konuşmam ile cümle
konuşmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'la konuşmamalıydın.You shouldn't have talked to Tom.
Tom'la Mary hakkında konuşmamız gerekiyor.We need to talk to Tom about Mary.
Tom o konuda konuşmamayı tercih eder.Tom prefers not to talk about that.
Tom'a şimdi onunla konuşmam gerektiğini söyle.Tell Tom I need to talk to him now.
Seninle bir dakika konuşmam gerek.I have to talk to you for a minute.
Tom bana seninle konuşmamam gerektiğini söyledi.Tom told me I shouldn't talk to you.
Burada bunun hakkında konuşmamız gerekiyor mu?Should we be talking about this here?
Tom'la konuşmamı istedin, hatırlıyor musun?You asked me to talk to Tom, remember?
Belki sadece Tom'la konuşmam gerekiyor.Maybe I should just be talking to Tom.
Bana Tom'la konuşmamız gerekiyor gibi geliyor.It seems to me we need to talk to Tom.
Sonunda o konuda konuşmam gerekecek.I'll have to talk about it eventually.
Tom'la konuşmamamı söyledin, hatırlıyor musun?You told me not to talk to Tom, remember?
Bu, Tom'la hakkında konuşmam gereken şey.This is what I need to talk to Tom about.
O konuda Tom'la konuşmamı istiyor musun?Do you want me to talk to Tom about that?
Bunun hakkında Tom'la konuşmamı ister misiniz?Would you like me to talk to Tom about this?
Muhtemelen başka biriyle konuşmamız gerekecek.We'll probably need to talk to someone else.
Bize izin verir misiniz? Tom ve benim konuşmamız gerekiyor.Could you excuse us? Tom and I need to talk.
Tom, o konu hakkında Mary'yle konuşmamı istiyor.Tom wants me to talk to Mary about that matter.
Tom Mary ile davranışı hakkında konuşmamı istiyor.Tom wants me to talk to Mary about her behavior.
İçeri girmemi ve senin için Tom'la konuşmamı ister misin?Would you like me to go in and talk to Tom for you?
Ben bir karar vermeden önce ilk olarak Tom'la konuşmam gerek.I need to talk to Tom first before I make a decision.
O sürerken bir otobüs şoförüyle konuşmamak gerekir.You shouldn't talk to a bus driver while he's driving.
Tom'un annesi ona dolu ağızla konuşmamasını söyledi.Tom's mother told him not to talk with his mouth full.
Tom yapılması gereken hakkında Tom'la konuşmamı istiyor.Tom wants me to talk to Mary about what needs to be done.
Tom olanlar hakkında biriyle konuşmam gerektiğini söyledi.Tom said I should talk to someone about what had happened.
Hakkında konuşmamız gereken ilk şey Tom'a ne söyleyeceğimizdir.The first thing we should talk about is what we're going to tell Tom.
Tom'la konuşmamız gerekiyor.We need to speak to Tom.
Tom sizinle konuşmamı istedi.Tom asked me to speak to you.
Bizim Tom'la yine konuşmamız gerek.We need to speak to Tom again.
Tom bana daha yavaş konuşmamı söyledi.Tom told me to speak more slowly.
Lütfen konuşmama izin ver.Let me speak, please.
Seninle konuşmamız gerekiyor.We need to speak with you.
Belki Tom'la konuşmamak en iyisi.Maybe it's best not to talk to Tom.
Tom'a Mary'yle konuşmamasını söyle.Tell Tom not to talk to Mary.
Tom bana, kiminle konuşmam gerektiğini söyledi.Tom told me who I should talk to.
Sana benimle asla tekrar konuşmamanı söyledim.I told you never to speak to me again.
Kiminle konuşmam gerektiğini bana söyleyebilir misin?Can you tell me who I need to talk to?
Tom'a benimle konuşmamasını söyledin, değil mi?You told Tom not to talk to me, didn't you?
Lütfen Tom'a onunla konuşmam gerektiğini söyleyebilir misin?Could you please tell Tom I need to talk to him?
Bu pazartesi sabahı aşk hakkında bu kadar çok şey konuşmamızı beklememiştim.I hadn't expected us to speak so much about love this Monday morning.
Fransızca konuşmamızın sakıncası var mı?Would you mind if we spoke in French?
Bir şey hakkında konuşmamız gerekiyor.We need to talk about something.
Seninle bir şey hakkında konuşmam gerekiyor.I need to talk with you about something.
Bir şey hakkında seninle konuşmamız gerekiyor.We need to talk with you about something.
Tom konuşmamıza kulak misafiri oldu.Tom overheard our conversation.
Artık onun hakkında konuşmamayı kabul ettiğimizi düşündüm.I thought that we had agreed not to talk about that anymore.
Tom'la konuşmamıza gerek yok.We don't need to talk to Tom.
Şimdi gerçekten Tom'la konuşmamız gerekiyor.We really need to talk to Tom now.
Yarın ne olacağı hakkında seninle konuşmam gerekiyor.I need to talk to you about what's going to happen tomorrow.
Ya Tom'la ya da Mary ile konuşmam gerekiyor.I need to speak to either Tom or Mary.
Tom'la Mary hakkında konuşmam gerekiyor.I need to talk to Tom about Mary.
Tom'la konuşmama izin vermelisin.You have to let me talk to Tom.
Bazen günlerce konuşmam.Sometimes I don’t talk for days on end.
Tom konuşmamızı kesti.Tom interrupted our conversation.
Tom onun hakkında konuşmamayı tercih eder.Tom prefers not to talk about it.
Konuşmamız gerek, tatlım.We need to talk, honey.
Onlar Tom'la konuşmamı istiyor.They want me to talk to Tom.
Tom'la konuşmamın bir sakıncası var mı?Do you mind if I speak with Tom?
Benim, ofisimde sizinle konuşmam gerekiyor.I need to have a word with you in my office.
Tom'la konuşmam zor.It's hard for me to talk to Tom.