konuşmayı ile cümle

konuşmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
İspanyolca konuşmayı tamamen unuttum.I have completely forgotten how to speak Spanish.
Konuşmayı sevmeyen insanlar var.There are people who don't like talking.
Ebeveynler çocuklara konuşmayı öğretir, çocuklar ebeveynlere sessiz olmayı öğretir.Parents teach children to speak, children teach parents to be silent.
Ben topluluk önünde konuşmayı sevmiyorum.I don't like public speaking.
Rusça konuşmayı dinlemekten zevk alıyorum.I enjoy listening to Russian speech.
O konuşmayı sürdüremez.He can't maintain a conversation.
Tom konuşmayı reddediyor.Tom refuses to talk.
Tom golf hakkında konuşmayı sever.Tom likes to talk about golf.
Tom'a Fransızca konuşmayı bilip bilmediğini soralım.Let's ask Tom if he knows how to speak French.
Tom'un konuşmayı bildiği tek dil Fransızcadır.The only language Tom knows how to speak is French.
Tom sadece Fransızca konuşmayı biliyor.Tom only knows how to speak French.
Tom sadece Fransızca konuşmayı biliyordu.Tom only knew how to speak French.
Başkanın yürekten konuşmayı öğrenmesi lazım.The president has to learn the speech by heart.
Çocuklarımın Fransızca konuşmayı öğrenmesini istiyorum.I want my children to learn to speak French.
Mimari hakkında konuşmayı seviyorsun, değil mi?You like to talk about architecture, don't you?
Tom konuşmayı bırakmazdı.Tom wouldn't stop talking.
Çocuklarla konuşmayı severim.I like to talk to kids.
Konuşmayı bırak ve çalışmaya başla.Stop talking and start working!
Hata yapmadan doğru bir biçimde yabancı dil konuşmayı öğrenemezsin.You can't learn to speak a foreign language correctly without making mistakes.
Douglas sonunda Lincoln ile konuşmayı kabul etti.Douglas eventually agreed to speak with Lincoln.
Duyguların hakkında konuşmayı öğrenmen gerekiyor.You need to learn to talk about your feelings.
Bilmece gibi konuşmayı bırak.Stop speaking in riddles.
Fransızca konuşmayı bilen beşten az arkadaşım var.I have less than five friends who know how to speak French.
Çocuklar konuşmayı öğretilmeden öğrenirler.Children learn to talk without being taught.
Tom çok kızgındı ve Mary ile konuşmayı reddetti.Tom was very angry and refused to speak to Mary.
Tom Almancayı akıcı konuşmayı öğrenmek istiyor.Tom wants to learn to speak fluent German.
Tom akıcı Fransızca konuşmayı öğrenmek istiyor.Tom wants to learn to speak fluent French.
Ben Fransızca konuşmayı seviyorum.I like speaking French.
Tom konuşmayı durdurmadı.Tom didn't stop talking.
Burada onun hakkında konuşmayız.We don't talk about that here.
Biz asla evde Fransızca konuşmayız.We never speak French at home.
Tom asla konuşmayı bırakmaz.Tom never stops talking.
Tom'la konuşmayı sevdim.I loved talking with Tom.
Tom'la konuşmayı unuttum.I forgot to speak with Tom.
Tom seninle konuşmayı bekliyor.Tom is waiting to talk to you.
Tom'la konuşmayı denememi ister misin?Do you want me to try talking to Tom?
Tom'un Fransızca konuşmayı bilmemesine şaşırdım.I'm surprised that Tom doesn't know how to speak French.
Tom bütün gece Mary ile konuşmayı bırakmadı.Tom didn't stop talking to Mary all night.
Tom Mary ile konuşmayı bırakamadı.Tom couldn't stop talking to Mary.
Konuşmayı bırakın ve işinize geri dönün.Stop talking and get back to work.
Tom Mary ile konuşmayı bıraktı.Tom has stopped talking to Mary.
Onlarla konuşmayı denedik.We tried to speak with them.
Tom aşk hakkında konuşmayı sever.Tom likes to talk about love.
Tom, Mary ile konuşmayı bıraktı.Tom stopped talking to Mary.
Tom, Mary ile konuşmayı durdurdu.Tom stopped talking to Mary.
Tom, Mary ile konuşmayı kesti.Tom stopped talking to Mary.
Özgür konuşmayı destekliyoruz.We support free speech.
Tom konuşmayı kabul etti.Tom has agreed to speak.
Çocuğum dokuz aylıkken konuşmayı öğrendi.My child learned to talk at nine months old.
Tom'un Fransızca konuşmayı bilmediği hakkında hiçbir fikrim yoktu.I had no idea Tom didn't know how to speak French.
Ben Tom'a Fransızca konuşmayı bilmediğimi söyledim.I told Tom that I didn't know how to speak French.
Tom tekrar konuşmayı öğrenmek zorunda kaldı.Tom had to learn to talk again.
Tom ve ben fazla konuşmayız.Tom and I don't talk much.
Tom, Fransızca konuşmayı öğrenmek istedi.Tom wanted to learn how to speak French.
O konuşmayı ezberledin mi?Did you learn that speech by heart?
Kız kardeşime bütün yaptıklarınızdan sonra saygı hakkında konuşmayın.Don't talk to me about respect after all what you did to my sister.
Tom, Boston hakkında konuşmayı seviyor.Tom likes talking about Boston.
Tom başka insanlar hakkında konuşmayı sever.Tom likes to talk about other people.
Sadece bir dakika konuşmayı bırakmanı istiyorum.I just want you to quit talking for a minute.
Ne Tom ne de Mary Fransızca konuşmayı bilmez.Neither Tom nor Mary know how to speak French.

İlgili Sayfalar