konuşmalar ile cümle

konuşmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Dindar bir Müslüman olup, konuşmalarında sıkça Allah'ı anmaktadır.Сурата възхвалява Аллах за вкарването на големи групи хора в Исляма.
Konuşmaları ben başlatırım.Започват преговори.
Bu kararlı tutum yapılan mitinglerle ve konuşmalarla sürekli sıcak tutuldu.Ще им бъда вечно признателен и с думи, и с дела.
Ocak 2009 tarihi itibarı ile bu konuşmalar 50 milyon kez izlenmiştir.До януари 2009 г. те са гледани 50 милиона пъти.
Yalan (Sanat Konuşmaları), 1945.София: Нариздат, 1945.
Mevcut Mısır ulusal marşı, Mustafa Kamil'in konuşmalarından esinlendiği düşünülüyor.Припевът на химна е вдъхновен от реч на египетския политик Мустафа Камил.
Onların ilk konuşmaları Ben'in Juliet'e yeni evini göstermek istemesiyle yarıda kesilir.Първата им дискусия е прекъсната, когато Бен ѝ показва новообзаведената ѝ къща в Казармите.
Kendimle KonuşmalarРазговори със себе си.
1980'lı ve 1990'li yıllarda Friedman yine popüler makaleler ve TV konuşmaları yapmaya devam etti.Tijekom 1980-ih i 1990-ih godina, Friedman je nastavio pisati uvodnike i pojavljivati se na televiziji.
Hafta kapsamında siyasi seminerler ve konuşmalar düzenlenir.Svakog petka, na ovom sveučilištu se održavaju jaki politički govori.
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.Predsjednik parlamenta predsjeda raspravama i djelovanjima Europskog parlamenta.
2001'den beri konuşmalar web üzerinden takip edilebilmiştir.Internetska izdanja su od 2001. godine.
1632 - Galileo'nun, "İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar" adlı eseri yayımlandı.1288. - Nikola IV. postao papom 1632. - Objavljen Galilejev Dijalog o dvama glavnim sustavima svijeta.
Posta konuşmaları artık konulardır.Staré pohľadnice rozprávajú.
Karakterlerinin konuşmalarında sıklıkla varoluşçu duygulara rastlanır.Jej postavy majú často v konverzáciách existenciálny podtón.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.Tento zjazd je jednou z najdôležitejších udalostí dejín Spojených štátov amerických.
Temel eseri, orijinali 8 kitaptan oluşan konuşmaların muhafaza edilmiş 4 cildidir.Razprave obsegajo štiri knjige, od originalnih osmih.
Albümde Waters'ın yaptığı bazı konuşmalar da duyulmaktadır.Na albumu lahko slišimo tudi nekaj vplivov new wave-ja.
Breuer ile konuşmaları ağırlıklı olarak hipnoz tekniği ile gerçekleşiyordu.Skupaj z Breuerjem je začetnik hipnoterapije.
Kitapta birçok kutsal kuruma dil uzatılıyordu, küfür ve kaba konuşmalar çoktu.V knjigi zato najdemo veliko pogovornih, slabšalnih, vulgarnih besed.
Bu sırada Dillinger, konuşmalarını gizlice dinler ve bilgisayarın önemli bilgi taşıdığını fark eder.Po navadi si je heker te računalnike pridobil z vdorom ali pa ima legalen dostop do njih.
Toplanan kitleler Führer'in konuşmalarını dinler, ona sadakat yemini ederlerdi.Į suvažiavimą susirinkusios žmonių masės klausėsi fiurerio kalbų, prisiekinėjo jam ištikimybe.
Her iki şarkıda da şarkıcılar birbirlerine karşı benzer konuşmalar yapmaktadırlar.Įdomu, kad abu kiekvienos poros dainininkai dainuoja skirtingus žodžius.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.Kai kurie sako, kad taip buvo geriausias dalykas Amerikos automobilių istorijoje.
2001'den beri konuşmalar web üzerinden takip edilebilmiştir.Nuo 2001 m. dalyvauja fotografijos parodose.
Herkesin önünde konuşmalar yapmaya alışık değilim.Aš nesu pripratęs sakyti kalbą prieš visus.
"Jesse McCartney Konuşmaları; Genç Kahramanlar".Cormac McCarthy, "Kõik need ilusad hobused".
Sicilya Konuşmaları Kırmızı Karanfil FilEesti Entsüklopeediakirjastus, lk 156 Punajalg-pistrik Loodusõpe
Konuşmaları ben başlatırım.Algasid läbirääkimised.
Güzel konuşmaları ile etrafındakilerin dikkatini çekerdi.Oma suurte mõõtmetega äratasid nad tähelepanu.
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.Euroopa Parlamendi president juhatab Euroopa Parlamendi arutelusid ja teisi tegevusi.
Ardından eşi ve belediye başkanı Rudy Giuliani tarafından anma konuşmaları yapıldı.Tema kampaaniat nõustas endine New Yorgi linnapea Rudy Giuliani.
Yalan (Sanat Konuşmaları), 1945.Ilukirjandus ja Kunst, 1945.
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu:Abbiamo avuto discussioni molto interessanti con gli ufficiali di dogana.
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu:Am avut conversaţii foarte interesante cu agenţii vamali:
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu:Kami telah menjalani banyak percakapan menarik denan orang-orang cukai perbatasan.
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu: "Ne taşıyorsunuz?"Nagyon érdekes beszélgetéseket folytattunk a vámoló határőrökkel. "Mit cipeltek?"
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu:Имахме много интересни разговори с граничните власти.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.De retoriek van de kandidaten veranderde natuurlijk.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Die Rhetorik der Kandidaten veränderte sich natürlich.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Discursul candidaţilor desigur că s-a schimbat.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.당연히 그들의 약속들은 바뀌었죠.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.La retorica dei candidati, chiaramente, cambiò.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.La retórica de los candidatos, por supuesto, cambió.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.La rhétorique des candidats avait changé, bien sûr.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Oczywiście zmieniła się retoryka kandydatów.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.O discurso dos candidatos mudou, claro.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Retorikájuk viszont természetesen megváltozott.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Rétorika kandidátov sa však, samozrejme, zmenila.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Retorika kandidatov se je seveda spremenila.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Rétorika kandidátu se samozřejmě změnila.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Tài hùng biện của các ứng viên, tất nhiên, thay đổi.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Tentu saja, retorika para calon berubah.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Τα λόγια των υποψηφίων, φυσικά άλλαξαν.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Їхні промови, звичайно, були іншими.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Похватите в речите им, разбира се, се промениха.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Риторика, кандидатов, конечно, изменилась.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.הרטוריקה של המועמדים השתנתה כמובן.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.وبالتأكيد فقد تغير خطاب المرشحين.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.熱も入っていました
İlgili Sayfalar