konuşma ile cümle

konuşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu TED konuşmasını dinledin mi?Have you listened to this TED talk?
Seninle fiyat hakkında konuşmak istiyorum.I would like to discuss about the price with you.
Ustabaşıyla konuşmama izin verin.Let me speak with the foreman.
İlk kez bir konuşma yapacağım.It's the first time I give a speech.
Rusça konuşmadığım için bu cümleyi yorumlayamam.I cannot comment this sentence, as I don't speak Russian.
Taninna'yı avutamam. O kimseyle konuşmak istemiyor.I cannot console Taninna. She doesn't want to talk to anyone.
Seninle özel olarak konuşmak istiyorum.I'd like a word with you in private.
Ne olduğu hakkında konuşmak çok zor.It is very difficult to talk about what happened.
O, okula gitmezse, artık onunla konuşmam.If he doesn't go to school, I will not talk to him anymore.
Ben Çince konuşmayı denedim, Bay Wang'sa Fransızca konuşmayı denedi.I tried to speak Chinese and Mr. Wang tried to speak French.
Bu konuda konuşmaya hiç gerek yok.There is no need to talk about it.
Bunun hakkında konuşmaya gerek yok.There is no need to talk about it.
Onun onunla konuşmasına izin verme.Don't let him talk to her.
Mary henüz konuşmayı dinlemedi.Mary hasn't listened to the speech yet.
Tom henüz müdürle konuşmadı.Tom hasn't talked to the manager yet.
Mary henüz annesiyle konuşmadı.Mary hasn't talked to her mother yet.
Onların artık birbirleriyle konuşmayacaklarından emin misin?Are you sure they won't talk to each other any more ?
O, onun hakkında artık konuşmak istemiyordu.He didn't want to talk about it further.
O, onun hakkında daha fazla konuşmak istemedi.She didn't want to talk about it further.
Onun hakkında daha fazla konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about it further.
Karınızın Esperanto konuşmasını istiyor musunuz?Do you want your wife to speak Esperanto?
Hiç kimse ülkem hakkında konuşmadı.Nobody talked about my country.
Kimse benim ülkem hakkında konuşmak istemedi.Nobody wanted to talk about my country.
Kimse ülkem hakkında konuşmak istemiyor.Nobody wants to talk about my country.
Bu konuyu konuşmak istemiyorum.I prefer not to talk about it.
O, bunun hakkında konuşmamayı tercih eder.He prefers not to talk about it.
O, o konuda konuşmamayı tercih eder.She prefers not to talk about it.
Birbirinizle konuşmayı bırakın ve dinleyin!Stop talking with each other and listen!
Ben aşk hakkında konuşmaktan hoşlanırım.I like to talk about love.
O, ordu hakkında konuşmaktan hoşlanır.He likes to talk about the army.
Neden ordu hakkında konuşmaktan hoşlanıyor?Why does he like to talk about the army?
O zamandan beri benimle konuşmadı.He hasn't talked to me since.
Ben onun insanlarla konuşma tarzını sevmiyorum.I didn't like the way she talked to people.
Konuşmak için durdum.I stopped to talk.
Konuşmak için durdun.You stopped to talk.
O konuşmak için durdu.He stopped to talk.
Konuşmayı bıraktı.She stopped to talk.
Konuşmak için durduk.We stopped to talk.
O, konuşmayı Çinceden Almancaya çevirdi.She translated the speech from Chinese into German.
Onunla tekrar hiç konuşmadım.I never talked to her again.
Böyle güzel Fransızca konuşmayı nasıl öğrendin?How did you learn to speak French so well?
Saçma konuşma, işim çok sıkıcı!Do not talk nonsense, My job is very boring!
Hollandaca konuşmayı öğrenmeye nerede başladın?Where did you start learning to speak Dutch?
Onlar bir konuşma yapmamı isteselerdi memnun olurdum.I'd be delighted if they asked me to give a speech.
Eğer benden konuşma yapmamı isteseler, şaşırırım.I'd be surprised if they asked me to give a speech.
Dürüstçe konuşmak gerekirse, o hatalıdır.Frankly speaking, he's wrong.
Biz bunun hakkında konuşmayı bırakabilir miyiz?Can we quit talking about this?
Konuşmak istemiyorum.I don't want to talk.
Bir süredir Tom'la konuşmadım.I haven't spoken to Tom in a while.
Seninle gerçekten konuşmam lâzım.I really need to talk to you.
Amerika Birleşik Devletlerinde Fransızca konuşmak istiyorsan Louisiana'ya git.If you want to speak in French in the United States, go to Louisiana.
Seninle konuşmaya çalışıyorum.I'm trying to talk to you.
Seninle konuşulmadıkça konuşma.Don't speak unless you're spoken to.
Benimle asla tekrar böyle konuşma.Don't ever talk to me like that again.
Asla benimle tekrar konuşma.Don't ever talk to me again.
Tom'la konuşmama izin ver.Let me talk to Tom.
Konuşmaya çalışma. Enerjini sakla.Don't try to talk. Save your energy.
Benimle konuşma.Don't talk to me.
Ben çalışırken benimle konuşma.Don't talk to me while I'm working.
Benimle böyle konuşma.Don't talk to me like that.
İlgili Sayfalar