konuşma ile cümle
konuşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Benimle Fransızca konuşma.Don't speak French to me.
Tom'un kimseyle konuşmasına izin verme.Don't let Tom talk to anyone.
Benimle konuşmayı kes.Stop talking to me.
Girmeme izin ver. Seninle konuşmak zorundayım.Let me in. I have to talk to you.
Sadece konuşmayı yapmama izin ver.Just let me do the talking.
Tom daha sonra benimle barda konuşmak istiyor.Tom wants to talk to me later at the bar.
Tom oğluna ağzı doluyken konuşmamasını söyledi.Tom told his son not to speak with his mouth full.
Tom Mary ile John'un konuştuğu yoldan konuşmanın kaba olduğunu düşündü.Tom thought it was rude to talk to Mary the way John did.
O seninle konuşmak için isteklidir.He's eager to speak to you.
O seninle konuşmak için istekli.She's eager to speak to you.
Bir uzmanla konuşmamız en iyisidir.It is best that we speak with a specialist.
Bunun hakkında gerçekten şimdi konuşmak istiyor musun?Do you really wanna talk about this now?
Tom, Mary ile konuşmak istiyor.Tom wants to have a talk with Mary.
Tom ve Mary birbiriyle konuşmaz.Tom and Mary don't talk to each other.
Tom uzun bir zaman için Fransızca konuşmayı öğrenmeyi deniyordu.Tom has been trying to learn to speak French for a long time.
Tom bir şey hakkında Mary ile konuşması gerektiğini söylüyor.Tom says he needs to talk to Mary about something.
Tom, Mary'nin konuşmasını bekledi ama o konuşmadı.Tom waited for Mary to speak, but she didn't.
Mary odaya girdiğinde Tom konuşmayı bıraktı.Tom stopped talking when Mary walked into the room.
Tom konuyu benimle konuşmalıydı.Tom should have discussed the matter with me.
Tom çocuklarla konuşmada iyi değil.Tom isn't good at talking to children.
Bunun hakkında Tom'la konuşmak için hala biraz çok erken olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it's still a little too early to talk to Tom about this?
Bu sabah Tom'la konuşmayı unuttun mu?Did you forget to talk to Tom this morning?
Hakkında konuşmak istediğin bir şey var mı?Is there anything you want to talk about?
Onun hakkında konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about that.
Henüz Tom'la konuşmadım.I haven't talked to Tom yet.
Sadece konuşmak istiyorum.I just want to talk.
Benimle konuşmak istemediğini biliyorum.I know you don't want to talk to me.
Bir şey hakkında Tom'la konuşmam gerek.I need to talk to Tom about something.
Ne olduğu hakkında Tom'la konuşmam gerek.I need to talk to Tom about what happened.
Ben yapacağını söylediği şey hakkında Tom'la konuşmam gerekiyor.I need to talk to Tom about what he said he would do.
Seninle notların hakkında konuşmam gerekiyor.I need to talk to you about your grades.
Bugün bir ara gerçekten Tom'la konuşmam gerekiyor.I really need to talk to Tom sometime today.
Gerçekten seninle özel olarak konuşmaya ihtiyacım var.I really need to talk to you privately.
Fransızca konuşmayı bildiğini söylediğini sandım.I thought you said you knew how to speak French.
Tom ile konuşmak istiyorum.I want to talk to Tom.
Olanları hakkında seninle konuşmak istiyordum.I wanted to talk to you about what happened.
Notların hakkında seninle konuşmak istedim.I wanted to talk to you about your grades.
Test sonuçların hakkında seninle konuşmak istiyordum.I wanted to talk to you about your test results.
Yerinde olsam Tom'la konuşmam.I wouldn't even talk to Tom if I were you.
Tom önemli bir şey hakkında bizimle konuşması gerektiğini söylüyor.Tom says he needs to talk to us about something important.
Daha önce bu konuşmayı yaptık.We've had this conversation before.
Tom'la konuşmak istiyoruz.We want to talk to Tom.
Bir şey hakkında seninle konuşmamız gerek.We need to talk to you about something.
Öğretmen konuştuğu zaman konuşmaman gerekir.You shouldn't talk when the teacher's talking.
Seninle konuşmak güzeldi.It was nice talking to you.
Herkes dikkatle Tom'un konuşmasını dinliyordu.Everybody was listening intently to Tom's speech.
Şimdi gerçekten onun hakkında konuşmak istiyor musun?Do you really want to talk about that now?
Polisle konuşmadan önce bir avukata danışma hakkına sahipsin.You have the right to consult an attorney before speaking to the police.
O, konuşmayı bırakamaz.She can't stop talking.
Lütfen konuşmayın.Please stop talking.
İnsanlarla kendi ana dillerinde konuşmaktan hoşlanırım.I like to talk to people in their native languages.
Seninle konuşmayı seviyorum.I love talking to you.
Ben onunla konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking to him.
Onunla konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking to her.
Senin kanyağını konuşmana tercih ederim.I prefer your eau de vie to your conversation.
Birbirimizle sakince konuşmalıyız.We should talk calmly to each other.
Sizinle konuşmak istiyor.He wants to talk to you.
O seninle konuşmak istiyor.She wants to talk to you.
Benimle öyle konuşma!Don't speak to me like that!
Sadece gitmeden önce Tom'la konuşmak istiyorum.I'd just like to talk with Tom before we leave.