konuşmaları ile cümle

konuşmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Konuşma kaydedicisi: Bütün konuşmaları kaydeder.Interventi a Che Tempo Che Fa: tutti i video
Toby'nin eski karısı ve oğulları eve vardığında konuşmaları kesilir.Il confronto viene improvvisamente interrotto dall'arrivo dell'ex moglie e dei figli di Toby.
Yalan (Sanat Konuşmaları), 1945.Voce principale: 1945.
Konuşmaları sırasında Adler House'un sağ bacağındaki aksamanın nedenini sorar.Durante la conversazione, Adler chiede la causa del suo zoppicamento alla gamba destra.
Gorbaçov'un anılarında yazdığı üzere konuşmaları genel olarak siyaset üzerineydi.Как вспоминал Горбачев, их беседа носила общеполитический характер.
Konuşmaları ben başlatırım.Начинаются переговоры.
1980'lı ve 1990'li yıllarda Friedman yine popüler makaleler ve TV konuşmaları yapmaya devam etti.В течение 80-х и 90-х годов Фридман продолжал писать редакторские колонки и появляться на телевидении.
İnsan konuşmalarını anlayabilir.Людей можно понять.
Konuşmalarından sonra, MArgo New York city'ye gitmeye karar verir.Разочарованная, Марта готова вернуться в Нью-Йорк.
Güzel konuşmaları ile etrafındakilerin dikkatini çekerdi.Оказывается, он очень внимательно слушал все их разговоры...
Kendisinin davranış ve konuşmaları anlaşılamıyordu.В этом вопросе вы не разобрались и говорите неправильно.
Sadece adından, yaptıklarından ve konuşmalarından konu ettiği hayali bir kayınbiraderdi.هو من الذين غلب لقبهم على اسمهم فلم يعرفوا إلا به ومن الذين نسبوا إلى أمهاتهم.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.و يعتبرهذا الخطاب على نطاق واسع واحدا من أعظم الخطب في التاريخ الأميركي.
Esmé ve X'in dinlenme salonundaki konuşmaları içsel ruh hâlleriyle ilgili ipucu vermez.محادثات أسماء و X في الصالون لم تعطَ إشارة فيما يتعلق بالحالة النفسية الداخلية .
Savaş günü gelince, Jacob Edward ve Bella'nın konuşmalarını duyar.عندما عاد من الحرب سمع يعقوب عن علاقة ادوارد وبيلا ، وعلم بزواجهما.
Ayrıca Jacque Fresco'nun bazı konuşmaları da dünya vatandaşlığı idealini yansıtmaktadır.ويختلف روجرز عن فرويد أيضا بنظرته المتفائلة للطبيعة الإنسانية.
Başbakan sert üslupla konuşmalarını sürdürdü.وكان يجب أن يتكلم بصراحه مع رئيس الوزراء منذ البداية.
Konuşmalarından sonra, MArgo New York city'ye gitmeye karar verir.Depois de sua conversa profunda, Margo decide ir para New York City.
Dil oyunları genellikle çocuklar tarafından, konuşmaların anlaşılmaması için kullanılır.Jogos linguísticos são primariamente usados por crianças, para disguise sua fala dos outros.
Konuşmaları ben başlatırım.Começam as danças.
Konuşma kaydedicisi: Bütün konuşmaları kaydeder.A gravação rendeu todos os tipos de comentários.
Bu sırada Tosca gelir ve konuşmaları yarıda kalır (Tosca: Mario!Não tardou para a criação de uma palavra para designá-los, no caso Tosco (tuscu).
Buna örnek olarak, vatan uğruna savaşırken ölmüş olan kahramanların övüldüğü konuşmaları verebiliriz.Em reverência vamos pensar em nossos camaradas que morreram.
Fransızca bilen Çağlayangil, zaman zaman konuşmalarını İngilizce yapmak da istemiştir.Com intimidade com a língua, optou por sempre fazer suas composições em inglês.
Konuşmaları ben başlatırım.De opnames beginnen.
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.De voorzitter van het Europees Parlement zit de debatten en activiteiten van het Europees Parlement voor.
Bu sırada FBI konuşmaları dinlemektedir.Dit gesprek wordt door de FBI afgeluisterd.
İç politika ile ilgili konuşmalarının yanı sıra, dış politika ve ulusal sorunlar üzerine de konuştu.Daar voerde hij het woord over onder andere sociale zaken en buitenlandse zaken.
Fransızca bilen Çağlayangil, zaman zaman konuşmalarını İngilizce yapmak da istemiştir.Indien je voor lange termijn aan de slag wil, is kennis van het Frans vereist.
Bu durum da çocukların yetişkinlerle konuşmaları için anılarının oluşumuna yardımcı olur.Dit is de tijd dat kinderen meer leren praten.
Junimea (gençlik) tarafından yayına hazırlanan Edebiyat Konuşmaları'na (Convorbiri Literare) destek verdi.Został współpracownikiem Convorbiri literare (Konwersacje literackie) edytowanej przez Junimea (Młodych).
Konuşmaları ben başlatırım.Zaczyna się rozmowa.
Toplanan kitleler Führer'in konuşmalarını dinler, ona sadakat yemini ederlerdi.Zgromadzone tłumy słuchały przemówień Führera, składały przysięgi lojalności i maszerowały przed nim.
Her ikisi de farklı bir dil konuşmalarına rağmen Eyakların giyimleri Supiklerinkine çok benzerdi.Chociaż ubierali się podobnie do Scytów, różnili się od nich językiem.
Ayrıca Sosyoloji Konuşmaları’nı derledi.Zorganizował także studia socjologiczne.
Uyurken bile konuşmaları dinleyebilme yeteneği vardır.Swoim stylem bycia potrafi denerwować nawet gdy śpi.
Snofru adamlarına onu güzel konuşmaları ile şenlendirecek bir kahin bulmaları emrini verir.Karzełek oświadczył Głuptaskowi, że za jego dobre serce da mu radę, która przyniesie mu szczęście.
Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için kullanılır.Ich rolą jest sygnalizowanie stosunku mówiącego do wypowiadanej treści.
Savaş günü gelince, Jacob Edward ve Bella'nın konuşmalarını duyar.Tuż przed pójściem Jake’a na bitwę dowiaduje się on o zaręczynach Belli i Edwarda.
Yine Danca bilen bir kişi, Norveççe bilenden biraz daha fazla zorlanarak konuşmaları anlayabilir.Lyssnar man noga kan man höra en smula norska talas.
Filmin tamamındaki konuşmaları baştan sona ezberden tekrarlayabilirdi.Det kunde vara en reklamtext alltihop, från början till slut.
Müdür arabaya bindiğinde ses kayıt cihazındaki konuşmaları merak eder ve dinlemeye başlar.Då han sätter sig i bilen startar han bandspelaren och lyssnar ett ögonblick.
Her iki taraf da birbirinin konuşmalarını anlayabilmektedir.Dessutom ska olika sidor få komma till tals.
İnsan konuşmalarını anlayabilir.Lyssna så att andra talar.
Meclisteki sivri dilli konuşmalarıyla sık sık gündeme geldi.Moro utmärker sig ofta genom sina mycket snabba bestigningar.
Bu tür hastaların konuşmaları anlaşılmayacak derecede karmaşıktır.Filosofernas funktion blir därmed mera oklar.
İnsan konuşmalarını anlayabilir.Душа уміє говорити.
Konuşmaları ben başlatırım.Розпочинаються переговори.
Baba kız konuşmaları çok etkileyiciydi.Батьки дівчини були вражені вчинком.
Kendisinin davranış ve konuşmaları anlaşılamıyordu.Їм бракувало сміливості, щоб говорити.
Telsiz konuşmalarında Amerikan Hava Kuvvetleri Mig 25 olarak tanımlar.У часі війни — радіотелефоніст, 25-а окрема повітрянодесантна бригада.
İnsan konuşmalarını anlayabilir.Je překvapen, že muž dokáže mluvit.
Konuşmaları ben başlatırım.Začalo vyjednávání.
Ayrıca Sosyoloji Konuşmaları’nı derledi.Věnoval se rovněž sociologickým studiím.
Bunu oditoryum konuşmalarında sık sık dile getirmiştir.Ve svých promluvách to nespočetněkrát zmínil.
Eavesdrop özel konuşmaları gizlice dinlemek anlamına gelir.Kaushal aude toată conversația secretă.
Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır."I Have a Dream" este considerat astăzi unul din cele mai bune discursuri din istoria Americii.
Politikacılar ve generaller konusundaki bazı konuşmaları yüzünden 1947 yılında tutuklandı.Datorită convingerilor sale politice, în anul 1940 a fost arestat de naziști.
Konuşmalarından sonra, MArgo New York city'ye gitmeye karar verir.După plecarea acestuia, Diane decide să se întoarcă în Toronto.
Ayrıca Sosyoloji Konuşmaları’nı derledi.Ebben ki is merülnek a lemez szociális kommentárjai.”

İlgili Sayfalar