konuşmaları ile cümle
konuşmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Onların ilk konuşmaları Ben'in Juliet'e yeni evini göstermek istemesiyle yarıda kesilir.Първата им дискусия е прекъсната, когато Бен ѝ показва новообзаведената ѝ къща в Казармите.
1980'lı ve 1990'li yıllarda Friedman yine popüler makaleler ve TV konuşmaları yapmaya devam etti.Tijekom 1980-ih i 1990-ih godina, Friedman je nastavio pisati uvodnike i pojavljivati se na televiziji.
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.Predsjednik parlamenta predsjeda raspravama i djelovanjima Europskog parlamenta.
Posta konuşmaları artık konulardır.Staré pohľadnice rozprávajú.
Karakterlerinin konuşmalarında sıklıkla varoluşçu duygulara rastlanır.Jej postavy majú často v konverzáciách existenciálny podtón.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.Tento zjazd je jednou z najdôležitejších udalostí dejín Spojených štátov amerických.
Temel eseri, orijinali 8 kitaptan oluşan konuşmaların muhafaza edilmiş 4 cildidir.Razprave obsegajo štiri knjige, od originalnih osmih.
Breuer ile konuşmaları ağırlıklı olarak hipnoz tekniği ile gerçekleşiyordu.Skupaj z Breuerjem je začetnik hipnoterapije.
Bu sırada Dillinger, konuşmalarını gizlice dinler ve bilgisayarın önemli bilgi taşıdığını fark eder.Po navadi si je heker te računalnike pridobil z vdorom ali pa ima legalen dostop do njih.
Toplanan kitleler Führer'in konuşmalarını dinler, ona sadakat yemini ederlerdi.Į suvažiavimą susirinkusios žmonių masės klausėsi fiurerio kalbų, prisiekinėjo jam ištikimybe.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.Kai kurie sako, kad taip buvo geriausias dalykas Amerikos automobilių istorijoje.
"Jesse McCartney Konuşmaları; Genç Kahramanlar".Cormac McCarthy, "Kõik need ilusad hobused".
Sicilya Konuşmaları Kırmızı Karanfil FilEesti Entsüklopeediakirjastus, lk 156 Punajalg-pistrik Loodusõpe
Konuşmaları ben başlatırım.Algasid läbirääkimised.
Güzel konuşmaları ile etrafındakilerin dikkatini çekerdi.Oma suurte mõõtmetega äratasid nad tähelepanu.
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.Euroopa Parlamendi president juhatab Euroopa Parlamendi arutelusid ja teisi tegevusi.
Ardından eşi ve belediye başkanı Rudy Giuliani tarafından anma konuşmaları yapıldı.Tema kampaaniat nõustas endine New Yorgi linnapea Rudy Giuliani.
Yalan (Sanat Konuşmaları), 1945.Ilukirjandus ja Kunst, 1945.
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu:Abbiamo avuto discussioni molto interessanti con gli ufficiali di dogana.
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu:Am avut conversaţii foarte interesante cu agenţii vamali:
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu:Kami telah menjalani banyak percakapan menarik denan orang-orang cukai perbatasan.
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu: "Ne taşıyorsunuz?"Nagyon érdekes beszélgetéseket folytattunk a vámoló határőrökkel. "Mit cipeltek?"
ABD'den Kenya'ya parçaları taşıdılar. Sınır dairesiyle ok ilginç konuşmalarımız oldu:Имахме много интересни разговори с граничните власти.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.De retoriek van de kandidaten veranderde natuurlijk.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Die Rhetorik der Kandidaten veränderte sich natürlich.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Discursul candidaţilor desigur că s-a schimbat.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.당연히 그들의 약속들은 바뀌었죠.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.La retorica dei candidati, chiaramente, cambiò.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.La retórica de los candidatos, por supuesto, cambió.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.La rhétorique des candidats avait changé, bien sûr.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Oczywiście zmieniła się retoryka kandydatów.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.O discurso dos candidatos mudou, claro.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Retorikájuk viszont természetesen megváltozott.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Rétorika kandidátov sa však, samozrejme, zmenila.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Retorika kandidatov se je seveda spremenila.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Rétorika kandidátu se samozřejmě změnila.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Tài hùng biện của các ứng viên, tất nhiên, thay đổi.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Tentu saja, retorika para calon berubah.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Τα λόγια των υποψηφίων, φυσικά άλλαξαν.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Їхні промови, звичайно, були іншими.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Похватите в речите им, разбира се, се промениха.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.Риторика, кандидатов, конечно, изменилась.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.הרטוריקה של המועמדים השתנתה כמובן.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.وبالتأكيد فقد تغير خطاب المرشحين.
Adayların konuşmaları, tabi ki, değişmişti.熱も入っていました
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.A haszontalan ember gonoszt ás ki, és az õ ajkain mintegy égõ tûz van;
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Człowiek niezbożny wykopuje złe, a w wargach jego jako ogieó pałający.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Een boosdoener heeft altijd kwaad in de zin, zijn woorden kwetsen, alsof het brandende pijlen waren.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Ein loser Mensch gräbt nach Unglück, und in seinem Maul brennt Feuer.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.El hombre indigno trama el mal, y en sus labios hay como fuego abrasador
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.En Nidding graver Ulykkesgrave, det er, som brændte der Ild på hans Læber.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.En niding graver en ulykkesgrav, og på hans leber er det likesom en fortærende ild.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Fördärvlig är den människa som gräver gropar för att skada; det är såsom brunne en eld på hennes läppar.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Kelvoton mies kaivaa toiselle onnettomuutta; hänen huulillaan on kuin polttava tuli.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.불량한 자는 악을 꾀하나니 그 입술에는 맹렬한 불 같은 것이 있느니라
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.L`homme pervers prépare le malheur, Et il y a sur ses lèvres comme un feu ardent.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.L'uomo perverso produce la sciagura, sulle sue labbra c'è come un fuoco ardente
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Mož malopridni koplje zlo in na ustnah mu je paleč ogenj.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Muž nešlechetný vykopává zlé, v jehožto rtech jako oheň spalující.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Nešľachetný muž beliálov kope zlé, a na jeho rtoch je niečo jako spaľujúci oheň.