konuşma ile cümle

konuşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece Tom'u bulmak ve onunla konuşmak istiyorum.I'd just like to find Tom and talk to him.
Ben seninle konuşmak istiyorum.I'd like to talk with you.
Seninle Tom hakkında konuşmak istiyorum.I'd like to talk with you about Tom.
Kurtulanların her biriyle konuşmak istiyorum.I'd like to talk with each of the survivors.
Ben mümkünse bu sabah seninle konuşmak istiyorum.I'd like to talk to you this morning if possible.
Ben ofisimde seninle konuşmak istiyorum.I'd like to talk to you in my office.
Seninle bir dakika konuşmak istiyorum.I'd like to talk to you for a minute.
Dün okulda ne olduğu hakkında seninle konuşmak istiyorum.I'd like to talk to you about what happened at school yesterday.
Tom'la konuşmak istiyorum.I'd like to talk to Tom.
Tom'la kendim konuşmak istiyorum.I'd like to talk to Tom myself.
Tom'la yalnız konuşmak isterim.I'd like to talk to Tom alone.
Güvenlik başkanı ile konuşmak istiyorum.I'd like to talk to the head of security.
Senin durumun hakkında konuşmak istiyorum.I'd like to talk about your situation.
Tom hakkında konuşmak isterim.I'd like to talk about Tom.
Onun hakkında konuşmak istiyorum.I'd like to talk about that.
Tom'la özel olarak konuşmak istiyorum.I'd like to speak with Tom in private.
Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak with Tom alone.
İzin verirseniz Tom'la konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom if I may.
Bir an için Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom alone for a moment.
Tom'la tekrar konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom again.
Artık hiç kimse Tom'la konuşmak istemiyor.No one wants to talk to Tom anymore.
Artık hiç kimse kitaplar hakkında konuşmak istemiyor.No one wants to talk about books anymore.
Tom'un konuşmayı asla bırakmayacağını düşündüm.I thought Tom would never stop talking.
Seninle konuşmak zorundayım.I've got to speak to you.
Onunla konuşmak zorundayım.I've got to speak to her.
Tom'la konuşmak zorundayım.I've got to speak to Tom.
Onun benimle konuşmak istediğinden emin değilim.I'm not sure she wants to talk to me.
Tom'la konuşmanın faydası yok.It's no use talking to Tom.
İngilizce konuşmayı reddetti.She refused to speak English.
Sen benimle böyle konuşmaya devam edemezsin.You can't keep talking to me like this.
Önce Tom'la konuşmadan o kararı veremem.I can't make that decision without talking to Tom first.
Ben yalnızca Tom'un konuşmanın sonunu duydum.I only heard the end of Tom's speech.
Sadece Tom'la konuşmak istedim.I only wanted to talk to Tom.
Tom'la konuşmanın önemli olabileceğini düşündüm.I thought it might be important to talk to Tom.
Onun hakkında Tom'la konuşmaya gitmenin bir hata olduğunu düşündüm.I thought it was a mistake to go talk to Tom about that.
Senin beyzbol hakkında konuşmaktan keyif aldığını düşündüm.I thought you enjoyed talking about baseball.
Onun hakkında konuşmak isteyebileceğini düşündüm.I thought you might want to talk about it.
Senin onun hakkında konuşmak istemediğini söylediğini düşündüm.I thought you said you didn't want to talk about it.
Benimle konuşmak istediğini düşündüm.I thought you wanted to talk to me.
Tom'la konuşmanın gerekli olmadığını düşünüyordum.I thought you weren't supposed to talk to Tom.
Tom aslında çok Fransızca konuşmaz.Tom doesn't actually speak much French.
Onunla konuşmam gereken önemli bir şey var.There's something important I need to tell her.
O bu konuda hiç konuşmadı.He never talked about it.
O, onun hakkında hiç konuşmadı.She never talked about it.
O onun hakkında konuşmak istemiyor.He doesn't want to talk about it.
Konuşma tarzın bir gün senin başını belaya sokacak.The way you talk is going to get you in trouble someday.
O bu konu hakkında konuşmamı istemiyor.She doesn't want me to speak about this matter.
O bu konuda konuşmamı istemiyor.She doesn't want me to speak about this issue.
O, konuşma dili Fransızcayı tazelemek için Fransa'ya seyahat etti.He traveled to France to brush up his colloquial French.
Tom dün tartıştığımız hakkında konuşmamı istemiyor.Tom doesn't want me to talk about what we discussed yesterday.
Benimle konuşma. Bana para ver sadece.Don't talk to me. Just give me paper.
Hadi onun hakkında şu an konuşmayalım.Let's not talk about that right now.
Konuşmak için sessiz bir yer bulalım.Let's find someplace quiet to talk.
Bu gece Tom hakkında konuşmayalım.Let's not talk about Tom tonight.
Para hakkında konuşmayalım, tamam mı?Let's not talk about money, okay?
Şimdi bu konuda konuşmayalımLet's not talk about it now.
Sadece artık konuşmayalım.Let's just not talk anymore.
Bunun hakkında konuşmayalım.Let's not talk about it.
Konuşmak istiyorum.I want to talk.
Biz konuşmak istiyoruz.We want to talk.
İlgili Sayfalar