konuşmaların ile cümle
konuşmaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Başsavcı ayrıca, Erdoğan'ın İslam ve şeriata atıfta bulunduğu çeşitli konuşmalarını da listelemiş.He also listed various statements by Erdogan that made reference to Islam and Islamic law.
Başbakan, konuşmalarında konuyla ilgili olarak daha sert ifadeler kullanmaya başladı.The prime minister's rhetoric has toughened.
Tasarıda, dinlenen konuşmaların içeriğini yayınlayanlara hapis cezaları öngörülüyor.It stipulates jail terms for anyone who releases the contents of intercepted conversations.
Vita versiyonu karakterlerin konuşmalarının tamamının seslendirmesini içerir. [2][3][4]This version was released in Japan on November 27, 2014.[2][3][4]
Yakın zamanda ölen ve gömülenlerin seslerini duyuyor ve konuşmalarını dinliyor.He hears the voices of the recently deceased and buried, and he listens to their conversation.
Thomson ile yaptığı konuşmaların sonucunda polis Boxall'un ölü adam olduğundan şüpheleniyordu.As a result of their conversations with Thomson, police suspected that Boxall was the dead man.
Muhammed'in konuşmalarına muhafazakar olan müşrikler karşı çıktı.Conservative opposition arose to Muhammad's speeches.
Mevcut konuşmalarının listesiList of extant speeches
El Fetih liderliğine yürütülen konuşmaların başlıkları şunları içermekteydi:The talking points delivered to the Fatah leadership said:
Konuşmalarını gizlice kaydeden Ani ayrılır.Having secretly recorded their conversation, Ani leaves.
Açılış konuşmalarını yaptığı Üniversiteler arasında şunlar sayılabilir:His University commencement addresses have included:
Cicero kazandığı dava sonrası konuşmalarını yayınladı.Cicero veröffentlichte kurz nach dem gewonnenen Prozess seine Reden.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.Die Rede wird weithin als eine der besten Amtsantrittsreden der US-amerikanischen Geschichte gesehen.
Sadece adından, yaptıklarından ve konuşmalarından konu ettiği hayali bir kayınbiraderdi.Kor (Sarg) ist der Name ihres Bettes und Blikjandabol (blinkendes Unheil) der ihres Bettvorhangs.
Dindar bir Müslüman olup, konuşmalarında sıkça Allah'ı anmaktadır.Gott ist Geist, der ein Wort erzeugt und dabei Verbindung wahrt.
Her ikisi de farklı bir dil konuşmalarına rağmen Eyakların giyimleri Supiklerinkine çok benzerdi.Da sich die drei sehr ähnlich waren, habe er sie zur Unterscheidung in unterschiedliche Gewänder gekleidete.
Bunu oditoryum konuşmalarında sık sık dile getirmiştir.Er erwähnt dies häufig während seiner Moderation.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.Pour autant, il est considéré comme l'un des meilleurs discours de ce type de l'histoire américaine.
Bunu oditoryum konuşmalarında sık sık dile getirmiştir.Il en parlait souvent dans ses interviews.
Konuşmalarından sonra, MArgo New York city'ye gitmeye karar verir.Après les retrouvailles, Sophie décide de rentrer à New York.
Garson gittikten sonra Tom ve Mary konuşmalarına devam etti.Tom y Mary siguieron hablando después de que se fuera el camarero.
O, konuşmalarını yazmak için başkalarını tutuyor.Contrata a otros para escribir sus discursos.
Vita versiyonu karakterlerin konuşmalarının tamamının seslendirmesini içerir.Es una obra que debe leerse completamente por el discurso entre los personajes.
Zaten konuşmalarının çoğu gazetesinden okuduğu parçalardan ibarettir.La mayoría de su obra se dispersó por los periódicos donde trabajó.
Hasbi, konuşmalarına hiç dikkat etmez, diline her geleni söyler birisidir.Wii es fácil de recordar por la gente alrededor del mundo, sin importar su idioma.
İnsan konuşmalarını anlayabilir.Людей можно понять.
Konuşmalarından sonra, MArgo New York city'ye gitmeye karar verir.Разочарованная, Марта готова вернуться в Нью-Йорк.
Sadece adından, yaptıklarından ve konuşmalarından konu ettiği hayali bir kayınbiraderdi.هو من الذين غلب لقبهم على اسمهم فلم يعرفوا إلا به ومن الذين نسبوا إلى أمهاتهم.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.و يعتبرهذا الخطاب على نطاق واسع واحدا من أعظم الخطب في التاريخ الأميركي.
Savaş günü gelince, Jacob Edward ve Bella'nın konuşmalarını duyar.عندما عاد من الحرب سمع يعقوب عن علاقة ادوارد وبيلا ، وعلم بزواجهما.
Başbakan sert üslupla konuşmalarını sürdürdü.وكان يجب أن يتكلم بصراحه مع رئيس الوزراء منذ البداية.
Konuşmalarından sonra, MArgo New York city'ye gitmeye karar verir.Depois de sua conversa profunda, Margo decide ir para New York City.
Dil oyunları genellikle çocuklar tarafından, konuşmaların anlaşılmaması için kullanılır.Jogos linguísticos são primariamente usados por crianças, para disguise sua fala dos outros.
Fransızca bilen Çağlayangil, zaman zaman konuşmalarını İngilizce yapmak da istemiştir.Com intimidade com a língua, optou por sempre fazer suas composições em inglês.
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.De voorzitter van het Europees Parlement zit de debatten en activiteiten van het Europees Parlement voor.
İç politika ile ilgili konuşmalarının yanı sıra, dış politika ve ulusal sorunlar üzerine de konuştu.Daar voerde hij het woord over onder andere sociale zaken en buitenlandse zaken.
Fransızca bilen Çağlayangil, zaman zaman konuşmalarını İngilizce yapmak da istemiştir.Indien je voor lange termijn aan de slag wil, is kennis van het Frans vereist.
Toplanan kitleler Führer'in konuşmalarını dinler, ona sadakat yemini ederlerdi.Zgromadzone tłumy słuchały przemówień Führera, składały przysięgi lojalności i maszerowały przed nim.
Her ikisi de farklı bir dil konuşmalarına rağmen Eyakların giyimleri Supiklerinkine çok benzerdi.Chociaż ubierali się podobnie do Scytów, różnili się od nich językiem.
Savaş günü gelince, Jacob Edward ve Bella'nın konuşmalarını duyar.Tuż przed pójściem Jake’a na bitwę dowiaduje się on o zaręczynach Belli i Edwarda.
Her iki taraf da birbirinin konuşmalarını anlayabilmektedir.Dessutom ska olika sidor få komma till tals.
İnsan konuşmalarını anlayabilir.Lyssna så att andra talar.
İnsan konuşmalarını anlayabilir.Душа уміє говорити.
Telsiz konuşmalarında Amerikan Hava Kuvvetleri Mig 25 olarak tanımlar.У часі війни — радіотелефоніст, 25-а окрема повітрянодесантна бригада.
İnsan konuşmalarını anlayabilir.Je překvapen, že muž dokáže mluvit.
Bunu oditoryum konuşmalarında sık sık dile getirmiştir.Ve svých promluvách to nespočetněkrát zmínil.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır."I Have a Dream" este considerat astăzi unul din cele mai bune discursuri din istoria Americii.
Konuşmalarından sonra, MArgo New York city'ye gitmeye karar verir.După plecarea acestuia, Diane decide să se întoarcă în Toronto.
Her iki taraf da birbirinin konuşmalarını anlayabilmektedir.Mindketten tanultak valamit arról, hogyan értik meg a dolgokat.
Camilerdeki konuşmalarının yanı sıra, Devrek Millet Bahçesi'nde de mitingler düzenledi.Így kiterjedt társas életem mellett még erdélyiekkel is összejöttem.
Haitov ve benim aramda geçen telefon konuşmalarının en önemli bölümleri ve görüntülü deliller elimizde.A Siegfried és a Vándor között lezajló jelenet kérdés- és felelet-játékának kimondott repríz-jellege van.
Mimi saklanır ve Radolfo ile Marcello'nun konuşmalarını dinler.Rodolfo tulee ulos, Mimì piiloutuu ja kuulee Rodolfon ja Marcellon keskustelun.
Mayıs 2007’de İsrail, OECD için kabul konuşmalarına davet edildi .Israel kutsuttiin OECD:n jäseneksi vuonna 2007.
Sağlıklı insanların konuşmalarında kullandığı kelime sayısı da 2500 civarındadır.Omaa kieltään puhuvia komipermjakkeja on noin 152 000 henkeä.
Her iki taraf da birbirinin konuşmalarını anlayabilmektedir.Niiden puhujat voivat ymmärtää toisiaan vain jonkin verran.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.Ο λόγος αυτός θεωρείται απο τους ειδικούς ένας από τους καλύτερους στην ιστορία της ρητορικής στις ΗΠΑ.
Mayıs 2007’de İsrail, OECD için kabul konuşmalarına davet edildi .I maj 2007 blev Israel inviteret til at slutte sig til OECD.
Toplanan kitleler Führer'in konuşmalarını dinler, ona sadakat yemini ederlerdi.Herunder hører hirdmændene, kongens huskarle, som har svoret ham troskabsed.
Politikacıların Frizce konuşmalarına izin verilmiştir ve resmi toplantılarda bütün bunlar kayda alınacaktır.Politikere har lov til at tale frisisk ved møder, og referat kan føres på frisisk.
Temel eseri, orijinali 8 kitaptan oluşan konuşmaların muhafaza edilmiş 4 cildidir.Visdom er personifisert i de første åtte kapitlene av Salomos ordspråk.