konuşmaların ile cümle

konuşmaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Sadece adından, yaptıklarından ve konuşmalarından konu ettiği hayali bir kayınbiraderdi.Nama SOS diambil dari nama-nama anggotanya, yaitu Suwarman(Oni), Obin (Ogi), dan Sutisna (Sule).
Her iki taraf da birbirinin konuşmalarını anlayabilmektedir.Mungkin juga kedua pihak dapat saling memberi maklum.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.Pidato ini merupakan salah satu pidato yang paling sering dikutip dalam sejarah Amerika Serikat.
Silvía Night gençleri oldukça etkilemiştir.Çocuklar günlük konuşmalarında onun tarzını taklit etmektedirler.Di Bavaria beberapa orang tua mengkhawatirkan anak-anak mereka menggunakan dialek dalam pidato sehari-hari.
Mayıs 2007’de İsrail, OECD için kabul konuşmalarına davet edildi .Tháng 5 năm 2007, Israel được mời tham dự các phiên thảo luận mở với OECD.
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.Chủ tịch Quốc hội có vai trò lãnh đạo các cuộc tranh luận và tổ chức công việc của Hội đồng.
İnsan konuşmalarını anlayabilir.人の言葉が理解できるようである。
Başbakan sert üslupla konuşmalarını sürdürdü.その時、校長先生が重い口を開いた。
İkilinin konuşmalarına tanıklık eden sessiz, çok güzel bir kadın vardır: Hakikat.絢爛たる美貌に相応しい傲然とした物言いをする妖艶な二十後半の女性。
Mayıs 2007’de İsrail, OECD için kabul konuşmalarına davet edildi .2007年4月、『世界ウルルン滞在記"ルネサンス"』の司会に選ばれる。
Bu nedenle ben Bennet ailesinin konuşmalarının böyle üst üste gelmesi gerektiğini düşündüm." demiştir.この戦いの結果、「上杉家の手柄は天下の美談となった」と云う。
Başrol akristi Judith O'Dea'ya göre konuşmaların büyük bölümü doğaçlamaydı.根據女主角茱迪·歐迪爾(Judith O'Dea)的說法,許多台詞是即興演出的。
Konuşmalarından sonra, MArgo New York city'ye gitmeye karar verir.出於某些原因馬丁決定回到紐約。
İnsan konuşmalarını anlayabilir.貌似聽得懂人話。
Bir adres defteri olmanın yanı sıra, seçili bir kişiyle son posta konuşmalarının bir listesini sağlar.除了作為地址簿之外,還提供了與所選聯繫人的近期郵件對話列表。
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.חברי הכנסת של המפלגה מעדכנים את נשיא המועצה וחבריה ומתייעצים איתם.
Dindar bir Müslüman olup, konuşmalarında sıkça Allah'ı anmaktadır.Сурата възхвалява Аллах за вкарването на големи групи хора в Исляма.
Mevcut Mısır ulusal marşı, Mustafa Kamil'in konuşmalarından esinlendiği düşünülüyor.Припевът на химна е вдъхновен от реч на египетския политик Мустафа Камил.
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.Predsjednik parlamenta predsjeda raspravama i djelovanjima Europskog parlamenta.
Karakterlerinin konuşmalarında sıklıkla varoluşçu duygulara rastlanır.Jej postavy majú často v konverzáciách existenciálny podtón.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.Tento zjazd je jednou z najdôležitejších udalostí dejín Spojených štátov amerických.
Temel eseri, orijinali 8 kitaptan oluşan konuşmaların muhafaza edilmiş 4 cildidir.Razprave obsegajo štiri knjige, od originalnih osmih.
Bu sırada Dillinger, konuşmalarını gizlice dinler ve bilgisayarın önemli bilgi taşıdığını fark eder.Po navadi si je heker te računalnike pridobil z vdorom ali pa ima legalen dostop do njih.
Toplanan kitleler Führer'in konuşmalarını dinler, ona sadakat yemini ederlerdi.Į suvažiavimą susirinkusios žmonių masės klausėsi fiurerio kalbų, prisiekinėjo jam ištikimybe.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.Kai kurie sako, kad taip buvo geriausias dalykas Amerikos automobilių istorijoje.
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.Euroopa Parlamendi president juhatab Euroopa Parlamendi arutelusid ja teisi tegevusi.
Annelerimiz hakkında konuşmalarına göz mü yumalım?Co to za wojna?
Annelerimiz hakkında konuşmalarına göz mü yumalım?Le kakšna vojna je to?
Annelerimiz hakkında konuşmalarına göz mü yumalım?To si necháme líbit narážky na naše matky?
Annelerimiz hakkında konuşmalarına göz mü yumalım?Πρέπει να τους αφήνουμε να μιλανε για τις μητέρες μας?
Annelerimiz hakkında konuşmalarına göz mü yumalım?Трябваше ли да споменавам майките?
Bak. Konuşmalarına dikkat et.Coi chừng cái mồm của mày đấy.
Bak. Konuşmalarına dikkat et.Dengarkan. jaga mulut kamu.
Bak. Konuşmalarına dikkat et.Dengarkan. jaga mulut kamu.
Bak. Konuşmalarına dikkat et.إسمعي راقبي فمّك
Batı Kıyısındaki tüm barış ve sevgi konuşmalarına güç sağlayan burada başlayan hareket.E por toda a conversa de paz e amor, na costa oeste, houve força pelo movimento que começou aqui.
Batı Kıyısındaki tüm barış ve sevgi konuşmalarına güç sağlayan burada başlayan hareket.그리고 서부지역에서의 평화와 사랑에 대한 모든 이야기들에 이곳으로 나온 움직임의 원동력이 있습니다.
Batı Kıyısındaki tüm barış ve sevgi konuşmalarına güç sağlayan burada başlayan hareket.Y en todas las charlas sobre paz y amor en la costa oeste, hubo fuerza para el movimiento que empezó aquí.
Batı Kıyısındaki tüm barış ve sevgi konuşmalarına güç sağlayan burada başlayan hareket.Και από τα λόγια για ειρήνη και αγάπη στη Δυτική Ακτή, ξεπήδησε η δύναμη του κινήματος που ξεκίνησε εδώ.
Batı Kıyısındaki tüm barış ve sevgi konuşmalarına güç sağlayan burada başlayan hareket.При всичките послания за мир и любов на Западния Бряг, движението, което започна там беше изпълнено със сила.
Batı Kıyısındaki tüm barış ve sevgi konuşmalarına güç sağlayan burada başlayan hareket.ולכל הדיבורים על אהבה ושלום בחוף המערבי, היו שרירים לתנועה שהחלה שם.
Batı Kıyısındaki tüm barış ve sevgi konuşmalarına güç sağlayan burada başlayan hareket.ومع كل الكلام عن السلام والمحبة في الساحل الغربي، كانت هناك عضلات للحركات التي بدأت بالظهور هنا.
Batı Kıyısındaki tüm barış ve sevgi konuşmalarına güç sağlayan burada başlayan hareket.ムーブメントを起こす原動力があった ほら 実現には程遠い理想主義は夢にすぎない
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.A volte mi dimentico di quanto siano bizzarre alcune mie conversazioni.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Casi que me olvido de lo extraño que puedan resultar esas conversaciones.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Ich vergesse mit der Zeit, wie bizarr einige dieser Gespräche sind.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Ik vergeet vaak hoe bizar sommige gesprekken zijn.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.J'oublie un peu comme certaines de ces conversations sont bizarres.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.전 이런 대화들이 이상하다는 점을 가끔 잊곤 하지요.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Nieraz zapominam jak dziwaczne są te niektóre rozmowy.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Saya lupa betapa anehnya percakapan itu.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Uit câteodată cât de bizare unele din acele conversaţii sunt.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Някак забравям колко са странни някои от тези разговори.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Я иногда забываюсь, насколько странными могут оказаться эти разговоры.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.אני די שוכח כמה מוזרות השיחות האלו יכולות להישמע.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.لقد نسيت بالفعل كم هي غريبة هذه المحادثات ..
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.次にお見せしたいのは
"bir Amerikan askerinin hayatı sayısız Iraklı sivilinkine bedeldir" gibi konuşmalarını duyuyorsunuz mesela.예를들자면 미국병사 한명의 생명이 수많은 이라크 시민들의 목숨과 같은 가치가 있는 것처럼 말하지요.
"bir Amerikan askerinin hayatı sayısız Iraklı sivilinkine bedeldir" gibi konuşmalarını duyuyorsunuz mesela.例えば 1人のアメリカ人兵士の命が 無数のイラク市民の命と 同等だなどと言い始めます 限度を過ぎると
Biraz gerginim çünkü karım Yvonne bana dedi ki; "Geoff, TED Konuşmalarını dinledin."Egy kicsit ideges vagyok, mert a feleségem, Yvonne, azt mondta,

İlgili Sayfalar