konuşmada ile cümle
konuşmada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Nun, dafür gibt es viele Gründe und Sie haben einige von ihnen gehört, in diesem kurzen Vortrag heute.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Nuž, existuje mnoho dôvodov a niektoré z nich ste počuli v dnešnej krátkej prednáške.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Thực ra có vài lý do, và bạn đã nghe 1 vài trong số đó trong buổi nói chuyện ngắn hôm nay.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Λοιπόν, υπάρχουν πολλοί λόγοι και ακούσατε μερικούς από αυτούς σε αυτή τη σύντομη ομιλία σήμερα.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Е, има много причини, някои от които вече чухте в днешната кратка беседа.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Существует много причин, и вы слышали некоторые из них сегодня в короткой речи.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.ובכן, ישנן סיבות רבות, ושמעתם חלק מהן בהרצאה הקצרה היום.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.حسناً ، هناك أسباب عديدة ، وقد إستمعتم إلى شيء منها في الحديث القصير اليوم .
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.今日の短い話の中で 何点かお話しました 化学を理解すると
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Ærgrer det dig, om man taler til dig? Men hvem kan her være tavs?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Če poskusimo govoriti s teboj, morda ti bo nadležno? Ali kdo se more zdržati govora?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?,,Dacă vom îndrăzni să-ţi vorbim, te vei supăra? Dar cine ar putea să tacă?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Du hast's vielleicht nicht gern, so man versucht, mit dir zu reden; aber wer kann sich's enthalten?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?"Ethän pane pahaksesi, jos sinulle puhutaan? Kuka voi vaitikaan olla?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Ha szólni próbálunk hozzád, zokon veszed-é? De hát ki bírná türtõztetni magát a beszédben?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Jestli sa pokúsime prehovoriť k tebe slovo, neunaví ťa to? Ale kto by sa aj mohol zdržať, aby nehovoril?!
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Jeźli będziemy mówili z tobą, nie będzie ci to przykro? Ale któż się może od mówienia zatrzymać?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?누가 네게 말하면 네가 염증이 나겠느냐 날지라도 누가 참고 말 하지 아니하겠느냐
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?"Mag ik nu eens wat zeggen? Wie kan hierbij trouwens zijn mond houden?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Misstycker du, om man dristar tala till dig? Vem kan hålla tillbaka sina ord?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Nếu người ta thử nói với ông, ông sẽ mất lòng chăng? Nhưng ai cầm giữ mình không nói sao được?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Nếu người_ta thử nói với ông , ông sẽ mất_lòng chăng ? Nhưng ai cầm_giữ mình không nói sao được ?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Om en prøvde å tale et ord til dig, vilde du da ta det ille op? Men hvem kan vel holde sine ord tilbake?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Počneme-li mluviti s tebou, neponeseš-liž toho těžce? Ale kdož by se zdržeti mohl, aby neměl mluviti?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Se alguém intentar falar-te, enfadarte-ás? Mas quem poderá conter as palavras?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Se si tenta di parlarti, ti sarà forse gravoso? Ma chi può trattenere il discorso
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?--Si alguien intentara hablarte, ¿te impacientarías? Pero, ¿quién podrá reprimir las palabras
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Si nous osons ouvrir la bouche, en seras-tu peiné? Mais qui pourrait garder le silence?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Εαν επιχειρισθωμεν να λαλησωμεν προς σε, θελεις δυσαρεστηθη; αλλα τις δυναται να κρατηθη απο του να ομιληση;
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?Ако започнем да ти говорим, ще ти дотегне ли? Но кой може се въздържа да не говори?
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?если попытаемся мы сказать к тебе слово, – не тяжело ли будет тебе? Впрочем кто может возбранить слову!
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?הנסה דבר אליך תלאה ועצר במלין מי יוכל׃
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?ان امتحن احد كلمة معك فهل تستاء. ولكن من يستطيع الامتناع عن الكلام.
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?人 若 想 與 你 說 話 、 你 就 厭 煩 麼 . 但 誰 能 忍 住 不 說 呢
‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?人 若 想 與 你 說話 、 你 就 厭煩麼 . 但 誰能 忍住 不 說呢
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki: "Bizde bir söz vardır:Một trưởng phòng y học ở Harvard đã từng nói "Trong phòng thí nghiệm của chúng tôi, chúng tôi có một câu nói.
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki: "Bizde bir söz vardır:Αν δουλεύετε σε ένα νευρώνα, αυτό είναι νευροεπιστήμη.
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:Ik was eens op Harvard Medical School voor een gesprek -- zei de directeur van het lab:
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:Kerran Harvard Medical Schoolissa labran johtaja sanoi:
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:Kiedyś byłem na wykładzie w Harvard Medical School. Dyrektor laboratorium powiedział:
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:그가 이렇게 말했습니다. "우리 실험실에, 이런 말이 있습니다. 뉴런 하나를 연구하면, 그건 신경과학이다.
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:Nekoč sem bil na predavanju Harvardske šole medicine, kjer je direktor laboratorija dejal:
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:"No nosso laboratório, temos um dito.
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:Веднъж в Харвард Медикъл Скул - бях на беседа - директорът на лабораторията каза:
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:Однажды в Гарвардской медицинской школе -- я присутствовал на дискуссии -- директор лаборатории сказал:
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:פעם בביה"ס הרפואי בהרווארד, הייתי בהרצאה -- מנהל המעבדה אמר: "במעבדה שלנו, יש לנו אימרה.
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:رئيس المختبر قال " في مختبرنا , لدينا مقولة إذا عملنا في خلية عصبية واحدة , نسميه علم الأعصاب
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:研究室の責任者は言いました 「我々の研究室には、格言があります あなたが1つのニューロンに取り組むならば 神経科学です
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.A palestra anterior referiu a prevenção de doenças cardíacas.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Az előző előadás ugye a szív- és érrendszeri betegségek megelőzéséről szólt.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.De vorige lezing ging over het voorkomen van hart- en vaatziekten.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Discursul anterior s-a referit la prevenirea bolilor de inimă.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.En la charla previa se aludió a la prevención de la enfermedad cardíaca.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Im vorherigen Vortrag hörten wir etwas über die Verhinderung von Herzkrankheiten.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.이전의 발표에서 언급한 심장 질환 예방 방법은
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.La presentazione di prima alludeva a prevenire le malattie cardiache.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Le discours précédent a fait allusion à la prévention des maladies cardiaques.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Poprzedni wykład odnosił się do zapobiegania chorobom serca.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Как вы знаете, в предыдущей лекции упоминалось о предупреждении сердечных заболеваний.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.Предишният разговор се позоваваше на предотвратяване на сърдечните заболявания.