konuşmalar ile cümle

konuşmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Konuşmalar tarafların birbirlerini suçlamasıyla sona erdi.Terminaron por confesar, culpándose el uno al otro.
Üçüncüsü ise başka insanlarla yapılan konuşmalardan kaynaklanır.El tercero es el que aprendemos cuándo hablamos con otros hombres.
Yine Danca bilen bir kişi, Norveççe bilenden biraz daha fazla zorlanarak konuşmaları anlayabilir.Él se niega, hablando en un lenguaje que sólo Norik puede entender.
Grubun müziği hakkındaki konuşmalar, albümden sonraki iki sene boyunca ortalıklarda dolaştı.Ambos músicos comentaron que el álbum de dúos estaba planeado desde hacía años.
Sutta Pitaka, çoğunluğu Buda'ya ve öğrencilerine atfedilen konuşmalar.Los sūtras o suttas son mayoritariamente discursos dados por Buda o alguno de sus discípulos más próximos.
Hafta kapsamında siyasi seminerler ve konuşmalar düzenlenir.Procesiones y ceremonias religiosas a lo largo de toda la semana.
Yalan (Sanat Konuşmaları), 1945.Leyenda, (1945).
Hasbi, konuşmalarına hiç dikkat etmez, diline her geleni söyler birisidir.Wii es fácil de recordar por la gente alrededor del mundo, sin importar su idioma.
Snofru adamlarına onu güzel konuşmaları ile şenlendirecek bir kahin bulmaları emrini verir.Danny se defiende tan bien que Tiburón le invita a unirse a ellos.
Konuşmaları sırasında Jon, Mance’ın planının Yedi Krallığı ele geçirmek olduğunu öğrenir.Durante la loro conversazione, Jon apprende dei piani di Mance per invadere i Sette Regni.
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.Negli anni successivi Bennett e Shah ebbero colloqui settimanali privati che duravano ore.
Otho'yu kendi yatak odasına saklar ve ona bu odada olacak konuşmaları çok dikkatle dinlemesi talimatını verir.Lei nasconde Ottone nella sua camera da letto dicendogli di ascoltare attentamente.
Bu tür hastaların konuşmaları anlaşılmayacak derecede karmaşıktır.L'efficacia negli altri gruppi di pazienti sembra meno evidente.
Her iki şarkıda da şarkıcılar birbirlerine karşı benzer konuşmalar yapmaktadırlar.Seconda manche: i cantanti eseguono confronti tra di loro sullo stesso brano.
Konuşmaları ben başlatırım.Iniziano le indagini.
Lenin'in bazı konuşmaları 1919 - 1921 yılları arasında gramofona kaydedilmiştir.Edizione inglese della trascrizione di discorsi di Lenin pronunciati tra il 1919 e il 1921.
Konuşma kaydedicisi: Bütün konuşmaları kaydeder.Interventi a Che Tempo Che Fa: tutti i video
Toby'nin eski karısı ve oğulları eve vardığında konuşmaları kesilir.Il confronto viene improvvisamente interrotto dall'arrivo dell'ex moglie e dei figli di Toby.
Bundan sonra Şah Coombe Springs’deki talebelere de konuşmalar yapar.In seguito, Shah tenne anche conferenze per gli studenti in Coombe Springs.
Filmde konuşmalar çok az yer tutmaktadır.I film riconducibili al movimento sono pochissimi.
Yalan (Sanat Konuşmaları), 1945.Voce principale: 1945.
Konuşmaları sırasında Adler House'un sağ bacağındaki aksamanın nedenini sorar.Durante la conversazione, Adler chiede la causa del suo zoppicamento alla gamba destra.
Konuşmalar, Yazılar ve Yirmi Yıllık Günlükler (Mein langer Marsch.Речи, работы и дневники за двадцать лет жизни).
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.Последущие несколько лет Шах и Беннетт еженедельно имели беседы, длящиеся часами.
Bunu konuşmalar, dualar, müzik ve her iki ulusun millî marşları takip etmiştir.Затем последовали речи, молитвы, музыка и национальные гимны обеих стран.
Konuşmalardakı Görüntüler şimdi çok daha büyüktür.Во-первых, изображений, претендующих на наше внимание, теперь гораздо больше.
Gorbaçov'un anılarında yazdığı üzere konuşmaları genel olarak siyaset üzerineydi.Как вспоминал Горбачев, их беседа носила общеполитический характер.
Konuşmaları ben başlatırım.Начинаются переговоры.
1980'lı ve 1990'li yıllarda Friedman yine popüler makaleler ve TV konuşmaları yapmaya devam etti.В течение 80-х и 90-х годов Фридман продолжал писать редакторские колонки и появляться на телевидении.
Yapılan konuşmalarda Köyün sönmekte olduğu, çare olarak yardım edilmesi gerektiği anlatıldı.Знал, какое слово надо сказать деревне, чтобы она сдвинулась.
İnsan konuşmalarını anlayabilir.Людей можно понять.
Konuşmalarından sonra, MArgo New York city'ye gitmeye karar verir.Разочарованная, Марта готова вернуться в Нью-Йорк.
Bazı sahneleri uyuşturucu ve kumar içeren konuşmalar içermektedir.В пример часто приводят употребление наркотиков и азартные игры.
Güzel konuşmaları ile etrafındakilerin dikkatini çekerdi.Оказывается, он очень внимательно слушал все их разговоры...
İkinci karşılıklı konuşmalar Mayıs 1056'de yapıldı.Премьера фильма состоялась в мае 1955 года.
Kendisinin davranış ve konuşmaları anlaşılamıyordu.В этом вопросе вы не разобрались и говорите неправильно.
Sadece adından, yaptıklarından ve konuşmalarından konu ettiği hayali bir kayınbiraderdi.هو من الذين غلب لقبهم على اسمهم فلم يعرفوا إلا به ومن الذين نسبوا إلى أمهاتهم.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.و يعتبرهذا الخطاب على نطاق واسع واحدا من أعظم الخطب في التاريخ الأميركي.
Ocak 2009 tarihi itibarı ile bu konuşmalar 50 milyon kez izlenmiştir.وبحلول يونيو 2009 كانت هذه المحاضرات قد شوهدت خمسين مليون مرة.
Esmé ve X'in dinlenme salonundaki konuşmaları içsel ruh hâlleriyle ilgili ipucu vermez.محادثات أسماء و X في الصالون لم تعطَ إشارة فيما يتعلق بالحالة النفسية الداخلية .
İki Dil Bir Bavul, gerçek kişilerden oluşmakta ve tüm konuşmalar doğaçlamaya dayanmaktadır."لغتان وحقيبة سفر" يتكون من سخصيات حقيقية ، و يستند على إرتجالية الحديث كله .
Savaş günü gelince, Jacob Edward ve Bella'nın konuşmalarını duyar.عندما عاد من الحرب سمع يعقوب عن علاقة ادوارد وبيلا ، وعلم بزواجهما.
Ayrıca Jacque Fresco'nun bazı konuşmaları da dünya vatandaşlığı idealini yansıtmaktadır.ويختلف روجرز عن فرويد أيضا بنظرته المتفائلة للطبيعة الإنسانية.
Eserde dört kişi arasında geçen konuşmalar aktarılır.يتم تقليل هذا إلى أربع كلمات عند التحدث إلى الكلب.
Başbakan sert üslupla konuşmalarını sürdürdü.وكان يجب أن يتكلم بصراحه مع رئيس الوزراء منذ البداية.
Konuşmalar tırnak içinde verildiğinde uzun çizgi kullanılmaz.لذلك مع السلك الطويل بما فيه الكفاية فإن المكالمة لن تكون مسموعة في الطرف الآخر.
Kendimle Konuşmalarيتحدثون بمفردهم.
Konuşmalarından sonra, MArgo New York city'ye gitmeye karar verir.Depois de sua conversa profunda, Margo decide ir para New York City.
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.Por alguns anos, Bennett e Shah mantiveram conversas privadas semanais que duravam horas.
Bunu konuşmalar, dualar, müzik ve her iki ulusun millî marşları takip etmiştir.Seguiram-se discursos, orações, música e hinos nacionais das duas nações.
Dil oyunları genellikle çocuklar tarafından, konuşmaların anlaşılmaması için kullanılır.Jogos linguísticos são primariamente usados por crianças, para disguise sua fala dos outros.
Her birinde diğerlerinde olmayan konuşmalar ve hatta sahneler bulunur.Cada uma dessas possui linhas ou mesmo cenas que estão ausentes nas outras.
Bundan sonra Şah Coombe Springs’deki talebelere de konuşmalar yapar.Mais tarde Shah também dava palestras para os alunos em Coombe Springs.
Konuşmaları ben başlatırım.Começam as danças.
Konuşmalar tırnak içinde verildiğinde uzun çizgi kullanılmaz.Em casos de impressões com pranchas gastas, a linha não aparece contínua.
Sutta Pitaka, çoğunluğu Buda'ya ve öğrencilerine atfedilen konuşmalar.Suta Pitaca Contém os discursos proferidos pelo Buda a seus discípulos, admiradores e adversários.
2001'den beri konuşmalar web üzerinden takip edilebilmiştir.Desde 1997, é possível consultar este dicionário na Internet.
(28a) Iki dünya arasındaki konuşmalar, nesnelerin değişik doğaları hakkında devam eder.Os discursos sobre os dois mundos são condicionados pela natureza distinta de seus objetos.
1632 - Galileo'nun, "İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar" adlı eseri yayımlandı.1632 — Publicação do Diálogo sobre os Dois Principais Sistemas do Mundo de Galileu Galilei.
Konuşma kaydedicisi: Bütün konuşmaları kaydeder.A gravação rendeu todos os tipos de comentários.
İlgili Sayfalar