konuşmada ile cümle
konuşmada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.אתם יודעים, בהרצאה הקודמת דובר על מניעת מחלות לב.
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.كما تعملون, في الحديث السابق تمت الإشارة إلى الوقاية من أمراض القلب
Bir önceki konuşmada kalp hastalıklarından korunma yolları anlatılmıştı.がんに対しても同じようなことができます
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.Det kan handla om ett säljmöte eller att hålla ett sånt här tal eller att gå på en jobbintervju.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.Det kan være at holde et indlæg eller at holde en tale som denne eller at deltage i en jobsamtale.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.Hoặc là thuyết trình một bản bán hàng hoặc một buổi nói chuyện như thế này hoặc một cuộc phỏng vấn xin việc.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.상황 말이죠. 지금의 저처럼요. 이렇게 강연을 하거나 구직 면접을 하는 것 같은 경우겠죠.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.Lahko pri metanju žoge, govornem nastopu kot je tale ali pri razgovoru za službo.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.la o astfel de prelegere sau la un interviu pentru un job.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.Môže to byť jednanie alebo prednáška ako je táto alebo prijímací pohovor.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.Může to být jednání nebo přednáška jako je tato nebo pracovní pohovor.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.O al presentar una propuesta de un negocio, o al dar una charla como esta, o en una entrevista de trabajo.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.Oder bei Verkaufsgesprächen oder Vorträgen wie diesem. Oder während eines Vorstellungsgesprächs.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.Of een voordracht of een talk als deze of een sollicitatiegesprek doen.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.Podem ter que fazer um discurso ou uma palestra como esta, ou irem a uma entrevista para um emprego.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.Това може да бъде на игрището или когато изнасяте конференция, като тази или когато сте на интервю за работа.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.Це можуть бути ситуації, коли треба публічно виступити з доповіддю, як я зараз, або пройти співбесіду.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.בישיבת ההנהלה של בית-ספר. זה יכול להיות כאשר נותנים הרצאה כמו זו או בזמן ריאיון עבודה.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.في اجتماع مجلس الإدارة للجامعة، من الممكن أن يكون إلقاء خطاب أو إلقاء حديث كهذا أو القيام بمقابلة عمل.
Bir satış toplantısında veya bunun gibi bir konuşmada veya bir iş görüşmesinde olabilir.このような講演か あるいは就職面接かもしれません 多くの人が体験していて 身近に感じるものとして
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Apropo, asta este singura ecuație pe care o s-o auziți astăzi.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.C'est la seule équation ici au fait.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Detta är den enda ekvationen i föredraget förresten.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Dette er den eneste ligning i foredraget for øvrigt.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Dies ist übrigens die einzige Gleichung in meiner Präsentation.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Dit is overigens de enige vergelijking in deze voordracht.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Es la única ecuación de la charla.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Esta é, já agora, a única equação na palestra.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Ez egyébként az egyetlen egyenlet az előadásban.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.아, 이번 강연에 등장하는 유일한 등식입니다.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Mimochodom, toto je jediná rovnica tejto prednášky.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Questa è l'unica equazione del discorso, comunque.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Tämä on muuten puheeni ainoa yhtälö.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Tohle je mimochodem jediný vzorec v celé přednášce.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.To jest jedyne równanie w tej prezentacji.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Trong bài nói chuyện này chỉ có một biểu thức này thôi nhé.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Παρεμπιπτόντως, αυτή είναι και η μόνη εξίσωση σε αυτή τη συζήτηση.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Кстати, это будет единственное уравнение в нашей беседе.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.Това е единственото уравнение в цялата ми презентация.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.זאת דרך אגב המשוואה היחידה בהרצאה שלי.
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.بالمناسبة هذه هي المعادلة الوحيدة في هذا الحديث
Bu arada, gördüğünüz bu konuşmadaki tek formül.パターンを察知する上で
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Đây thực sự là điều tuyệt vời nhất mà diễn giả nào cũng có thể làm sau khi họ tham gia một sự kiện.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Dies ist augenblicklich das Schlimmste was ein Sprecher machen kann nachdem er auf einem Event war.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Dit is eigenlijk het griezeligste wat een spreker kan doen na bij een evenement te zijn geweest.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.En fait c'est la chôse la plus terrifiante qu'un conférencier peut faire après une présentation
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Esto es lo más aterrador que un presentador puede hacer después de participar de un evento.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Ez a legrémisztöbb dolog, amit egy előadó valaha is tehet miután részt vett egy eseményen.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Ini sebenarnya hal paling menakutkan yang dilakukan oleh pembicara setelah mereka menghadiri suatu acara.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.이것은 그들이 이벤트에 있었던 이후에 어떤 발표자도 할 수 있는 실제 가장 무시무시한 것입니다 이것은 그들이 이벤트에 있었던 이후에 어떤 발표자도 할 수 있는 실제 가장 무시무시한 것입니다
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Questa, per la verità, é la cosa più terrificante che uno speaker possa fare dopo che sono stati ad un evento.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Tämä on oikeastaan yksi kauhistuttavimmista asioista, mitä puhuja voi tehdä tapahtuman jälkeen.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Tohle je opravdu nejděsivější věc, kterou může jakýkoli přednášející udělat, potom, co byl na nějaké události.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Toto je asi najnepríjemnejšia vec, ktorú môže rečník urobiť po vystúpení.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.To w zasadzie najbardziej przerażająca rzecz którą można zrobić po wygłoszeniu wykładu.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Αυτό είναι το πιο τρομαχτικό πράγμα για κάθε ομιλητή μετά το τέλος της ομιλίας του.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Возможно, это самое страшное, что может произойти с человеком после выступления.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Можливо, це найстрашніше, що може статися з людиною після виступу.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Това всъщност е най-ужасяващото нещо, което може да направи някой оратор, след като е бил на събитие.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.זה הדבר הכי מפחיד שאפשר לעשות למרצה אחרי שהוא סיים לדבר.