konuşmada ile cümle

konuşmada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.In imenovali so Barnaba Jupitra, a Pavla Merkurja, ker je bil on prvi govornik.
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.Ja he sanoivat Barnabasta Zeukseksi ja Paavalia Hermeeksi, koska hän oli se, joka puhui.
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.바나바는 쓰스라 하고 바울은 그 중에 말하는 자이므로 허메라 하더라
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.Lalu Barnabas mereka menamakan Zeus, dan Paulus mereka menamakan Hermes, sebab dialah yang berbicara
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.Og de kaldte Barnabas Zens, men Paulus Hermes, fordi han var den, som førte Ordet.
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.Og de kalte Barnabas Jupiter og Paulus Merkur, fordi han var den som førte ordet.
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.Pe Barnaba îl numeau Jupiter, iar pe Pavel Mercur, pentrucă mînuia cuvîntul.
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.Und nannten Barnabas Jupiter und Paulus Merkurius, dieweil er das Wort führte.
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.Zij noemden Barnabas 'Zeus' en Paulus 'Hermes', omdat hij de mensen had toegesproken.
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.Και ωνομαζον τον μεν Βαρναβαν Δια, τον δε Παυλον Ερμην, επειδη αυτος ητο ο αρχηγος του λογου.
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.И называли Варнаву Зевсом, а Павла Ермием, потому что он начальствовал в слове.
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.И наричаха Варнава Юпитер, а Павла Меркурий, понеже той б е ш е главният говорител.
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.Назвали ж Варнаву Зевесом, а Павла Гермесом; бо він був проводирем слова.
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.ויקראו לבר נבא בל ולפולוס קראו הרמיס באשר הוא ראש המדברים׃
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.‎فكانوا يدعون برنابا زفس وبولس هرمس اذ كان هو المتقدم في الكلام‎.
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.於 是 稱 巴 拿 巴 為 丟 斯 、 稱 保 羅 為 希 耳 米 、 因 為 他 說 話 領 首
Barnabaya Zeus, Pavlusa da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.於是 稱巴拿巴 為丟斯 、 稱保 羅為 希 耳 米 、 因為 他 說話領首
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.18分のスピーチでは ね 恐らく この会場にも-
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.아마도 지난 500년간 내려온 합리적 인간주의 개념을 18분짜리 강연하나로 바꾸는 것은 불가능하겠지요.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Ehkä emme voi vain pyyhkiä pois 500 vuoden rationaalisen humanismin ajatuksia yhden 18 minuutin puheen aikana.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Forse non possiamo cancellare 500 anni di pensiero razionale in un discorso di 18 minuti.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Kanske kan vi inte radera 500 år av rationellt humanistiskt tänkande- -med ett tal på 18 minuter.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Kita tidak bisa menghapus begitu saja pemikiran humanis rasional dalam ceramah 18 menit.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Måske kan vi ikke bare slette 500 års rationel humanistisk tanke i løbet af en 18 minutters tale.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Może nie da się po prostu wymazać 500 lat myśli humanistycznej jednym 18-minutowym wykładem.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Možná nemůžeme jen tak vymazat 500 let racionálního humanismu během jedné 18timinutové přednášky.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Možno nemôžeme zmazať 500 rokov racionálneho humanistického uvažovania jedným 18 minútovým príhovorom.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Talán nem lehet kitörölni 500 év racionális felfogását egy rövidke, 18 perces beszéddel.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Talvez não possamos apagar 500 anos de pensamento humanista racional num discurso de 18 minutos.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Wellicht kunnen we 500 jaar rationeel humanisme niet ongedaan maken in een 18 minuten durende speech.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Ίσως να μη μπορούμε να διαγράψουμε έτσι 500 χρόνια ορθολογικής ανθρωπιστικής σκέψης με μια ομιλία 18 λεπτών.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Може би не можем просто да изтрием 500 години рационална хуманистична мисъл в рамките на една 18 минутна реч.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.אולי לא ניתן למחוק סתם כך 500 שנות מחשבה הומניסטית רציונלית בנאום של 18 דקות.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.ربما لا نستطيع محو 500 عام من الفكر الإنساني الراشد في محادثة واحدة 18 دقيقة.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.그것의 대안에 대해서는 다음에 얘기할 기회가 있겠죠. 어쨌든 그것이 주된 요인입니다.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Ne putem uita la alternative intr-o alta discutie, poate alta data. Dar aceasta este forta noastra motoare.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Oczywiście istnieją alternatywy dla mięsa, ale nie to nas dziś interesuje.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Podemos discutir alternativas en otra charla, quizás algún día. Pero esta es nuestra fuerza movilizante.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Podemos discutir alternativas noutra conversa, talvez um dia, mas esta é a nossa força motriz.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Possiamo discutere delle alternative in un altra presentazione ma questa e' la questione principale
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Talán egy napon, egy másik előadás alkalmával beszélhetünk alternatívákról, de ez a hajtóerőnk.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Возможно, однажды мы обсудим альтернативы на другой конференции. Однако, именно это наша главная проблема.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.Можем да обсъждаме алтернативи в друг разговор, вероятно един ден. Но това е нашата движеща сила.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.נוכל לדבר על החלופות בהרצאה אחרת. אולי פעם. אך זהו הכוח המניע אותנו.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.يمكن أن نناقش البدائل في حديث آخر، رُبّما يوم ما. ولكن هذه هي قوّتنا الدافعة.
Belki bir gün başka bir konuşmada alternatifleri tartışabiliriz, ... ... ama bu itici gücümüzdür.しかし、動物性たんぱく質は人間の原動力となります どうしたらよいのでしょうか?
Bell ve öğrencileri arasında geçen bir konuşmadan bahseder.Bell és diákjai közt.
Bell ve öğrencileri arasında geçen bir konuşmadan bahseder.다음의 벨과 그의 학생 사이의 대화를 통해 벨을 묘사했습니다
Bell ve öğrencileri arasında geçen bir konuşmadan bahseder.תיאר את השיחה הבאה בין בל והתלמידים שלו.
Bell ve öğrencileri arasında geçen bir konuşmadan bahseder.قام بوصف التبادل التالي بين بيل وطلابه.
Bell ve öğrencileri arasında geçen bir konuşmadan bahseder.こんな逸話を残しています 想像してください ベルは外来で
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Begini, ada banyak alasan, yang beberapa di antaranya telah Anda dengar dalam presentasi singkat hari ini.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Beh, ci sono molti motivi e ne avete sentito qualcuno nella presentazione corta di oggi.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Bem, há muitas razões. Já ouviram algumas delas na palestra curta de hoje.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Cóż, jest wiele powodów, i usłyszeliście kilka z nich w dzisiejszym krótkim wykładzie.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Ei bine, sunt mai multe motive, și ați auzit câteva dintre ele în discursul scurt de astăzi.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Existen muchas razones, y han oído algunas de ellas en esta breve charla de hoy.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Existuje mnoho důvodů a některé z nich jste slyšeli v dnešním krátkém vystoupení.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.많은 이유가 있을 수 있겠고, 여러분은 이미 오늘 짧은 발표 와중에 몇가지를 들으셨습니다.
Birçok nedeni var ve bugünkü kısa konuşmada bir kısmını duydunuz.Nou, er zijn vele redenen, en je hoorde sommige van hen in deze korte toespraak vandaag.
İlgili Sayfalar