konuşan ile cümle

konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Erken konuşan bir çocuk.Era un parlatore precoce.
Erken konuşan bir çocuk.Er sprach sehr früh.
Erken konuşan bir çocuk.Fue un conversador precoz.
Erken konuşan bir çocuk.Il a été un parleur précoce.
Erken konuşan bir çocuk.그는 말이 빨리 트였죠.
Erken konuşan bir çocuk.Korán kezdett beszélni.
Erken konuşan bir çocuk.Nó là một đứa trẻ biết nói sớm.
Erken konuşan bir çocuk.Rozprávať začal skoro.
Erken konuşan bir çocuk.Zaczął mówić wcześnie.
Erken konuşan bir çocuk.Έμαθε να μιλάει νωρίς.
Erken konuşan bir çocuk.Він швидко навчився розмовляти.
Erken konuşan bir çocuk.Он рано начал говорить.
Erken konuşan bir çocuk.Той проговори рано.
Erken konuşan bir çocuk.הוא התחיל לדבר מוקדם.
Erken konuşan bir çocuk.لقد بدأ الكلام مبكرا.
Erken konuşan bir çocuk.こんな分析も始めました
Eşcinsel evlilik lehinde konuşan bir sürü rahip var.Der er mange præster, der er fortalere for homoseksuelle ægteskaber.
Eşcinsel evlilik lehinde konuşan bir sürü rahip var.Er zijn vele priesters, die zich voor het homohuwelijk uitspreken.
Eşcinsel evlilik lehinde konuşan bir sürü rahip var.Es gibt viele Priester, die für die gleichgeschlechtliche Ehe sprechen.
Eşcinsel evlilik lehinde konuşan bir sürü rahip var.Existuje mnoho kňazov, ktorí hovoria za obojpohlavné manželstvo.
Eşcinsel evlilik lehinde konuşan bir sürü rahip var.Existuje mnoho kněží, kteří hovoří pro oboupohlavní manželství.
Eşcinsel evlilik lehinde konuşan bir sürü rahip var.Jest wielu kapłanów, którzy wstawiają sią za małżeństwa jednopłciowe.
Eşcinsel evlilik lehinde konuşan bir sürü rahip var.동성 결혼에 대해 우호적인 성직자들도 많다.
Eşcinsel evlilik lehinde konuşan bir sürü rahip var.Mnogo duhovnikov kljub temu govori v prid istospolnim zvezam.
Eşcinsel evlilik lehinde konuşan bir sürü rahip var.Sok a pap, aki az azonos neműek házassága mellett szól.
Eşcinsel evlilik lehinde konuşan bir sürü rahip var.هناك العديد من الكهنة الذين يدعون زواج مثلي الجنس
Eşcinsel evlilik lehinde konuşan bir sürü rahip var.しかし、人は誰もが読みたい本を読み、それを自分の都合の良い様に解釈するものです。
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Az esztétikai ítélkezést az írókra és a nyelvet beszélőkre bízhatjuk.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Chúng ta có thể để việc đánh giá thẩm mĩ cho người viết và người nói.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.심미적인 판단은 작가나 연설가들에게 맡겨버리고
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Můžeme nechat estetická mínění spisovatelům a řečníkům.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Nous pouvons laisser les jugements esthétiques aux écrivains et aux orateurs.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Oceny estetyczne zostawimy pisarzom i mówcom.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Podemos deixar a estética para os escritores e para os falantes.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Podemos dejar los juicios estéticos a los escritores y a los oradores.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Possiamo lasciare i giudizi estetici agli scrittori o ai relatori.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Putem lăsa judecăţile estetice scriitorilor şi oratorilor.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Vi kan lade skribenterne og talere om at dømme æstetisk.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.We laten de esthetische waardeoordelen aan de schrijvers en de sprekers.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Wir können die ästhetische Beurteilung denen überlassen, die schreiben und reden.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Μπορούμε να αφήσουμε τις αισθητικές κρίσεις στους συγγραφείς και στους ομιλητές.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Ми зможемо залишити судження про красу для письменників та ораторів.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Можем да оставим естетичните съждения за писателите и ораторите.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Мы сможем оставить суждения о красоте для писателей и ораторов.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.נוכל להשאיר את השיפוט האסתטי לכותבים ודוברים
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.نترك الحكم على الجماليات للكتاب و المتحدثين .
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.そうなれば、私はもう交通警官をやめて
Finlandiya’da 800 yıldan uzun süredir İsveççe konuşan nüfus bulunmaktadır.Finland har haft svenskspråkig befolkning i över 800 år.
Finlandiya’da 800 yıldan uzun süredir İsveççe konuşan nüfus bulunmaktadır.Hace más de 800 años que existe población de lengua sueca en Finlandia.
Finlandiya’da 800 yıldan uzun süredir İsveççe konuşan nüfus bulunmaktadır.Ruotsinkielistä väestöä Suomessa on ollut yli 800 vuotta.
Finlandiya’da 800 yıldan uzun süredir İsveççe konuşan nüfus bulunmaktadır.Une population de langue suédoise existe en Finlande depuis plus de 800 ans.
Finlandiya’da 800 yıldan uzun süredir İsveççe konuşan nüfus bulunmaktadır.Шведоговорящее население проживает в Финляндии более 800 лет.
Finlandiya’da 800 yıldan uzun süredir İsveççe konuşan nüfus bulunmaktadır.السكان الناطقون باللغة السويدية موجودون في فنلندا منذ ما يزيد عن 800 سنة.
Finlandiya Uluslararası İngilizce Konuşanlar TopluluğuİngilizceAsociación Internacional de Angloparlantes en Finlandiainglés
Finlandiya Uluslararası İngilizce Konuşanlar TopluluğuİngilizceМеждународная ассоциация англоязычных Финляндиианглийский
Finlandiya Uluslararası İngilizce Konuşanlar Topluluğuİngilizceالإتحاد الدولي للمتكلمين بالإنجليزية في فنلنداالإنجليزية
Finlandiya Uluslararası İngilizce Konuşanlar Topluluğuİngilizce芬兰国际使用英语者联合会英语
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.A gõgös népet nem látod, a homályos, érthetetlen ajkú népet, dadogó nyelve meg nem érthetõ.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.Du ser ej det vilde Folk med dybt, uforståeligt Mål, med stammende, ufattelig Tunge.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.Kamu tak akan lagi melihat orang-orang asing biadab yang berbicara dalam bahasa yang tidak kamu mengerti
İlgili Sayfalar