konuşmanı ile cümle
konuşmanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Byli bychom rádi, kdybyste přijela přednášet.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Chúng tôi muốn mời cô đến đây và diễn thuyết.
Gelip konuşmanızı çok isteriz."Gostaríamos que viesse cá e fizesse uma palestra.
Gelip konuşmanızı çok isteriz. İncinebilirlikten yada utançtan bahsetmezseniz seviniriz." (Kahkaha)Älkää kuitenkaan mainitko haavoittuvaisuutta tai häpeää." (naurua)
Gelip konuşmanızı çok isteriz.박사님을 모시고싶습니다.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Nos gustaría que viniera para hablarnos.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.On aimerait que vous veniez parler.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Radi bi, da pridete nastopit k nam.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Szeretnénk, ha hozzánk is eljönne beszélni.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Vi vil gerne have dig til at komme og tale.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Vorremmo che venisse a tenere un discorso da noi.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.We willen u graag als spreker.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Wir hätten Sie gerne bei uns zum Vortrag.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Zapraszamy do nas.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Θα θέλαμε να έρθετε και να δώσετε μια ομιλία εδώ.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Бихме желали да дойдете и да говорите.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Ми б дуже хотіли, щоб ви приїхали з промовою до нас.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.Нам бы хотелось, чтобы вы приехали и выступили у нас.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.היינו רוצים שתגיעי להרצות אצלנו.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.نود أن تأتي للحديث لدينا.
Gelip konuşmanızı çok isteriz.話の内容ですが
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.De waarheid is dat spreken grote waarde heeft voor het kind. Het kind wint veel door met je te praten.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.En réalité, parler a beaucoup plus d'importance pour l'enfant. L'enfant peut obtenir beaucoup en vous parlant.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.사실은, 말하기가 아이에게 더 큰 의미가 있다는 겁니다. 아이들은 여러분에게 말을 걸면서 많은 것을 얻을 수 있습니다.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.Liczy się to, że mowa dla dziecka ma ogromną wartość. Dziecko dużo ma z tego, że potrafi mówić.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.Истината е, това говорене има ли голяма стойност за дете. Детето може да научи много само като говори с вас.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.האמת היא שלדיבור יש ערך רב לילד; הילד יכול לקבל הרבה מלדבר אתכם.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.الحقيقة هي، ان للتحدث قيمة كبيرة عند الطفل. لان الطفل يمكنه اكتساب الكثير من خلال التحدث معك.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.しゃべれば相手から得る事がたくさんありますが 読み書きは役に立ちません
Geri geri yürümenizi, ağdalı konuşmanızı, hepsini alın.Das Rückwärtslaufen und das überflüssige Schöngerede auch!
Geri geri yürümenizi, ağdalı konuşmanızı, hepsini alın.l'habitude de marcher à reculons et de dire des conneries.
Geri geri yürümenizi, ağdalı konuşmanızı, hepsini alın.Mersul înapoi ºi cuvintele aiurea, ia-þi-le pe toate.
Geri geri yürümenizi, ağdalı konuşmanızı, hepsini alın.Swoje chodzenie tyłem mówienie zbędnych rzeczy, wszystko.
Geri geri yürümenizi, ağdalı konuşmanızı, hepsini alın.Το ανάποδό περπάτημά σου και τα περιττά πράγματα που λές, όλα τους.
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.Así que ya ves, hablar como lo hacemos es realmente irrelevante
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.Donc vous voyez, parler comme on le fait n'est vraiment pas pertinent.
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.Jadi Anda bisa lihat, membicarakan cara kita melakukantinfdakan adalah benar-benar tidak relevan.
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.Quindi vedi che il modo in cui parliamo è irrilevante.
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.Unsere Sprache ist irrelevant.
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.Начинът, по който говорим, е напълно неадекватен.
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.どれだけ現在の言語がずさんか説明しよう、
Hall kapatılmalıdır ve kesme konuşmanın geri kalanı.Hall-le a többi a beszélgetés.
Hall kapatılmalıdır ve kesme konuşmanın geri kalanı.화장실은 대화의 나머지.
Hall kapatılmalıdır ve kesme konuşmanın geri kalanı.le reste de la conversation.
Hall kapatılmalıdır ve kesme konuşmanın geri kalanı.Остальные разговор.
Hall kapatılmalıdır ve kesme konuşmanın geri kalanı.Решта розмову.
Hall kapatılmalıdır ve kesme konuşmanın geri kalanı.بقية الحديث.
Hall kapatılmalıdır ve kesme konuşmanın geri kalanı.彼女は、驚きの叫びその後、次の10分間声のささやきを聞くことができた
Hangi konuşmanın başında onları tekrar geri getirdi.Aliceは、キャタピラー社などが非常に短いことに少しイライラ感じた
Hangi konuşmanın başında onları tekrar geri getirdi.Care le-a adus înapoi din nou la începutul conversaţiei.
Hangi konuşmanın başında onları tekrar geri getirdi.Che li ha portati di nuovo all'inizio della conversazione.
Hangi konuşmanın başında onları tekrar geri getirdi.Die bracht ze weer terug naar het begin van het gesprek.
Hangi konuşmanın başında onları tekrar geri getirdi.Đưa họ trở lại một lần nữa để bắt đầu cuộc trò chuyện.
Hangi konuşmanın başında onları tekrar geri getirdi.Joka toi heidät takaisin alkuun keskustelun.
Hangi konuşmanın başında onları tekrar geri getirdi.Kateri jih prinesli nazaj na začetku pogovora.
Hangi konuşmanın başında onları tekrar geri getirdi.어떤 대화의 시작을 다시 가져왔을.
Hangi konuşmanın başında onları tekrar geri getirdi.Který je přivedl zpět na začátek rozhovoru.
Hangi konuşmanın başında onları tekrar geri getirdi.Ktorý je priviedol späť na začiatok rozhovoru.
Hangi konuşmanın başında onları tekrar geri getirdi.Melyik hozta őket vissza, hogy az elején a beszélgetést.
Hangi konuşmanın başında onları tekrar geri getirdi.Que los llevó de nuevo al principio de la conversación.