Şu anda konuşmak zorundayız.We have to talk right now.
Dinle, konuşmak zorundayız.Listen, we've got to talk.
Tom'la konuşmaktan korktum.I'm scared to talk to Tom.
Tom'la konuşmak zorunda kalacaksın.You'll have to talk to Tom.
Bunun hakkında konuşmak zorundayız.We have to talk about this.
Seninle konuşmak iyiydi.It was good talking to you.
Şimdi konuşmak için iyi bir zaman mı?Is now a good time to talk?
Buraya Tom'la konuşmak için geldim.I came here to talk to Tom.
Hey, seninle konuşmak istiyorum.Hey, I want to talk to you.
Tom benimle konuşmak için uğradı.Tom came over to talk to me.
Tom'la konuşmak faydasız.It's useless talking to Tom.
Seninle konuşmak harikaydı.It was great talking to you.
Bu konuşmak için iyi bir zaman mı?Is this a good time to talk?
Tom'la konuşmak için bekliyoruz.We're waiting to talk to Tom.
Tom, seninle konuşmak zorundayım.Tom, I've got to talk to you.
Onun hakkında konuşmak zorunda kalacağız.We'll have to talk about that.
Tom Mary'le konuşmak için gitti.Tom went over to talk to Mary.
Tom benimle konuşmak zorunda olduğunu söyledi.Tom said he had to talk to me.
Tom seninle konuşmakta ısrar ediyor.Tom insists on talking to you.
Kimle konuşmak zorunda olduğumu bana söyle.Tell me who I have to talk to.
Biri Tom'la konuşmak zorunda.Somebody's got to talk to Tom.
Şimdi onun hakkında konuşmak istiyorum.I'd like to talk about it now.
Biz bu konuda konuşmak zorunda mıyız?Do we have to talk about this?
Aslında canım konuşmak istiyor.Actually, I feel like talking.
Tom neden benimle konuşmak istedi?Why did Tom want to talk to me?
Tom asla benimle konuşmak istemedi.Tom never wanted to talk to me.
Tom seninle konuşmakta ısrar etti.Tom insisted on talking to you.
Tom Mary ile konuşmak için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to talk to Mary.
Tom'a onunla konuşmak istediğimi söyle.Tell Tom I want to talk to him.
Tom neden benim ile konuşmak istiyor?Why does Tom want to talk to me?
Tom, Mary'yle konuşmak için fazla utangaçtı.Tom was too shy to talk to Mary.
Şimdi benimle konuşmak için hazır mısın?Are you ready to talk to me now?
Ne hakkında konuşmak için geldin?What have you come to talk about?
Biz ne yapacağımız hakkında konuşmak zorundayız.We have to talk about what to do.
Tom seninle konuşmak istiyor gibi görünüyor.Tom seems to want to talk to you.
Tom seninle konuşmak istediğini söylüyor.Tom says he wants to talk to you.
Tom seninle konuşmak istediğini söyledi.Tom said he wants to talk to you.
Tom senin hakkında konuşmaktan kendini alamıyor.Tom can't stop talking about you.
Tom ve ben hemen konuşmak zorundayız.Tom and I have to talk right now.
Tom'la konuşmak istememin nedeni bu.That's why I want to talk to Tom.
Senin benimle konuşmak istediğini duydum.I heard you wanted to talk to me.
Tom'un yapmak istediği tek şey konuşmak.All Tom ever wants to do is talk.
Tom, Mary'yle konuşmak istediğini söylüyor.Tom says he wants to talk to Mary.
Tom benimle konuşmak istediğini söyledi.Tom said you wanted to talk to me.
Tom onun hakkında konuşmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to talk about it.
Tom kimseyle konuşmak istemedi.Tom didn't want to talk to anyone.
Şimdi Tom'la konuşmak için iyi bir zaman mı?Is now a good time to talk to Tom?
Tom bu konuda konuşmak için isteksizdi.Tom was reluctant to talk about it.
Tom onun hakkında konuşmak için isteksizdi.Tom was reluctant to talk about it.
Okuldan sonra Tom'la konuşmak istiyorum.I want to talk to Tom after school.
Tom'un benimle konuşmakta korkmuş olduğunu düşünüyorum.I think Tom is scared to talk to me.
Sanırım Tom benimle konuşmaktan korkuyor.I think Tom is scared to talk to me.
Artık Tom'la konuşmak istemiyorum.I don't want to talk to Tom anymore.
Şu anda konuşmak için vaktim yok.I don't have time to talk right now.
Onun hakkında konuşmak istiyor musun yoksa istemiyor musun?Do you want to talk about it or not?
Tom'la konuşmak için bir şans yakaladın mı?Did you get a chance to talk to Tom?
Benimle konuşmak istemiyorsun, değil mi?You don't want to talk to me, do you?
Tom'un benimle konuşmak istediğinden emin değilim.I'm not sure Tom wants to talk to me.
Gerçekten Tom hakkında konuşmak istiyor musun?Do you really want to talk about Tom?
Tom'la konuşmak için bir şansın var mıydı?Did you have a chance to talk to Tom?