konuşma ile cümle

konuşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Fransızcayı çok fazla konuşmaz.Tom can't speak very much French.
Tom konuşmaya başladı.Tom began to talk.
Tom herkesin önünde konuşmak zorunda olduğunda sinirlenir.Tom becomes nervous whenever he has to speak in public.
Tom'un bir yerli konuşmacı olmadığını nereden biliyorsun?How do you know that Tom isn't a native speaker?
Tom Mary ile konuşmazdı.Tom wouldn't speak to Mary.
O ondan özür diledikten sonra Tom bile Mary ile konuşmadı.Tom wouldn't even talk to Mary after she had apologized to him.
Tom Mary ile konuşmak için oraya gitti.Tom went there to talk to Mary.
Tom Mary ile yüz yüze konuşmak istedi.Tom wanted to talk to Mary face to face.
Tom onun hakkında Mary ile konuşmak istedi.Tom wanted to talk to Mary about it.
Tom Mary'nin Fransızca konuşmayı öğrenmesinin önemli olduğunu düşünüyor.Tom thinks it's important for Mary to learn how to speak French.
Tom Mary ile konuşmak için durdu.Tom stopped to talk to Mary.
Tom Mary ile konuşmayı reddetti.Tom refused to talk to Mary.
Tom Mary ile konuşmaktan gerçekten hoşlanıyor, değil mi?Tom really enjoys talking with Mary, doesn't he?
Tom'un Mary ile konuşmaya ihtiyacı var.Tom needs to talk to Mary.
Tom konuşmaya devam etti ve Mary'nin ağzını açmasına izin vermedi.Tom kept talking and didn't let Mary get a word in edgewise.
Tom Mary uyuduğunda bile konuşmaya devam etti.Tom kept on talking even though Mary had fallen asleep.
Tom Mary ile neredeyse hiç konuşmaz.Tom hardly ever talks to Mary.
Tom'un Mary ile konuşması gereken bir şey vardı.Tom had something he needed to talk to Mary about.
Tom o zamandan önce Mary ile hiç konuşmadı.Tom had never spoken to Mary before that time.
Tom Mary ile uzun bir konuşma yaptı.Tom had a long talk with Mary.
Tom Mary ile İngilizce konuşmayı kolay buldu.Tom found it easy to speak English with Mary.
Tom Mary'yi Fransızca konuşmayı öğrenmesi için teşvik etti.Tom encouraged Mary to learn how to speak French.
Tom Mary ile asla konuşmak istemiyor.Tom doesn't want to talk to Mary ever again.
Tom Mary'nin konuşma tarzını sevmez.Tom doesn't like the way Mary talks.
Tom'un bu gece Mary ile konuşmayı canı istemiyor.Tom doesn't feel like talking to Mary tonight.
Tom dün gece Mary ile hiç konuşmadı.Tom didn't speak to Mary at all last night.
Tom Mary'nin onunla konuşma tarzından hoşlanmadı.Tom didn't like the way Mary spoke to him.
Tom Mary'nin daha yavaş konuşmasını rica etti.Tom asked Mary to speak more slowly.
Tom Mary'nin bir konuşma yapmasını rica etti.Tom asked Mary to give a speech.
Tom Mary'nin onun okulunda bir konuşma yapmasını rica etti.Tom asked Mary to give a speech at his school.
Tom Mary'ye üç dilden daha fazla konuşup konuşmadığını sordu.Tom asked Mary if she spoke more than three languages.
Tom ve Mary evde Fransızca konuşmazlar.Tom and Mary don't speak French at home.
Tom ve Mary her ikisi de aynı anda konuşmaya başladı.Tom and Mary both started talking at the same time.
Hem Tom hem de Mary aynı zamanda konuşmaya başladı.Tom and Mary both started talking at the same time.
Ben Tom. Mary ile konuşmak istiyorum.This is Tom speaking. I'd like to speak to Mary.
Tom Mary'yi John'la konuşmaktan vazgeçirmeye çalıştı.Tom tried to stop Mary from talking to John.
Tom Mary'ye John'la konuşmasını söyledi.Tom told Mary to talk to John.
Konuşmasan iyi olur.You'd better not speak.
Bir süredir seninle konuşmadım.I haven't talked to you in a while.
Artık seninle konuşmak için zamanım yok.I don't have time to talk with you anymore.
Benimle ne hakkında konuşmak istiyordun?What did you want to talk to me about?
İş hakkında konuşma! tatildeyiz.Don't talk about work, we're on vacation.
Bizden biri Tom'la konuşmalıdır.One of us should talk to Tom.
Benimle konuşmak istemediği açık.It's clear that he doesn't want to talk to me.
Üzgünüm dün seninle konuşmak için bir şans yakalamadım.I'm sorry I didn't get a chance to talk with you yesterday.
Yarın Tom'la telefonda konuşmayı ve ondan yardım istemeyi planlıyorum.I plan to get a hold of Tom by phone tomorrow and ask him to help.
Gerçekten benimle konuşmak istiyorsan, şimdi ya da asla.If you really want to speak to me, it's now or never.
Bu cümle yerli bir konuşmacının söylediği bir şey gibi geliyor mu?Does this sentence sound like something a native speaker would say?
Lola'yı hiç bilmeyen sen, nasıl aşktan konuşmaya cüret ediyorsun?How dare you speak of love, you who never knew Lola?
Artık benimle konuşma.Don't talk to me anymore.
Onun konuşması bizi harekete geçirdi.His speech moved us.
İnsan konuşmaya yeteneğine sahiptir.The man has the capability to talk.
Şimdiye kadar bir yabancıyla konuşmadım.Until now, I've never been spoken to by a foreigner.
Tom'la konuşmalısın.You should talk to Tom.
Senin Tom ile konuşman gerekir.You should talk to Tom.
Tom ile konuşmalısın.You should talk to Tom.
Tom ile konuşman gerek.You should talk to Tom.
Tom'la konuşman gerek.You should talk to Tom.
Mary ayrılmadan önce Tom onunla konuşmak istedi.Tom wanted to talk to Mary before she left.
Tom, bir şey hakkında Mary ile konuşmak istedi.Tom wanted to talk to Mary about something.
İlgili Sayfalar