konuşmam ile cümle

konuşmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Hâlâ onunla konuşmam gerekiyor.I still need to talk to her.
Onlarla konuşmam gerekiyordu.I needed to talk to them.
Onunla konuşmam gerekiyordu.I needed to talk to him.
Onlarla konuşmamı istiyor musun?Do you want me to talk to them?
Onunla konuşmamı istiyor musun?Do you want me to talk to him?
Onlarla konuşmama izin vermek zorundasın.You have to let me talk to them.
Onunla konuşmama izin vermek zorundasın.You have to let me talk to him.
Lütfen onlarla konuşmama izin ver.Please let me talk to them.
Lütfen onunla konuşmama izin ver.Please let me talk to him.
Seninle konuşmamız gerek.We need to speak to you.
Onlarla konuşmamız gerekiyor.We need to speak to them.
Onunla konuşmamız gerekiyor.We need to speak to him.
Onunla konuşmamız gerek.We need to speak to her.
Seninle tekrar konuşmamız gerekiyor.We need to speak to you again.
Onlarla tekrar konuşmamız gerekiyor.We need to speak to them again.
Onunla tekrar konuşmamız gerekiyor.We need to speak to him again.
Şimdi seninle konuşmam gerekiyor.I need to speak to you now.
Şimdi onlarla konuşmam gerekiyor.I need to speak to them now.
Şimdi onunla konuşmam gerekiyor.I need to speak to him now.
Onlarla konuşmam.I don't speak to them.
Onunla konuşmam.I don't speak to him.
Onlara herkesle konuşmamalarını söyle.Tell them not to talk to anyone.
Ona herkesle konuşmamasını söyle.Tell him not to talk to anyone.
Onlarla ne zaman konuşmamız gerekiyor?When should we tell them?
Onlar hakkında konuşmamız gerekiyor.We need to talk about them.
Onun hakkında konuşmamız gerekiyor.We need to talk about him.
Onun hakkında konuşmamız gerekir.We need to talk about her.
Şahsi bir şey hakkında seninle konuşmam gerekiyor.I need to talk to you about something personal.
Belki Tom'la konuşmam gerekiyor.Perhaps I should talk with Tom.
Sanırım konuşmamız gerekiyor.I think we need to have a talk.
Sadece konuşmama izin ver, tamam mı?Just let me do the talking, OK?
Belki büromda konuşmamız gerekir.Perhaps we should talk in my office.
Seninle bir dakika konuşmama izin ver.Let me talk to you for a minute.
Bunun hakkında daha sonra konuşup konuşmamızın bir sakıncası var mı?Would you mind if we talked about this later?
Onun hakkında konuşmam gerekmiyor.I'm not supposed to talk about it.
Belki bu konuda burada konuşmamalıyız.Perhaps we shouldn't be talking about this here.
Tom artık Mary ile konuşmamaya karar verdi.Tom decided never to talk to Mary anymore.
Başka ne hakkında konuşmamız gerekiyor?What else do we need to talk about?
Tom'a onunla konuşmam gerektiğini söyle.Tell Tom that I need to talk to him.
Tom ve Mary çocuklarıyla daha fazla fransızca konuşmamaya karar verdiler.Tom and Mary have decided not to talk to their children in French anymore.
Tom ve Mary artık çocuklarıyla Fransızca konuşmamaya karar verdi.Tom and Mary have decided not to talk to their children in French anymore.
Tom ve Mary çocuklarıyla fransızca konuşmama konusunda anlaştılar.Tom and Mary agreed not to talk to their children in French.
Ben İrlandalıyım ama İrlandaca konuşmam.I'm Irish, but I don't speak Irish.
Fince mi yoksa İngilizce mi konuşmamı istersiniz?Do you want me to speak in Finnish or in English?
Tom'a en kısa sürede onunla konuşmam gerektiğini söyle.Tell Tom I need to talk to him as soon as possible.
Tom bana Mary ile konuşmamam gerektiğini söyledi.Tom told me not to talk to Mary.
Fince ya da İngilizce konuşmamı ister misin?Would you like me to speak Finnish or English?
Senin türden insanlarla konuşmam.I don't talk to people of your kind.
Seninle konuşmamın bir anlamı yok, çünkü zaten söylediğim gibi yapmayacaksın.There's no point talking to you, because you won't do as I say anyway.
Tom öğretmeniyle o ses tonuyla konuşmamalıydı.Tom ought not to have spoken to his teacher in that tone of voice.
Oraya gidelim; konuşmamız daha kolay olacak.Let's go over there; it'll be easier for us to talk.
Sonra konuşmamız gerekecek.We'll have to talk later.
Boş boş konuşmamalısın.We shouldn't be lollygagging.
Şimdi o konuda konuşmam gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should talk about that now.
Evde Fransızca konuşmam.I don't speak French at home.
Birbirlerimizle daha sık konuşmamız gerek.We need to talk to each other more often.
Konuşmamıza izin verilmedi.We weren't allowed to talk.
Konuşmam yasak.I'm not allowed to talk.
Konuşmama izin yok.I'm not allowed to talk.
Hiç kimse benim Marika ile konuşmamı durduramaz.Nobody can stop me from talking to Marika.

İlgili Sayfalar