konuşmanı ile cümle
konuşmanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Eğer bunlardan birini yapmak istiyorsanız, konuşmanızı kısa tutmalısınız.ثم، ينبغي أن تكون موجزاً. لكن بإستثناء ذلك،
Eğer bunlardan birini yapmak istiyorsanız, konuşmanızı kısa tutmalısınız.そうでなければ 引きずり下ろされるまで話し続けましょう
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.Als je op de juiste wijze praat, maak je heel duidelijk dat praten geen goedkeuring inhoudt.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.Dacă discuţi în maniera potrivită, poate fi clar că dialogul nu înseamnă acceptare.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.Ha megfelelő módon tárgyalunk, akkor világossá tesszük, hogy a tárgyalás nem jelent egyetértést.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.Jeśli dyskutujemy właściwie, dajemy do zrozumienia, że rozmawianie nie równa się zgodzie na coś.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.만약 여러분이 올바른 방식으로 대화한다면, 여러분은 대화가 동의를 의미하는 것은 아니란 것을 분명히 아실 수 있을 겁니다.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.Nếu bạn biết cách nói chuyện, bạn có thể làm rõ rằng đối thoại không có nghĩa là đồng ý.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.Se falarmos da forma correcta, deixamos muito claro que falar não é concordar.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.Se parlate nel modo giusto, rendete chiaro che parlare non è essere d'accordo.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.Si se habla de la manera adecuada, se deja muy claro que hablar no es estar de acuerdo.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.Si vous dialoguez comme il faut, vous dites clairement que dialoguer ce n'est pas être d'accord.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.Wenn Sie richtig mit ihnen sprechen, so machen Sie deutlich, dass Sprechen nicht Zustimmen bedeutet.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.Αν μιλήσουμε σωστά, θα καταστήσουμε σαφές ότι μιλώντας δεν συμφωνούμε.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.Ако разговаряме правилно, става ясно, че разговора не е съгласие.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.Если вести переговоры в правильном ключе, то можно ясно дать понять, разговаривать — не значит соглашаться.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.אם מדברים בצורה הנכונה, זה נהיה מאד ברור שלדבר זה לא להסכים.
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.اذا تحدثت بالطريقة الصحيحة سوف توضح الامور ان الحديث لا يعني الموافقة
Eğer doğru şekilde konuşursanız, konuşmanın anlaşmak olmadığını çok açıkça belirtmiş olursunuz.対話と合意は違うことを明確にできます そしてなにより 我々が
Eğer önemli ve hassas bir konu hakkında konuşuyorsanız konuşmanın şifreli olması gerektiği açık.Ak hovoríte o niečom prísne tajnom a dôvernom, je jasné, že by mala byť takáto konverzácia šifrovaná.
Eğer önemli ve hassas bir konu hakkında konuşuyorsanız konuşmanın şifreli olması gerektiği açık.Als je gevoelige informatie bespreekt, moet duidelijk zijn dat het gesprek versleuteld is.
Eğer önemli ve hassas bir konu hakkında konuşuyorsanız konuşmanın şifreli olması gerektiği açık.Dacă vorbești despre lucruri confidențiale trebuie să-ţi fie clar că informaţia e codată.
Eğer önemli ve hassas bir konu hakkında konuşuyorsanız konuşmanın şifreli olması gerektiği açık.Když mluvíte o něčem tajném a důvěrném, tak musí být naprosto zřejmé, zda je konverzace šifrována.
Eğer önemli ve hassas bir konu hakkında konuşuyorsanız konuşmanın şifreli olması gerektiği açık.만약 여러분꼐서 정말로 비밀스럽고 민감한 것에 대해 이야기하고 있다면 그 대화가 암호화되고있다는 것을 분명히 확인해 두어야 합니다.
Eğer önemli ve hassas bir konu hakkında konuşuyorsanız konuşmanın şifreli olması gerektiği açık.על משהו באמת חשאי ורגיש, זה צריך להיות ברור לכם לחלוטין שהשיחה מוצפנת.
Eğer önemli ve hassas bir konu hakkında konuşuyorsanız konuşmanın şifreli olması gerektiği açık.عن شيء أمني للغاية وحساس، اذاً ينبغي أن يكون واضحاً لك أن هذه المحادثة مشفرة.
Eğer önemli ve hassas bir konu hakkında konuşuyorsanız konuşmanın şifreli olması gerektiği açık.会話が暗号化されているという事実が 利用者に明確でなくてはなりません これは簡単に改良できますね
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.만약 여러분이 일반적인 기혼자들이라면, 여러분들께서는 자신의 배우자에게 10번의 대화 중 1번은 거짓말을 할 것입니다
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.10回の会話で1回は 嘘をついています これはひどいと思われるでしょうが
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Aki egy átlagos házaspár tagja, hazudni fog a házastársának minden 10 érintkezésből egyszer.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Ak ste priemerný manželský pár, zaklamete jeden druhému raz za 10 interakcií.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Als durchschnittliches Ehepaar lügen Sie Ihren Partner einmal alle 10 Interaktionen an.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Als je een gemiddeld getrouwd stel bent, lieg je tegen je partner in 1 van elke 10 interacties.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Hvis man er et gennemsnitligt gift par, vil man lyve overfor sin ægtefælle i en ud af 10 interaktioner.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Într-un cuplu mediu ca durată, soţii îşi mint partenerul 1 din 10 dăţi.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.In una comune coppia sposata si mente all'altro coniuge una volta ogni dieci interazioni.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Nếu bạn là một đôi vợ chồng bình thường, bạn sẽ nói dối với bạn đời của mình một trong 10 lần trò chuyện.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.No perfil médio das pessoas casadas, mente-se ao cônjuge em uma de cada 10 interacções.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Om du tillhör ett genomsnittigt gift par, kommer du att ljuga för din partner i ett av 10 samspel.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Pasangan suami istri biasa berbohong kepada pasangannya pada satu dari 10 interaksi.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Pokud jste v průměrném manželském svazku, tak svému protějšku lžete jednou z deseti případů.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Si son un matrimonio promedio, mentirán a su cónyuge en una de cada 10 interacciones.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Si vous êtes un couple marié moyen, vous allez mentir à votre conjoint dans 1 interaction sur 10.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Εάν είστε ένα μέσο παντρεμένο ζευγάρι, θα πείτε ψέματα στο/στη σύζυγο σας σε μία από τις δέκα συνομιλίες σας.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Ако сте средностатистическа двойка, ще лъжете половинката си в един от всеки 10 случая.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Если вы — среднестатистическая супружеская пара, вы будете лгать друг другу один раз из десяти.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.Якщо ви - звичайне подружжя, то ви брешете своєму чоловікові або дружині в одній із десяти розмов.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.אם אתם זוג נשוי ממוצע, אתם תשקרו לבן/ בת הזוג שלכם באחת מתוך 10 אינטראקציות.
Eğer ortalama bir evli çiftseniz, eşinize her 10 konuşmanızın birinde yalan söyleyeceksiniz.إذا كنتما زوجين عاديين، ستكذب على زوجتك في كل واحد من بين كل 10 أحداث.
Eğer sanatın bilimden farklı olduğunu düşünmeye devam edersek ve şöyle konuşmanın hoş olduğunu düşünürsek,"Ja tego nie rozumiem".
Eğer sanatın bilimden farklı olduğunu düşünmeye devam edersek ve şöyle konuşmanın hoş olduğunu düşünürsek,우리가 계속해서 예술과 과학이 개별적인 것이라고 생각한다면, 그리고 계속해서 "나는 이런 것에 관해서 아무것도 이해할 수 없어,
Eğer sanatın bilimden farklı olduğunu düşünmeye devam edersek ve şöyle konuşmanın hoş olduğunu düşünürsek,Zolang we kunst en wetenschap als gescheiden zien, en het grappig vinden om te zeggen:
Eğer sanatın bilimden farklı olduğunu düşünmeye devam edersek ve şöyle konuşmanın hoş olduğunu düşünürsek,"Нищо не разбирам от това.
Eğer sanatın bilimden farklı olduğunu düşünmeye devam edersek ve şöyle konuşmanın hoş olduğunu düşünürsek,ואם נמשיך לחשוב שהאמנויות נפרדות מן המדעים, ונמשיך לחשוב שזה חמוד להגיד,
Eğer sanatın bilimden farklı olduğunu düşünmeye devam edersek ve şöyle konuşmanın hoş olduğunu düşünürsek,وإن واصلنا التفكير بأن الفنون منفصلة عن العلوم، وواصلنا التفكير بأنه من الجميل القول،
Eğer sanatın bilimden farklı olduğunu düşünmeye devam edersek ve şöyle konuşmanın hoş olduğunu düşünürsek,こんな言い方が格好いいと 考え続けることが問題なのです 「この領域は何もわからない」
Enerjinizi gereksiz şeylere harcamak yerine, neden konuşmanızı yazmaya odaklanmıyorsunuz?Ahelyett, hogy ilyen felesleges dolgokra pazarlod az energiádat, miért nem a beszéd megírására koncentrálsz?
Enerjinizi gereksiz şeylere harcamak yerine, neden konuşmanızı yazmaya odaklanmıyorsunuz?بذل تضيع طاقتك في امور تافهة لما لا تركزين في كتابة خطابك؟
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Am dori să veniţi la noi să vorbiţi.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Boli by sme radi, keby ste prišli a niečo nám povedali.