konuşmalar ile cümle
konuşmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
2001'den beri konuşmalar web üzerinden takip edilebilmiştir.V mobilních sítích je nasazována od roku 2001.
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.În următorii ani, Bennett și Shah au avut discuții săptămânale private care durau cu orele.
O yıllarda birçok kez tutuklandı ve kamuya açık konuşmalar yapmaktan men edildi.În acei ani a fost arestat de mai multe ori și i s-a interzis să mai țină cuvântări în public.
Bundan sonra Şah Coombe Springs’deki talebelere de konuşmalar yapar.Mai apoi Shah a ajuns să țină prelegeri pentru studenți la Coombe Springs.
Eavesdrop özel konuşmaları gizlice dinlemek anlamına gelir.Kaushal aude toată conversația secretă.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır."I Have a Dream" este considerat astăzi unul din cele mai bune discursuri din istoria Americii.
Ayrıca Bella'yı küçümseyici konuşmalarda bulunmaktan da geri kalmaz hatta Bella bunları duyar.Până la sfârșitul cărții însă, Bella adoptă și ea această versiune prescurtată.
Politikacılar ve generaller konusundaki bazı konuşmaları yüzünden 1947 yılında tutuklandı.Datorită convingerilor sale politice, în anul 1940 a fost arestat de naziști.
Konuşmalarından sonra, MArgo New York city'ye gitmeye karar verir.După plecarea acestuia, Diane decide să se întoarcă în Toronto.
Konuşmalar Erzurum ağzına daha yakındır.A végbélnyílás a száj közelében nyílik.
Ayrıca Sosyoloji Konuşmaları’nı derledi.Ebben ki is merülnek a lemez szociális kommentárjai.”
1980'lı ve 1990'li yıllarda Friedman yine popüler makaleler ve TV konuşmaları yapmaya devam etti.Az 1990-es években Fletcher ismét visszatért a televíziós szerepekhez.
Bu durum da çocukların yetişkinlerle konuşmaları için anılarının oluşumuna yardımcı olur.Ez azt jelenti, hogy a fiataloknak gondosan el kell rejteniük képességeiket a felnőttek előtt.
Uyurken bile konuşmaları dinleyebilme yeteneği vardır.Képes alvás közben olvasni.
Posta konuşmaları artık konulardır.A levelek szórt állásúak.
Bunun bir sonucu olarak hem Fransa'da, hem de yurtdışında konuşmalar vermeye başladı.A lehetséges okok máig is viták tárgyát képezik Nicaraguában és külföldön egyaránt.
Her iki taraf da birbirinin konuşmalarını anlayabilmektedir.Mindketten tanultak valamit arról, hogyan értik meg a dolgokat.
Geçit töreninin ardından halka açık konuşmalar yapılır.Az általános beszédtémák után a magánéletre terelődik a szó.
Camilerdeki konuşmalarının yanı sıra, Devrek Millet Bahçesi'nde de mitingler düzenledi.Így kiterjedt társas életem mellett még erdélyiekkel is összejöttem.
Konuşulan diller kendiliğinden ve özgür biçimde ifade edilen konuşmalardır.Szokás beszélni kötött és szabad szórendű nyelvekről.
Haitov ve benim aramda geçen telefon konuşmalarının en önemli bölümleri ve görüntülü deliller elimizde.A Siegfried és a Vándor között lezajló jelenet kérdés- és felelet-játékának kimondott repríz-jellege van.
Karşılıklı Konuşmalar Dobbs: Odada kimse yok ama odanın her yerinde kan var.Az áldozatokon semmilyen külsérelmi nyomok nincsenek, egy óvónő lakása viszont csupa vér, de a nő sehol.
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.Seuraavat muutamat vuodet Bennett ja Shah kävivät viikoittain tuntikausia kestäviä yksityisiä keskusteluja.
Mimi saklanır ve Radolfo ile Marcello'nun konuşmalarını dinler.Rodolfo tulee ulos, Mimì piiloutuu ja kuulee Rodolfon ja Marcellon keskustelun.
Kendimle KonuşmalarItsestä puhuminen.
Konuşmalardakı Görüntüler şimdi çok daha büyüktür.Siinä esiintyvät hahmot ovat kehittyneempiä.
Mayıs 2007’de İsrail, OECD için kabul konuşmalarına davet edildi .Israel kutsuttiin OECD:n jäseneksi vuonna 2007.
Bundan sonra Şah Coombe Springs’deki talebelere de konuşmalar yapar.Myöhemmin Shah luennoi myös Coombe Springsin oppilaille.
Mevlana Üzerine Konuşmalar, Sufi Kitap, İstanbul 2014.Omakustanne, 100 sivua, Siilinjärvi 2014.
Sağlıklı insanların konuşmalarında kullandığı kelime sayısı da 2500 civarındadır.Omaa kieltään puhuvia komipermjakkeja on noin 152 000 henkeä.
Yalan (Sanat Konuşmaları), 1945.Kirjapaja, 1945.
Her iki taraf da birbirinin konuşmalarını anlayabilmektedir.Niiden puhujat voivat ymmärtää toisiaan vain jonkin verran.
Siyasetçiler konuşmaları ya da kampanya reklamlarındaki söylemleri ile tanınırlar.Οι πολιτικοί είναι γνωστοί για τη ρητορική τους σε ομιλίες ή διαφημίσεις υπέρ των εκστρατειών τους.
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.Για τα επόμενα λίγα χρόνια, ο Μπένετ και ο Σαχ είχαν εβδομαδιαίες ιδιωτικές συζητήσεις που διαρκούσαν ώρες.
Otho'yu kendi yatak odasına saklar ve ona bu odada olacak konuşmaları çok dikkatle dinlemesi talimatını verir.Κρύβει τον Όθωνα στο δωμάτιό της συμβουλεύοντάς τον να ακούσει προσεκτικά.
Ayrıca Bella'yı küçümseyici konuşmalarda bulunmaktan da geri kalmaz hatta Bella bunları duyar.Η Μπέλα είναι επίσης πολύ κακή στα ψέματα, εκτός από όταν λέει στον εαυτόν της.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.Ο λόγος αυτός θεωρείται απο τους ειδικούς ένας από τους καλύτερους στην ιστορία της ρητορικής στις ΗΠΑ.
Parantez içindeki sözler klibin içinde geçen konuşmalar ya da vokallerdir.Το καλύτερο αίμα κάποια στιγμή θα μπει σε έναν ανόητο ή σε ένα κουνούπι.
Yazarın eve gitmesinden sonra kitap karşılıklı konuşmalar ve itiraflar şeklinde geçer.Στο βιβλίο, το διήγημα μπήκε ξαναδουλεμένο από το συγγραφέα και σε μορφή διηγήματος.
Hafta kapsamında siyasi seminerler ve konuşmalar düzenlenir.Τα εργασιακά και οικογενειακά θέματα συζητούνται κατά τη διάρκεια αυτών των συναντήσεων το απόγευμα.
Bunu konuşmalar, dualar, müzik ve her iki ulusun millî marşları takip etmiştir.Herefter fulgte taler, bøn, musik og begge landes nationalmelodier.
Modern kozmolojinin keşfinden önce, evrenin boyutu ve şekline dair konuşmalar kayda değerdi.Før fremkomsten af den moderne kosmologi diskuteres universets størrelse og form ivrigt.
Kendimle KonuşmalarTaler med sig selv.
Mayıs 2007’de İsrail, OECD için kabul konuşmalarına davet edildi .I maj 2007 blev Israel inviteret til at slutte sig til OECD.
Toplanan kitleler Führer'in konuşmalarını dinler, ona sadakat yemini ederlerdi.Herunder hører hirdmændene, kongens huskarle, som har svoret ham troskabsed.
Politikacıların Frizce konuşmalarına izin verilmiştir ve resmi toplantılarda bütün bunlar kayda alınacaktır.Politikere har lov til at tale frisisk ved møder, og referat kan føres på frisisk.
Konuşmalardakı Görüntüler şimdi çok daha büyüktür.Lyset som står i dag er betragtelig svagere.
Bunu konuşmalar, dualar, müzik ve her iki ulusun millî marşları takip etmiştir.Deretter fulgte taler, bønn, musikk og begge landenes nasjonalsanger.
Posta konuşmaları artık konulardır.Heldigvis setter høyttalerne i med det samme.
Bunun bir sonucu olarak hem Fransa'da, hem de yurtdışında konuşmalar vermeye başladı.Artikkelen vakte oppsikt både i Frankrike og i utlandet.
Her birinde diğerlerinde olmayan konuşmalar ve hatta sahneler bulunur.Hver av dem har setninger og scener som ikke finnes i de andre.
Temel eseri, orijinali 8 kitaptan oluşan konuşmaların muhafaza edilmiş 4 cildidir.Visdom er personifisert i de første åtte kapitlene av Salomos ordspråk.
Ayrıca Sosyoloji Konuşmaları’nı derledi.En sosiolingvistisk undersøkelse».
Ariely'nin TED konuşmaları 8 milyona yakın kişi tarafından izlenmiştir.Tore Jørgensen ble utstemt med 4 av 8 stemmer i øyrådet.
Aşağıdaki kapanış konuşmaları bu kanıyı güçlendirmektedir.Sognelisten nedenfor gjenspeiler disse endringene.
Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı bazen tartışmalı konuşmaları ve şiddetle Euro'yu eleştirmesi not edilmiştir.Han ble en kontroversiell politiker, særlig markant i sin kritikk av EU og euroen.
Ancak filmin gösterime giren halinde canavarın tüm konuşmaları ve kör olduğuna dair bölümler çıkartılmıştı.Da monsterets dialoger ble slettet, ble også alle referanser til at monsteret ble blind slettet.
Toby'nin eski karısı ve oğulları eve vardığında konuşmaları kesilir.Percakapan mereka terhenti ketika mantan istri dan putra Toby tiba.
Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı bazen tartışmalı konuşmaları ve şiddetle Euro'yu eleştirmesi not edilmiştir.Tercatat beberapa pidato kontroversialnya di Parlemen Eropa dan dia sangat keras mengkritik Euro.
Sadece adından, yaptıklarından ve konuşmalarından konu ettiği hayali bir kayınbiraderdi.Nama SOS diambil dari nama-nama anggotanya, yaitu Suwarman(Oni), Obin (Ogi), dan Sutisna (Sule).
İlgili Sayfalar