konuşmayı ile cümle
konuşmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom herhangi biriyle konuşmayı planlamadı.Tom didn't plan on talking to anyone.
Benimle konuşmayın çünkü artık sizinle konuşmuyorum.Don't talk to me because I'm no longer talking to you.
Kleopatra, Mısır dilini konuşmayı öğrendi.Cleopatra learned to speak Egyptian.
Ben bütün haftayı yalnız geçirdim ve ben konuşmayı özledim.I spent the whole week alone, and I longed for conversation.
Burada Fransızca konuşmayı bilen tek kişi benmişim gibi görünüyor.It seems I'm the only one here who knows how to speak French.
Geçmişin hakkında konuşmayı o kadar çok sevmezsin değil mi?You don't like to talk about your past that much, do you?
Tom ve Mary birbirleriyle konuşmayı bıraktılar.Tom and Mary have quit talking to each other.
Tom kendisi hakkında konuşmayı sevmiyor.Tom doesn't like talking about himself.
Tom bana Fransızca konuşmayı bilip bilmediğimi sordu.Tom asked me if I knew how to speak French.
Tom kendisi hakkında konuşmayı sever.Tom likes to talk about himself.
Papağanıma Gal dili konuşmayı öğrettim.I've taught my parrot to speak Welsh.
Bütün konuşmayı Tom yapsın.Let Tom do all the talking.
Tom gibi bir kişi muhtemelen Fransızca konuşmayı bilir.A person like Tom probably knows how to speak French.
Bir çocukken Fransızca konuşmayı öğrendin mi?Did you learn to speak French when you were a child?
Fransızca konuşmayı sevmiyorum.I don't like speaking French.
İstediğim kadar iyi Fransızca konuşmayı öğrenmedim.I never learned how to speak French as well as I wanted.
Tom bana yardım etmeye başlayıncaya kadar çok iyi Fransızca konuşmayı öğrenmedim.I never learned to speak French very well until Tom started to help me.
Keşke Tom Mary hakkında konuşmayı bıraksa.I wish Tom would quit talking about Mary.
Tom ailemizde Fransızca konuşmayı bilen tek kişidir.Tom is the only one in our family who knows how to speak French.
Tom bana konuşmayı durdurmamı söyledi.Tom told me to stop talking.
Tom bütün konuşmayı yapmak istiyordu.Tom wanted to do all the talking.
Bunun hakkında konuşmayı tercih etmiyorum.I prefer to not talk about it.
Seninle konuşmayı özlüyorum.I miss talking with you.
İnsanlarla konuşmayı severim.I love talking to people.
Neden Tatoeba hakkında konuşmayı hiç bırakmıyorsun?Why do you never stop talking about Tatoeba?
Tom'un Fransızca konuşmayı gerçekten bilmediğine dair içimde bir his var.I've got a feeling Tom doesn't really know how to speak French.
Fransızca konuşmayı öğrenmekle hâlâ ilgileniyor musun?Are you still interested in learning how to speak French?
Tom bütün konuşmayı duydu.Tom heard the entire conversation.
Tom bütün konuşmayı duyduğunu söylüyor.Tom says he heard the entire conversation.
Bütün konuşmayı Tom yaptı.Tom did all the talking.
Tom kendisi hakkında konuşmayı reddetti.Tom has refused to talk about himself.
Seninle konuşmayı çok istiyorum.I very much want to speak with you.
Onunla konuşmayı seviyorum.I love talking to him.
İstiyorsan sana dilimi konuşmayı öğretebilirim.I can teach you how to speak my language, if you want.
Tom'la konuşmayı severim.I love talking to Tom.
Tom konuşmayı kesti.Tom stopped talking.
Ben Tom'la konuşmayı özlüyorum.I miss talking with Tom.
Neden konuşmayı durdurdunuz?Why did you stop talking?
Aptal gibi konuşmayı bırak.Stop talking like a fool.
İnsanlar seninle konuşmayı seviyor.People like to talk to you.
Biz konuşmayı bitirmedik.We haven't finished talking.
Tom tüm konuşmayı yapacak.Tom will do all the talking.
Tom bize konuşmayı kesmemizi söyledi.Tom told us to stop talking.
Tom sanat hakkında konuşmayı seviyor.Tom loves talking about art.
Seninle konuşmayı bitirdim.I'm finished talking to you.
Burada öyle konuşmayız.We don't talk like that here.
Tom bütün konuşmayı yapıyor.Tom was doing all the talking.
Tom müzik hakkında konuşmayı sever.Tom loves talking about music.
Tom benimle konuşmayı bıraktı.Tom has stopped talking to me.
Lütfen öyle konuşmayı bırak.Please stop talking like that.
Belki konuşmayı yapmalıyım.Maybe I should do the talking.
Tom spor hakkında konuşmayı seviyor.Tom loves talking about sports.
Tom'la olan konuşmayı hatırlıyor musun?Do you remember talking to Tom?
Tom'la konuşmayı planlıyor musun?Are you planning to talk to Tom?
Tom siyaset hakkında konuşmayı seviyor.Tom loves talking about politics.
Tom seninle konuşmayı planlamamıştı.Tom hadn't planned to talk to you.
Ben gittiğimde benim hakkımda konuşmayın.Don't talk about me while I'm gone.
Tom iş hakkında konuşmayı sevmiyor.Tom doesn't like to talk about work.
Tom geçmişi hakkında konuşmayı sevmiyor.Tom doesn't like to talk about his past.
Tom, Mary'yi görünce konuşmayı kesti.Tom stopped talking when he saw Mary.