capitalist philanthropy.
Konuşmaya devam edelimContinue the conversation
Hiç konuşmayan bireyler de var. Çok konuşanlar da var.There are those individuals who don't talk at all; there are those individuals who talk too much.
Çünkü araba hakkında konuşmaya başladığmda, kızlarım...Cause when I started talking about my care or potential car, my daughters said,
Fakat matematiksel bir bakış açısından konuşmayacağız , veya programlama açısından da bakmayacağız..I mean, really, were not going to, we're not gonna push you on that stuff.
Böyle konuşmaya devam mı edeceksin?Are you going to just keep nagging like that?
Neyse, boş konuşmaya başladım.Okay, this is complete rubbish.
David, benim Ulusal Kanser Enstitü'sünde bir konuşmaya davet etti. Anna Barker de oradaydı.David got me invited to give a talk at National Cancer Institute and Anna Barker was there.
Artık bunun hakkında konuşmayacağız.Çok üzücü.We won't talk about that anymore. It's too depressing.
Ama ben hiçbir anlam ifade etmeyen bir biçimde konuşmaya başladığımda çok da uzağa gidememiştik.But we didn't get far before I was talking in ways that made no sense.
Ve Batı sanatındaki büyük trajediler hakkında onlarla konuşmaya gittim.(Laughter) And I went to talk to them about certain of the great tragedies of Western art.
Böylece, kadınlarla vajinaları hakkında konuşmaya karar verdim.So I decided to talk to women about their vaginas.
Tamam, başlangıçta kadınlar biraz utangaçtılar, konuşmaya gönülsüzdüler.OK, at first women were a little shy, a little reluctant to talk.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.Women love to talk about their vaginas, they do.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.And when people start talking about privilege, they get paralyzed by shame.
Herneyse, bu konu hakkında çok fazla konuşmayacağım.But anyway, we won't talk too much about that.
Olan bitenlerdeki ince ayrıntılar hususunda konuşmaya devam ediyor olacağım, görüşmek üzere. .And we'll continue to learn the nuance of everything that's going on.
Neden ?Ne hakkında konuşmaya?Why? To talk about what?
Neden kendimizi konuşmaya, düşünmeye, yaratmaya, yapıp yardım etmeye vereceğimiz yerde;Doesn't it need recognition ?
Artık bu beyler hakkında konuşmaya başlasam iyi olucak.So I should start to talk about these guys.
Böylece oraya gitti ve insanlarla konuşmaya başladı.And so he went right in there and started interviewing people.
Başlangıçta da belirttiğim gibi konuşmaya ishale neden olan organizmalar ile başlayacağım.And I'm going to be talking, to begin with, as I said, about diarrheal disease organisms.
Sınıftaki diğer kişilerle de konuşmaya katıldı, işte böyle devam etti.We got in a conversation with some other people in the class, and it went on and on.
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.-No. For some reason I'm scared to talk to him .
Yapacak başka bir şey yoktu, bu nedenle yakında Alice tekrar konuşmaya başladı.There was nothing else to do, so Alice soon began talking again.
Tamam dedim, oturdu ve konuşmaya başladık.I said, okay, and she sat down, and we talked.
Bu konuda konuşmayalım.That's all details. You're just giving me a headache.
İngilizceyi konuşmaya, öğrenmeye yaklaşık bir yıl önce başladım.I start speaking English, learning English, about a year ago.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.So, we started talking with them, convincing them that we are in a protected area.
Onlarla konuşmaya başladık ve ben pazarlık ediyordumWe started talking with them and I was negotiating.
Sonra konuşmaya başladık, harika zaman geçirdik--And then, we started talking, and we spent a lovely time --
Bunun üstünde konuşmaya gelecekteki videoda devam edeceğim.I'm going to continue this in the next video.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.And let's start to speak up when people are assailing us with the noise that I played you early on.
Bu kez ben konuşmayacağım.This time, I'm not going to talk at all.
Bu çok güzel ama hala müşteriler hakkında konuşmaya devam ediyoruz.That's kind of wonderful, but we keep talking about the customer.
En sonunda bir piramid fikri aklıma geldi, ancak bunun üzerinde detaylı konuşmaya vaktim yok.I came up with a pyramid eventually, that I don't have the time to go on that.
Bağırmayı bırakıp konuşmaya başlamamız lazım.We need to stop shouting and start talking.
Ama şimdi, konuşmaya hazırlanırken, ne kadar az şey bildiğimizi anlıyoruz.But now, as we prepare to talk, we understand how little we know.
Böyle konuşmaya devam edersen,If you keep saying that...
Cizgiselden kapalı dögüye geçiş fikri hakkında konuşmaya devam etmek istiyorum.So now I want to go onto talking about the linear-to-closed-loop idea.
Dilimin kadar Kravat bana konuşmaya izin vermez.Ties up my tongue and will not let me speak.
Fazla konuşmayacağım.I will not talk much
Dilsiz olacağım. Bir daha kimseyle konuşmayacağım.I'll be mute, and never speak another word to anyone.
Victor odaya girip konuşmaya başladı:Victor came into the room and said:
Her zaman, Almanya ve Amerika gibi bir ülke bu konu hakkında konuşmaya başladığında,Every time a country started talking about it,
Nasıl yaşadığım seni ilgilendirmez... ...benden konuşmayalım, senden bahsedelim Oppa.You're not interested in how I live, let's not talk about me, let's talk about you, oppa.
Ben bu konular hakkında konuşmaya bayılırım, bu yüzden sizi ofis ziyaret saatlerime de bekliyorum.I just love talking about this stuff and I welcome you to come to my office hours.
İlgili Sayfalar