konuşmayı ile cümle
konuşmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Als iedereen fantaseerde op een rozenbed, zouden we hier niet zulke interessante gesprekken over hebben.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Če bi vsi fantazirali o postelji prekriti z vrtnicami, ne bi imeli teh zanimivih pogovorov.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Ha mindenki csak rózsaágyon fantáziálgatna, nem lenne túl izgalmas az egészről beszélni. (Derültség)
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Hvis alle fantaserede på en seng af roser, kunne vi ikke have så interessante samtaler om dette emne.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Jeżeli każdy fantazjowałby o łóżku zasypanym różami, nie byłoby tak interesujących rozmów o tym temacie.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Kdyby každý snil o posteli plné růží, nemohli bychom o tom takto zajímavě hovořit.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.모든 사람들이 안락한 지위에 대해 환상을 갖고 있다면
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Om alla fantiserade på en bädd av rosor skulle vi inte ha så intressanta samtal om det här.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Se tutti fantasticassimo su un letto di rose, non avremmo delle conversazioni interessanti sull'argomento.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Si todo el mundo fantasea en un lecho de rosas, no tendríamos esas conversaciones interesantes sobre esto.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Wenn jeder von uns auf einem Rosenbett träumen würde, hätten wir darüber keine so interessanten Gespräche.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Αν όλοι φαντασιώνονταν ένα κρεβάτι με τριαντάφυλλα, δεν θα κάναμε αυτές τις ενδιαφέρουσες συζητήσεις.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Ако всички фантазирахме в легло от рози, не бихме имали такива интересни разговори по тази тема.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Если бы кто-то фантазировал на ложе из роз, мы не говорили бы об этом с таким интересом.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.Якби всі мріяли про ліжко в трояндах, ми б не вели про це таких цікавих розмов.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.אילו כולם היו מפנטזים על גן של ורדים, לא היו לנו שיחות מעניינות כאלה על כך.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.إذا كان الجميع يتخيل على سرير من الورود، نحن لن يكون لنا محادثات مثيرة للإهتمام حول هذا الموضوع.
Eğer herkes gül dolu bir yatağı hayal etseydi, bunun hakkındaki ilginç konuşmayı yapmıyor olurduk.こういった面白い議論にはなりません でも私達の頭の中は
Eğer konuşmayı bitirdiysen, izninle kalkıyorum.Als U klaar bent met het praten, dan zal ik als eerst gaan.
Eğer konuşmayı bitirdiysen, izninle kalkıyorum.Daca ai terminat ce aveai de spus, voi pleca.
Eğer konuşmayı bitirdiysen, izninle kalkıyorum.Kalau Papa sudah selesai berbicara, saya pulang dulu.
Eğer konuşmayı bitirdiysen, izninle kalkıyorum.Nếu ba nói xong rồi, thì con xin phép ạ.
Eğer konuşmayı bitirdiysen, izninle kalkıyorum.Om du har pratat klart, så går jag först.
Eğer konuşmayı bitirdiysen, izninle kalkıyorum.Se hai finito di parlare, mi alzo per primo.
Eğer konuşmayı bitirdiysen, izninle kalkıyorum.Si tu as fini, je vais m'en aller.
Eğer konuşmayı bitirdiysen, izninle kalkıyorum.Wenn du fertig bist mit sprechen,dann werde ich jetzt gehen.
Eğer konuşmayı bitirdiysen, izninle kalkıyorum.Αν τελείωσες με αυτό που μου έλεγες, θα σηκωθώ πρώτος.
Eğer konuşmayı bitirdiysen, izninle kalkıyorum.Если ты закончил разговор, то я пойду.
Eğer konuşmayı bitirdiysen, izninle kalkıyorum.إذا أنهيت كلامك، سأغادر أولاً.
Eğer konuşmayı bitirdiysen, izninle kalkıyorum.そうだな 行きなさい
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Ich hätte dieses Gespräch nicht, wenn sie nicht hier wäre, denn ich weiß, sie passt auf mich auf."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Ik zou dit gesprek niet hebben als zij hier niet was, omdat ik weet dat zij me steunt."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."알다시피 그녀가 여기 없다면 이런 대화는 없었을 꺼에요. 왜냐하면 나는 데보라가 나를 지지한다는 것을 알고 있기 때문이지요."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Non avrei questa conversazione se lei non fosse qui, perché so che lei mi guarda le spalle."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Stii, nu as avea aceats aconversatie daca ea nu ar fi aici, pentru ca stiu ca ea imi e alaturi."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Wiesz, nie prowadziłbym tej rozmowy z tobą, gdyby jej tutaj nie było, ponieważ wiem, że ją popieram."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi.Yo no tendría esta conversación si ella no estuviese aquí, porque sé que ella me apoya".
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Вы знаете, я бы никогда не начал этот разговор, если бы ее тут не было, потому что я знаю, она стоит за мной"
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Знаеш ли, не бих водил този разговор, ако тя не беше тук, защото знам, че тя ми пази гърба."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."לא הייתי מדבר כאן אילולא היא היתה פה, "כי אני יודע שהיא מחפה עלי."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi." تعرف , لم أكن لأحظى بهذه المحادثة لو لم تكن هي هنا , لأنني اعرف إنني مطمئن لها "
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi.彼女が支えてくれたから" 私もとても緊張してました
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Als het zo zou zijn, zou ik jullie dit praatje besparen en je slechts het gebaar leren.
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Dacă ar fi așa, aș putea să vă scutesc de prelegere, și să vă învăț gesturile.
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Ha csak ennyi lenne, megspórolnám az előadást, és megtanítanám önöknek a mozdulatot.
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Jika seperti itu, saya tidak perlu berkata apa-apa ke anda, dan saya ajarkan saja gerakan-gerakan kepada anda.
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Kdyby to tak bylo, ušetřil bych vás přednášky a jen vás naučil to gesto.
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.이런 이야기를 하는 대신 그 동작을 가르치고 있겠죠.
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Se fosse vero, vi eviterei tutto il discorso e vi insegnerei i gesti.
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Si fuera así, simplemente les ahorraría esta charla, y les enseñaría el gesto.
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Wäre es so, würde ich Ihnen die Worte ersparen und die Handbewegung beibringen.
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Αν ήταν έτσι, θα άφηνα τα λόγια, και θα σας μάθαινα την χειρονομία.
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Ако беше така, щях просто да ви спестя разговора и да ви науча на жеста.
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.הייתי חוסך מכם את ההרצאה, ומלמד אתכם את המחווה.
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.،لكنت وفرت عليكم هذا الحديث وعلمتكم فقط هذه الإشارة
Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.ただ身振りについて教えるところです そうしたら あなた方はその身振りで
Eğitimciler eşitlik hakkında konuşmayı severler.A los educadores les gusta hablar de equidad.
Eğitimciler eşitlik hakkında konuşmayı severler.Az oktatással foglalkozók szeretnek méltányosságról beszélni.
Eğitimciler eşitlik hakkında konuşmayı severler.Cadrele didactice vorbesc mereu despre echitate.
Eğitimciler eşitlik hakkında konuşmayı severler.Gli educatori amano parlare di equità.