konuşmaları ile cümle

konuşmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
1980'lı ve 1990'li yıllarda Friedman yine popüler makaleler ve TV konuşmaları yapmaya devam etti.Az 1990-es években Fletcher ismét visszatért a televíziós szerepekhez.
Bu durum da çocukların yetişkinlerle konuşmaları için anılarının oluşumuna yardımcı olur.Ez azt jelenti, hogy a fiataloknak gondosan el kell rejteniük képességeiket a felnőttek előtt.
Uyurken bile konuşmaları dinleyebilme yeteneği vardır.Képes alvás közben olvasni.
Posta konuşmaları artık konulardır.A levelek szórt állásúak.
Her iki taraf da birbirinin konuşmalarını anlayabilmektedir.Mindketten tanultak valamit arról, hogyan értik meg a dolgokat.
Camilerdeki konuşmalarının yanı sıra, Devrek Millet Bahçesi'nde de mitingler düzenledi.Így kiterjedt társas életem mellett még erdélyiekkel is összejöttem.
Haitov ve benim aramda geçen telefon konuşmalarının en önemli bölümleri ve görüntülü deliller elimizde.A Siegfried és a Vándor között lezajló jelenet kérdés- és felelet-játékának kimondott repríz-jellege van.
Mimi saklanır ve Radolfo ile Marcello'nun konuşmalarını dinler.Rodolfo tulee ulos, Mimì piiloutuu ja kuulee Rodolfon ja Marcellon keskustelun.
Mayıs 2007’de İsrail, OECD için kabul konuşmalarına davet edildi .Israel kutsuttiin OECD:n jäseneksi vuonna 2007.
Sağlıklı insanların konuşmalarında kullandığı kelime sayısı da 2500 civarındadır.Omaa kieltään puhuvia komipermjakkeja on noin 152 000 henkeä.
Yalan (Sanat Konuşmaları), 1945.Kirjapaja, 1945.
Her iki taraf da birbirinin konuşmalarını anlayabilmektedir.Niiden puhujat voivat ymmärtää toisiaan vain jonkin verran.
Siyasetçiler konuşmaları ya da kampanya reklamlarındaki söylemleri ile tanınırlar.Οι πολιτικοί είναι γνωστοί για τη ρητορική τους σε ομιλίες ή διαφημίσεις υπέρ των εκστρατειών τους.
Otho'yu kendi yatak odasına saklar ve ona bu odada olacak konuşmaları çok dikkatle dinlemesi talimatını verir.Κρύβει τον Όθωνα στο δωμάτιό της συμβουλεύοντάς τον να ακούσει προσεκτικά.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.Ο λόγος αυτός θεωρείται απο τους ειδικούς ένας από τους καλύτερους στην ιστορία της ρητορικής στις ΗΠΑ.
Mayıs 2007’de İsrail, OECD için kabul konuşmalarına davet edildi .I maj 2007 blev Israel inviteret til at slutte sig til OECD.
Toplanan kitleler Führer'in konuşmalarını dinler, ona sadakat yemini ederlerdi.Herunder hører hirdmændene, kongens huskarle, som har svoret ham troskabsed.
Politikacıların Frizce konuşmalarına izin verilmiştir ve resmi toplantılarda bütün bunlar kayda alınacaktır.Politikere har lov til at tale frisisk ved møder, og referat kan føres på frisisk.
Posta konuşmaları artık konulardır.Heldigvis setter høyttalerne i med det samme.
Temel eseri, orijinali 8 kitaptan oluşan konuşmaların muhafaza edilmiş 4 cildidir.Visdom er personifisert i de første åtte kapitlene av Salomos ordspråk.
Ayrıca Sosyoloji Konuşmaları’nı derledi.En sosiolingvistisk undersøkelse».
Ariely'nin TED konuşmaları 8 milyona yakın kişi tarafından izlenmiştir.Tore Jørgensen ble utstemt med 4 av 8 stemmer i øyrådet.
Aşağıdaki kapanış konuşmaları bu kanıyı güçlendirmektedir.Sognelisten nedenfor gjenspeiler disse endringene.
Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı bazen tartışmalı konuşmaları ve şiddetle Euro'yu eleştirmesi not edilmiştir.Han ble en kontroversiell politiker, særlig markant i sin kritikk av EU og euroen.
Ancak filmin gösterime giren halinde canavarın tüm konuşmaları ve kör olduğuna dair bölümler çıkartılmıştı.Da monsterets dialoger ble slettet, ble også alle referanser til at monsteret ble blind slettet.
Toby'nin eski karısı ve oğulları eve vardığında konuşmaları kesilir.Percakapan mereka terhenti ketika mantan istri dan putra Toby tiba.
Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı bazen tartışmalı konuşmaları ve şiddetle Euro'yu eleştirmesi not edilmiştir.Tercatat beberapa pidato kontroversialnya di Parlemen Eropa dan dia sangat keras mengkritik Euro.
Sadece adından, yaptıklarından ve konuşmalarından konu ettiği hayali bir kayınbiraderdi.Nama SOS diambil dari nama-nama anggotanya, yaitu Suwarman(Oni), Obin (Ogi), dan Sutisna (Sule).
Her iki taraf da birbirinin konuşmalarını anlayabilmektedir.Mungkin juga kedua pihak dapat saling memberi maklum.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.Pidato ini merupakan salah satu pidato yang paling sering dikutip dalam sejarah Amerika Serikat.
Silvía Night gençleri oldukça etkilemiştir.Çocuklar günlük konuşmalarında onun tarzını taklit etmektedirler.Di Bavaria beberapa orang tua mengkhawatirkan anak-anak mereka menggunakan dialek dalam pidato sehari-hari.
Mayıs 2007’de İsrail, OECD için kabul konuşmalarına davet edildi .Tháng 5 năm 2007, Israel được mời tham dự các phiên thảo luận mở với OECD.
Konuşmaları ben başlatırım.Tôi bắt đầu nói.
Uyurken bile konuşmaları dinleyebilme yeteneği vardır.Cô ấy có khuynh hướng nói chuyện khi ngủ.
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.Chủ tịch Quốc hội có vai trò lãnh đạo các cuộc tranh luận và tổ chức công việc của Hội đồng.
Konuşmaları ben başlatırım.台詞からスタート。
Konuşmaları ve yazıları herhangi bir dinle bağlantılı değildir.句読点・読点などは全く書き加えられていないこと。
İnsan konuşmalarını anlayabilir.人の言葉が理解できるようである。
Başbakan sert üslupla konuşmalarını sürdürdü.その時、校長先生が重い口を開いた。
İkilinin konuşmalarına tanıklık eden sessiz, çok güzel bir kadın vardır: Hakikat.絢爛たる美貌に相応しい傲然とした物言いをする妖艶な二十後半の女性。
Mayıs 2007’de İsrail, OECD için kabul konuşmalarına davet edildi .2007年4月、『世界ウルルン滞在記"ルネサンス"』の司会に選ばれる。
Bu nedenle ben Bennet ailesinin konuşmalarının böyle üst üste gelmesi gerektiğini düşündüm." demiştir.この戦いの結果、「上杉家の手柄は天下の美談となった」と云う。
Başrol akristi Judith O'Dea'ya göre konuşmaların büyük bölümü doğaçlamaydı.根據女主角茱迪·歐迪爾(Judith O'Dea)的說法,許多台詞是即興演出的。
Lenin'in bazı konuşmaları 1919 - 1921 yılları arasında gramofona kaydedilmiştir.以下是部分书目: 一些1919年至1921年的列宁演讲被留声机记录。
Konuşmalarından sonra, MArgo New York city'ye gitmeye karar verir.出於某些原因馬丁決定回到紐約。
İnsan konuşmalarını anlayabilir.貌似聽得懂人話。
Kısa konuşmaları sırasında kız oğlana nereye gittiklerini sorar.就寢時,妹妹詢問她剛剛去了哪裡。
Bir adres defteri olmanın yanı sıra, seçili bir kişiyle son posta konuşmalarının bir listesini sağlar.除了作為地址簿之外,還提供了與所選聯繫人的近期郵件對話列表。
Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için kullanılır.讓那本書裡面的語言為自己說話。
Karzai'nin bazen konuşmaları sırasında yüz sinirlerinde yaralanma izleri olduğu fark edilebilmektedir.基尔赫表示,有时头痛让他暂时失明。
Uyurken bile konuşmaları dinleyebilme yeteneği vardır.단순히 잠을 사랑하는 것도 있지만 자면서 신수를 읽기도 한다고 한다.
Anakaralar arası telefon konuşmaları 1915 yılında başlamıştır.예를 들어, 근로자들의 보수 계획이 1915년에 통과되었다.
Konuşmaları ben başlatırım.하고 말하기 시작하였다.
Otho'yu kendi yatak odasına saklar ve ona bu odada olacak konuşmaları çok dikkatle dinlemesi talimatını verir.아라비스는 그 방에 숨어서 모든 계획을 엿듣게 된다.
Konuşmaları ben başlatırım.התחלתי לדבר.
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.חברי הכנסת של המפלגה מעדכנים את נשיא המועצה וחבריה ומתייעצים איתם.
Dindar bir Müslüman olup, konuşmalarında sıkça Allah'ı anmaktadır.Сурата възхвалява Аллах за вкарването на големи групи хора в Исляма.
Konuşmaları ben başlatırım.Започват преговори.
Yalan (Sanat Konuşmaları), 1945.София: Нариздат, 1945.
Mevcut Mısır ulusal marşı, Mustafa Kamil'in konuşmalarından esinlendiği düşünülüyor.Припевът на химна е вдъхновен от реч на египетския политик Мустафа Камил.

İlgili Sayfalar