konuşmam ile cümle
konuşmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Neden Tom'la konuşmama izin vermeyeceksin?Why won't you let me talk to Tom?
Tom onun hakkında Mary ile konuşup konuşmaması gereğinden emin değil.Tom isn't sure if he should talk to Mary about that.
Keşke Mary'nin babası onunla konuşmama izin verse.I wish Mary's father would let me talk to her.
Benim yazım, konuşmamdan daha iyidir.My writing is better than my speaking.
Yapılması gerekenler hakkında konuşmamız gerektiğini düşünüyordum.I thought we were supposed to be talking about what needs to be done.
Hey, seninle konuşmam gerekiyor.Hey, I need to talk to you.
Bunu seninle konuşmamam lazım.I'm not supposed to talk to you about this.
Bunu hiç kimseyle konuşmamam lazım.I'm not supposed to talk to anyone about this.
Seninle dışarıda konuşmam gerekiyor.I need to speak to you outside.
Burada bu konuda konuşmamız gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should be talking about this here.
Bunun hakkında konuşmamız gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should be talking about this.
Bunun hakkında konuşmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should talk about it.
Tom, seninle konuşmam gerek.Tom, I need to talk to you.
Şu an bunun hakkında konuşmamız gerektiğini düşünmüyorum.I don't think we should be talking about this right now.
Bugün Tom'la konuşmamanı öneriyorum.I recommend that you don't talk to Tom today.
Üzgünüm ama ben çok iyi Fransızca konuşmam.I'm sorry, but I don't speak French very well.
Fransızca konuşmamıştı.She hadn't spoken French.
İngilizce konuşmamış mıydın?Hadn't you spoken English?
İngilizce konuşmamış mıydınız?Hadn't you spoken English?
Acil bir konu hakkında seninle konuşmam gerek.I need to talk to you about an urgent matter.
Sizinle bir şey hakkında konuşmam gerekir.I need to speak to you about something.
Güzel uzun bir konuşmamız olacak.We'll have a nice long talk.
Bu, konuşmam için kötü bir zaman.This is a bad time for me to talk.
Konuşmamda bana yardım etmek için buraya geldiğin için çok teşekkürler, Tom.Thanks so much for coming here to help me with my speech, Tom.
Tom'la konuşmama izin verdiğin için teşekkür ederim.Thank you for letting me speak with Tom.
Tom'la konuşmam hakkında düşünüyorum.I've been thinking about my conversation with Tom.
Tom yıllardır onlarla konuşmamıştı.Tom hadn't talked to them in years.
Tom'la konuşmamıza izin vereceğini sanmıyorum.I don't suppose you'd let us talk to Tom?
Tom'la konuşmamam gerektiğini biliyordum.I knew I shouldn't have talked to Tom.
Hâlâ Tom'la konuşmam gerekiyor.I still need to talk to Tom.
Tom'la konuşmam gerekiyor. Geriye kalanınız gidebilir.I need to talk to Tom. The rest of you may go.
Bunu konuşmamız gerekiyor.We must talk it over.
Sanırım bunun hakkında Tom'la konuşmam gerekecek.I think I'll need to talk to Tom about this.
Tom bunun hakkında Mary ile konuşmamızı istemeyebilir.Tom might not want us to talk to Mary about this.
Seninle hakkında konuşmam gereken bir şey var.There's something I need to talk to you about.
Bu konuda Tom'la konuşmamız gerektiğini düşünüyor musun?Do you think we should've talked to Tom about this?
Tom neden seninle konuşmamalı.Why shouldn't Tom talk to you?
Kiminle konuşmam gerektiğinden oldukça emin değilim.I'm not quite sure who I should talk to.
Konuşmama izin verdiğin için teşekkürler.Thanks for letting me speak.
Konuşmamız saatlerce sürdü.Our conversation lasted for hours.
Onlarla konuşmama izin ver.Let me have a word with them.
Onunla konuşmama izin ver.Let me have a word with him.
Onlarla konuşmam gerekiyor.I need to have a word with them.
Onlarla yalnız konuşmam gerekiyor.I need to speak with them alone.
Onunla yalnız konuşmam gerekiyor.I need to speak with him alone.
Onlarla konuşmamıza izin verin.Let us talk to them.
Onunla konuşmamıza izin verin.Let us talk to him.
Onunla konuşmamız gerekecek.We'll need to talk to him.
Sadece seninle konuşmamız gerekiyor.We just need to talk to you.
Sadece onlarla konuşmamız gerekiyor.We just need to talk to them.
Sadece onunla konuşmamız gerekiyor.We just need to talk to him.
Seninle konuşmamız gerekmiyor.We don't need to talk to you.
Onlarla konuşmamıza gerek yok.We don't need to talk to them.
Onunla konuşmamıza gerek yok.We don't need to talk to him.
Tom onlarla konuşmamı istiyor.Tom wants me to talk to them.
Onlar seninle konuşmamı istiyor.They want me to talk to you.
Onlar onunla konuşmamı istiyorlar.They want me to talk to him.
Onlarla konuşmamanı söyledim.I told you not to talk to them.
Benimle konuşmamanı söyledim.I told you not to talk to me.
Onunla konuşmamanı söyledim.I told you not to talk to him.