Ana içeriğe geç
Sözlük

konuşmak ile cümle

konuşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Yaşlı nesil, hâlâ Arapça konuşmaktadır.Amma parle aussi en arabe.
Tıpkı yemek, içmek, konuşmak, yürümek, düşünmek gibi...Aime comme lui boire, jouer, jurer, mentir, tromper.
Buduklular Budukça konuşmaktadırlar.Et si les bâtiments se racontaient.
Sadece konuşmak istiyoruz.Solo queremos hablar.
Yarı Meksikalı olup İspanyolcayı akıcı bir şekilde konuşmaktadır.Il est latino et parle l'espagnol couramment.
Nüfusun yaklaşık %12'si ise ana dil olarak Kürtçe konuşmaktadır.Près de 14 % des habitants parlent pachto, la langue majoritaire au niveau de la province.
Nüfusun geri kalanı İngilizce konuşmaktadır.Presque tous les Terre-Neuviens parlent l'anglais.
Daha fazla konuşmak istemiyorum.Je ne veux plus crier.
Çok az bir nüfus ise Farsça konuşmaktadır.Avec moins de pièces, on parle de fascé.
Tehuelçeler Çon dillerinden Tehuelche dilini konuşmaktadırlar.En effet, les Wolofs parlent la langue des Lébous,.
Yahudilerin çoğu anadil olarak Farsçayı kullanmakta olup çok küçük bir grup Kürtçe konuşmaktadır."Tous parlent le corse, plusieurs sont même des nationalistes convaincus ».
Karakter sadece üç satır konuşmaktadır.La langue a trois dialectes.
Konuşmak kesinlikle yasaktır.Il est interdit d'interdire.
Konuşmak için birini istiyorum.Quiero alguien con quien hablar.
Üç dil konuşmak zordur.Es difícil hablar tres lenguas.
O İngilizce konuşmak zorunda.Él tiene que hablar inglés.
Almanca konuşmak istiyorum.Quiero hablar alemán.
Kimle konuşmak istiyorsun?¿Con quién quieres hablar?
Konuşmak istediğin kimdir?¿Con quién quieres hablar?
Burada İngilizce konuşmak zorundasın.Tienes que hablar inglés aquí.
Hava hakkında konuşmak istemiyorum.No quiero hablar del tiempo.
Çinceyi iyi konuşmak zordur.Es difícil hablar bien chino.
İngilizce konuşmak zor değildir.No es difícil hablar inglés.
John Warner'la konuşmak istiyorum.Me gustaría hablar con John Warner.
Seninle konuşmak istiyorum.Quiero hablar contigo.
Tony ile konuşmak istiyorum.Me gustaría hablar con Tony.
Tom kimseyle konuşmak istemiyordu.Tom no quería hablar con nadie.
Açık konuşmak gerekirse, o hatalı.Francamente hablando, está equivocado.
Tom İngilizce konuşmayı Fransızca konuşmaktan çok daha kolay buluyor.Tom encuentra mucho más fácil hablar inglés que francés.
Hata yapmaktan korktuğu için konuşmak istemiyor.No quiere hablar por miedo a equivocarse.
Benimle ne hakkında konuşmak istiyorsun?¿De qué quieres hablarme?
Mary ayrılmadan önce Tom onunla konuşmak istedi.Tom quería hablar con Mary antes de que se fuera.
Canım İtalyanca konuşmak istiyor!¡Tengo ganas de hablar italiano!
O konuşmak istiyor.Él quiere hablar.
Onunla konuşmak istiyorum.Quiero hablar con él.
Tom Mary ile konuşmak için oraya gitti.Tom fue allí para hablar con Mary.
Onunla konuşmak kolaydır.Es fácil hablar con él.
Ben seninle konuşmak istemiyorum.No quiero hablar contigo.
Seninle konuşmak istemiyorum.No quiero hablar contigo.
O onlarla konuşmak için durdu.Él se paró a hablar con ellos.
Konuşmak için birine ihtiyacım var.Necesito alguien con quien hablar.
İngilizceyi iyi konuşmak zordur.Hablar el inglés bien es difícil.
Tom'un konuşmak için birine ihtiyacı var.Tom necesita a alguien con quien hablar.
Tom Mary ile yüz yüze konuşmak istedi.Tom quería hablar con Mary cara a cara.
Canım kimseyle konuşmak istemiyor.No tengo ganas de hablar con nadie.
Fransızca konuşmak zordur.Es difícil hablar francés.
Konuşmak için hiç arkadaşım yok.No tengo ningún amigo con quien hablar.
Onun hakkında konuşmak ister misin?¿Quieres hablar al respecto?
Seninle tekrar konuşmak için geldim.He venido otra vez a hablar contigo.
Tom bunun hakkında konuşmak istemiyor.Tom no quiere hablar de eso.
Bay Sato ile konuşmak istiyorum, lütfen.Por favor, querría hablar con el señor Sato.
İngilizceyi iyi konuşmak kolay değildir.No es fácil hablar bien inglés.
Benimle ne hakkında konuşmak istiyordun?¿De qué querías hablar conmigo?
Eski güzel günler hakkında konuşmak istiyorum.Quiero hablar de los buenos viejos tiempos.
İngilizce konuşmak benim için zordur.Para mí es difícil hablar inglés.
Bunun hakkında gerçekten şimdi konuşmak istiyor musun?¿De verdad quieres hablar de esto ahora?
Tom Mary ile konuşmak istedi.Tom quería hablar con Mary.
Tom Mary ile konuşmak istiyordu.Tom quería hablar con Mary.
Artık hiç kimse kitaplar hakkında konuşmak istemiyor.Nadie quiere hablar más sobre libros.
Gerçekten benimle konuşmak istiyor musun?¿De verdad quieres conversar conmigo?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
konuşmak ile cümle - Sayfa 38 - konuşmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App