konuşma ile cümle

konuşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Toplum içinde konuşmaya alışkın değilim.I'm not used to speaking in public.
Doğaçlama konuşmada iyi değilim.I'm not good at speaking off the cuff.
Özenle hazırladığım konuşmamı yaptım.I gave my carefully prepared speech.
Onun konuşmasını dinleyemeyecek kadar geç vardım.I arrived too late to hear his speech.
Onun konuşma yarışmasını kazandığına eminim.I am sure of his winning the speech contest.
Yeni plan hakkında onunla konuşmak zorundayım.I have to talk with him about the new plan.
Partide onunla konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking with him at the party.
Onunla yüz yüze konuşmak istiyorum.I would like to talk to him face to face.
Onunla konuşmaktan keyf aldım.I enjoyed talking with him.
Onun konuşma şeklini sevmiyorum.I don't like the way he speaks.
Onun konuşması tarafından derinden etkilendim.I was deeply impressed by his speech.
Onun konuşmasından dolayı sıkıldım.I was bored with his speech.
Onun konuşması bana göre mantıksızdı.His speech made no sense to me.
Onu anlayamadım; onun konuşma şeklini anlayamadım.I couldn't understand him; I couldn't follow his way of speaking.
Onun konuşma tarzını sevmiyorum.I do not like the way he talks.
Onu ismen tanıyorum ama aslında onunla hiç konuşmadım.I know him by name but I have never actually spoken to him.
Onun konuşmasından derinden etkilendim.I was deeply moved by his speech.
Ben onun konuşma tarzını sevmiyorum.I don't like the way he talks.
Onun konuşmasından çok etkilendim.I was much impressed by his speech.
Konuşmasının konusunu anlayamadım.I couldn't get the point of his speech.
Onun konuşmasını bekledim.I waited for her to speak.
Yeni plan hakkında onunla konuşmalıyım.I have to talk with her about the new plan.
Onunla konuşmak istiyorum.I want to talk to her.
Konuşmak için birini istiyorum.I want somebody to talk to.
Konuşmamız süresince o,gençliğinden bahsetti.In the course of our conversation, he referred to his youth.
Konferansçının belâgatlı konuşmasından derinden etkilendik.We were deeply impressed by the lecturer's eloquent speech.
Biz beyzbol hakkında bir konuşma yaptık.We had a conversation about baseball.
Ders sırasında diğerleriyle konuşma.Don't talk to others during the class.
Bir dakikan varsa, ben bazı sorunlar hakkında seninle konuşmak istiyorum.If you have a minute, I'd like to talk to you about some problems.
Zaman kısa ve programdan bazı konuşmaları çıkarmalıyız.Time is short and we must omit some of the speeches from the program.
Konuşmak için bir sonraki fırsatını dört gözle beklemiyor musun?Aren't you looking forward to your next chance to speak?
Doğruyu söylemek gerekirse, onun konuşma tarzından hoşlanmadım.To tell the truth, I don't like his way of talking.
Özür diledim fakat o zaman bile benimle konuşmadı.I apologized, but even then she wouldn't speak to me.
Yalnız olduğun zaman gelmeye ve benimle konuşmaya çekinme.Whenever you get lonely, feel free to come and talk to me.
Metin yazıp konuşma yapmakla meşgulüm.I'm busy with writing letters and giving speeches.
Dersin ortasında konuşma.Don't speak in the middle of a lesson.
Sınıfta birbirinizle konuşmamalısınız.You must not talk to each other in class.
İlk başta onunla konuşmak için kendimi biraz fazla utangaç hissettim.At first I felt a bit too shy to speak to her.
Kadınlar konuşmayı sever.Women like to talk.
Kadınlar konuşmayı severler.Women like to talk.
Kadınlar kişisel ilişkileri sürdürmek için konuşmayı kullanırlar.Women use talking to maintain personal relationships.
İşten konuşmadan önce biraz gevezelik edelim mi?Shall we shoot the breeze for a while before talking business?
Bana birkaç dakika ayırabilir misin? Seninle konuşmak istiyorum.Can you spare me a few minutes? I'd like to have a word with you.
Bir kız parkta bir konuşma yapıyordu.A girl was making a speech in the park.
Konuşmadan önce her zaman düşünmelisin.You should always think before you speak.
Masada dolu ağızla konuşmamalısın.You shouldn't speak with your mouth full at table.
Konuşmada yeni bir konu gündeme geldi.A new topic came up in conversation.
Seninle basından uzak konuşmak istiyorum.I'd like to talk to you away from the press.
Bir gece yarısı telefon konuşması bize hem şok hem de hoşnutsuzluk verir.A midnight telephone call gives us both shock and displeasure.
Biriyle ilk defa karşılaştığında,konuşmayı hafif sürdür.When meeting a person for the first time, keep the conversation light.
Diğerleri hakkında kötü konuşmayın.Don't speak ill of others.
Bir insan her şeyden önce konuşması ile değerlendirilir.One is judged by one's speech first of all.
Sadece insan konuşma yeteneğine sahiptir.Only human beings are capable of speech.
İnsan konuşma yetisine sahiptir.Man has the ability to talk.
İnsan oğlu konuşma kabiliyeti bakımından hayvanlardan farklıdır.Man is different from animals in that he has the faculty of speech.
İnsan oğlunun konuşma yeteneği vardır.Man has the ability to speak.
Şirkette açıkça konuşmalısın.You must speak clearly in company.
Herkesin önünde onun hakkında kötü konuşma!Don't speak ill of him in public.
İnsanların önünde konuşma hakkında çekingen olmayın.Don't be shy about speaking in front of people.
Toplum içinde konuşmaktan korkma.Don't be afraid of speaking in public.
İlgili Sayfalar