Almanca konuşmak için çekinme.Feel free to speak German.
Almanca konuşmak için kendini özgür hisset.Feel free to speak German.
Tom Mary ile konuşmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to talk to Mary.
Müşteri hizmetleri temsilcisiyle konuşmak istiyorsanız lütfen üçe basın.If you would like to speak to a customer service representative, please press three.
Hiç kimse bu konuda konuşmak istemiyor.Nobody wants to talk about that.
Dolu ağzınla konuşmak terbiyesizlik olması gerekiyor.It's supposed to be bad manners to talk with your mouth full.
Başka biriyle konuşmak ister misiniz?Would anyone else like to speak?
Seninle bir daha hiç konuşmak istemiyorum.I don't want to talk to you ever again.
Seninle bir daha asla konuşmak istemiyorum.I don't want to talk to you ever again.
Bizimle konuşmak istemediğini sandım.I thought you didn't want to talk to us.
Mary Tom'un konuşmakla ilgilendiği kızlardan biri.Mary is one of the girls that Tom is interested in talking to.
Kendim hakkında konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about myself.
Ne yapılması gerektiği konusunda seninle konuşmak istiyorum.I want to talk to you about what needs to be done.
Tom okuldan sonra benimle konuşmak istediğini söyledi.Tom said that he wanted to talk to me after school.
Tom hakkında konuşmakla ilgilenmiyorum.I'm not interested in talking about Tom.
Ben artık o konuda konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about that now.
İnsanları konuşmaktan vazgeçiremezsin.You can't stop people from talking.
İnsanları konuşmaktan alıkoyamazsın.You can't keep people from talking.
Tom Mary'nin babasıyla konuşmak istedi.Tom wanted to talk to Mary's father.
Çocuklarla konuşmak istiyor musun?Do you want to talk to the children?
Herkesle konuşmak zorundayım.I've got to talk to everybody.
Bu kadar dil konuşmak çok önemlidir.It's so important to speak so many languages.
Birçok dilde konuşmak çok eğlencelidir.It's so much fun to speak in so many languages.
Halkın önünde konuşmaktan hoşlanmaz.He doesn't like to speak in public.
Tom hemen sizinle konuşmak istiyor.Tom wants to speak to you right away.
Bunu konuşmak için burada değiliz.We're not here to talk about that.
Tom'un Mary hakkında konuşmak istediğini sanmıyorum.I don't think Tom wants to talk about Mary.
Tom'la konuşmaktan keyif alırım.I enjoy talking with Tom.
Bugün canım Tom hakkında konuşmak istemiyor.I don't feel like talking about Tom today.
Bugün canım Tom'la konuşmak istemiyor.I don't feel like talking with Tom today.
Müdürle konuşmak istiyorum.I'd like to talk to the manager.
Tom seninle özel olarak konuşmak istiyor.Tom wants to talk to you privately.
Sen konuşmak istiyorsun.You want to speak.
Seninle ofisimde konuşmak istiyorum.I want a word with you in my office.
Bir yere gitmek ve konuşmak ister misiniz?Would you like to go somewhere and talk?
Tom seninle konuşmak için isteklidir.Tom is eager to speak to you.
Daha sonra konuşmak için bol zamanımız olacak.We'll have plenty of time to talk later.
Ne olduğu hakkında seninle konuşmak istiyorum.I want to talk to you about what happened.
Az önce olan şey hakkında konuşmak ister misin?Would you like to talk about what just happened?
Ne olduğu hakkında konuşmak zorunda kalacaksın.You're going to have to talk about what happened.
Tom'la konuşmak için bana bir şans ver.Give me a chance to talk to Tom.
Tom seninle konuşmak istediğini söyledi. Şimdi burada olmanın nedeni bu mu?Tom said he wanted to talk to you. Is that why you're here now?
Tom'un seninle konuşmak istemesinin nedeni bu mu?Is that why Tom wanted to talk to you?
Tom şimdi Mary'yle konuşmak istemiyor.Tom doesn't want to talk to Mary right now.
Onun hakkında konuşmaktan bıktım.I'm sick of talking about it.
Sen bizimle konuşmak zorundasın.You have to talk to us.
Sen Tom'la konuşmak zorundasın.You have to talk to Tom.
Biz konuşmak zorundayız.We must talk.
Konuşmak acıtıyor.It hurts to talk.
Seninle konuşmak hoşuma gidiyor.I like talking to you.
Benimle konuşmak zorundasın.You have to talk to me.
Biz Tom'la konuşmak zorundayız.We have to talk to Tom.
Öyle konuşmaktan vazgeç.Stop talking like that.
Konuşmak için zaman yok.There's no time to talk.
Şimdi konuşmak ister misin?Do you want to talk now?
Seninle konuşmak zorundayız.We've got to talk to you.
Seninle konuşmak istiyoruz.We'd like to talk to you.
Seninle konuşmak iyidir.It's good talking to you.
Tom'la konuşmak zorunda mıyım?Do I have to talk to Tom?
Tom'la konuşmak zorundasın.You've got to talk to Tom.