konuşmayı ile cümle
konuşmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Gerçekten onun hakkında konuşmayı istemiyorum.I don't really want to talk about it.
Tom, John hakkında Mary'yle konuşmayı reddetti.Tom refused to talk to Mary about John.
Lütfen yiyecek hakkında konuşmayı keser misin?Will you please stop talking about food?
Tom belki de Mary'yle konuşmayı denemeyecek bile.Tom probably won't even try talking to Mary.
Tom, Mary kapıyı açtığında konuşmayı kesti.Tom stopped talking when Mary opened the door.
Mary odaya girdiğinde Tom konuşmayı kesti.Tom stopped talking when Mary entered the room.
Tom, başka bir şey hakkında konuşmayı tercih ederim diyor.Tom says he'd prefer to talk about something else.
Tom Mary'nin artık dinlemediğini fark eder etmez konuşmayı durdurdu.Tom stopped talking as soon as he noticed Mary wasn't listening anymore.
Tom halk içinde konuşmayı sevmez.Tom hates speaking in public.
Keşke Tom Fransızca konuşmayı öğrense.I wish Tom would learn to speak French.
Neden Tom'un konuşmayı yapmasına izin vermiyoruz?Why don't we let Tom do the talking?
Tom bana Fransızca konuşmayı bildiğini söyledi.Tom told me he knew how to speak French.
Tom bana Fransızca konuşmayı bildiğini hiç söylemedi.Tom never told me that he knew how to speak French.
Fransızca konuşmayı bildiğini neden bana söylemedin?Why didn't you tell me you knew how to speak French?
Tom Mary'ye Fransızca konuşmayı gerçekten bilmediğini söyledi mi?Has Tom told Mary that he doesn't really know how to speak French?
İngilizce konuşmayı tercih eder misin?Would you rather speak English?
Neden polisle konuşmayı denemiyorsun?Why not try talking to the police?
Bu konuda Tom'la konuşmayı planlıyorum.I plan to speak with Tom about that.
Bu konuşmayı kaydetmemin bir sakıncası var mı?Would you mind if I record this conversation?
Sana konuşmayı kim öğretti?Who taught you to speak?
Konuşmayı nasıl öğrendin?How did you learn to speak?
Sen bize İngilizce konuşmayı öğretiyorsun.You teach us to speak English.
Sen bize İngilizce konuşmayı öğretmiyorsun.You do not teach us to speak English.
Onlar bize konuşmayı öğretir.They teach us to speak.
Onlara İngilizce konuşmayı öğretmiyorlar.They do not teach them to speak English.
Kimle konuşmayı umuyordun?Who were you hoping to talk to?
Tom insanlarla konuşmayı sever.Tom loves talking to people.
Fransızca konuşmayı bildiğini duydum.I hear you know how to speak French.
Tom onun hakkında konuşmayı durduramadı.Tom couldn't stop talking about it.
Tom hakkında konuşmayı sevmiyoruz.We don't like to talk about Tom.
Galce konuşmayı seviyorum.I like to speak Welsh.
Tom'la konuşmayı denedin mi?Have you tried talking with Tom?
Türkçe konuşmayı pratik etmeye ihtiyacım var.I need to practice speaking Turkish.
Ben henüz konuşmayı bitirmedim.I haven't finished speaking yet.
Bir anadil konuşuru ile İngilizce konuşmayı tercih ederim.I prefer speaking English with a native speaker.
Anadil olarak bilen biriyle Almanca konuşmayı tercih ederim.I prefer speaking German with a native speaker.
Tom'un Fransızca konuşmayı bilmediğinden oldukça eminim.I'm fairly certain Tom doesn't know how to speak French.
Şimdi bunun hakkında konuşmayı gerçekten tercih etmiyorum.I'd really rather not talk about this now.
Tanımadığım insanlarla konuşmayı sevmem.I don't like talking to people I don't know.
Benimle Marika hakkında konuşmayı kes.Stop talking to me about Marika.
Fransızca konuşmayı daha sık pratik yapmalıyım.I need to practice speaking French more often.
Bu öğleden sonra gidip Tom'la konuşmayı unutma.Don't forget to go talk to Tom this afternoon.
Tom hakkında konuşmayı bitirdik.We're done talking about Tom.
Biz bu konuşmayı bir milyon kez yaptık.We've had this conversation a million times.
O konuda Tom'la konuşmayı deneyebilirim.I can try to talk to Tom about that.
Tom'la tekrar konuşmayı hiç istemiyorum.I don't ever want to speak to Tom again.
Şimdi konuşmayı bitirdin mi?Have you finished talking now?
Onun hakkında konuşmayı kes.Stop talking about that.
Üç ay içinde akıcı şekilde Fransızca konuşmayı öğrenebileceğini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think you can learn to speak French fluently in three months?
Üç ay sonra akıcı Fransızca konuşmayı öğrenebileceğini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think you can learn to speak French fluently in three months?
Daha sonra konuşmayı tercih ederim.I'd prefer to talk later.
Ne olduğu hakkında konuşmayı bırak.Stop talking about what happened.
Oyun hakkında konuşmayı bırak.Stop talking about the game.
Tom'un Fransızca konuşmayı bilmediğini nasıl bildin?How did you know that Tom didn't know how to speak French?
Tom Fransızca konuşmayı tercih etmediğini söyledi.Tom said he'd rather not speak French.
Onlarla konuşmayı özlüyorum.I miss talking with them.
Onunla konuşmayı özlüyorum.I miss talking with him.
Onlarla konuşmayı ümit etmiştim.I'd hoped to speak with them.
Onunla konuşmayı umut etmiştim.I'd hoped to speak with him.
Seninle konuşmayı gerçekten sevdim.I really liked talking to you.