konuşan ile cümle

konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.네가 강포한 백성을 다시 보지 아니하리라 그 백성은 방언이 어려워서 네가 알아 듣지 못하며 말이 이상하여 네가 깨닫지 못하는 자니라
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.Lidu ukrutného neuhledáš, lidu hluboké řeči, jíž bys neslýchal, a jazyku cizího, jemuž bys nerozuměl.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.Ngươi sẽ chẳng còn thấy dân cường bạo nữa, là dân nói tiếng líu lo khó nghe, tiếng mọi rợ không hiểu được.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.Ngươi sẽ chẳng còn thấy dân cường_bạo nữa , là dân nói tiếng líu_lo khó nghe , tiếng mọi_rợ không hiểu được .
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.δεν θελεις ιδει λαον αγριον, λαον βαθειας φωνης, ωστε να μη διακρινης τραυλιζουσης γλωσσης, ωστε να μη εννοης.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.Не увидишь более народа свирепого, народа с глухою, невнятною речью, с языком странным, непонятным.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.Няма вече да видиш свирепите люде, Люде с дълбок глас, който не проумяваш, С чужд език, който не разбираш.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.את עם נועז לא תראה עם עמקי שפה משמוע נלעג לשון אין בינה׃
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.الشعب الشرس لا ترى. الشعب الغامض اللغة عن الادراك العييّ بلسان لا يفهم.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.你 必 不 見 那 強 暴 的 民 、 就 是 說 話 深 奧 、 你 不 能 明 白 、 言 語 呢 喃 、 你 不 能 懂 得 的
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.你 必不見那強 暴 的 民 、 就是 說話 深奧 、 你 不 能 明白 、 言語 呢喃 、 你 不 能 懂得 的
Germanik diller konuşan insanlardan bahsediyorum.Estamos falando do povo que falava línguas germânicas.
Germanik diller konuşan insanlardan bahsediyorum.우리는 게르만 어를 사용하는 사람들에 대해서 이야기하고 있습니다
Germanik diller konuşan insanlardan bahsediyorum.Mluvíme o lidech, kteří mluvili germánskými jazyky.
Germanik diller konuşan insanlardan bahsediyorum.Mówimy o ludziach, którzy mówił w językach germańskich.
Germanik diller konuşan insanlardan bahsediyorum.Nous parlons plutôt des gens qui parlaient des dialectes germaniques.
Germanik diller konuşan insanlardan bahsediyorum.Stiamo parlando di persone che parlano tedesco.
Germanik diller konuşan insanlardan bahsediyorum. Ve bir imparatorluk değildi.Vorbeau limbi germanice și nu erau un imperiu.
Germanik diller konuşan insanlardan bahsediyorum.We hebben het over mensen die Germaanse talen spraken.
Germanik diller konuşan insanlardan bahsediyorum.Wir sprechen von Menschen, die germanische Sprachen sprachen.
Germanik diller konuşan insanlardan bahsediyorum.Мова йде про людей, що спілкувались німецькими мовами.
Germanik diller konuşan insanlardan bahsediyorum.نحن نتكلم عن الاشخاص الناطقين باللغه الالمانيه
Germanik diller konuşan insanlardan bahsediyorum.そして、帝国でもない。
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,A on mu odpowiedział: Jeźliżem proszę znalazł łaskę przed oczyma twemi, daj mi znak, że ty mówisz ze mną.
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,A povedal mu: Ak som našiel milosť v tvojich očiach, daj mi, prosím, znamenie, že ty hovoríš so mnou.
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,Gédéon lui dit: Si j`ai trouvé grâce à tes yeux, donne-moi un signe pour montrer que c`est toi qui me parles.
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,Ghedeon I -a zis: ,,Dacă am căpătat trecere înaintea Ta, dă-mi un semn ca să-mi arăţi că Tu îmi vorbeşti.
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,Gli disse allora: «Se ho trovato grazia ai tuoi occhi, dammi un segno che proprio tu mi parli
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,In on mu reče: Ako sem našel milost v tvojih očeh, prosim, daj mi znamenje, da si ti, ki govoriš z menoj.
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,Jemuž on řekl: Prosím, jestliže jsem nalezl milost před očima tvýma, dej mi znamení, že ty mluvíš se mnou.
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,기드온이 그에게 대답하되 내가 주께 은혜를 얻었사오면 나와 말씀하신 이가 주 되시는 표징을 내게 보이소서
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,Prosseguiu Gideão: Se agora tenho achado graça aos teus olhos, dá-me um sinal de que és tu que falas comigo.
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,Гедеон сказал Ему: если я обрел благодать пред очами Твоими, то сделай мне знамение, что Ты говоришь со мною:
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,ויאמר אליו אם נא מצאתי חן בעיניך ועשית לי אות שאתה מדבר עמי׃
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,فقال له ان كنت قد وجدت نعمة في عينيك فاصنع لي علامة انك انت تكلمني.
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,基 甸 說 、 我 若 在 你 眼 前 蒙 恩 、 求 你 給 我 一 個 證 據 、 使 我 知 道 與 我 說 話 的 就 是 主
Gidyon, ‹‹Benden hoşnutsan, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir belirti göster›› dedi,基甸說 、 我 若 在 你 眼前 蒙恩 、 求 你 給 我 一 個 證據 、 使我 知道 與 我 說話 的 就是主
Hacer, ‹‹Beni gören Tanrıyı gerçekten gördüm mü?›› diyerek kendisiyle konuşan RABbe ‹‹El-Roi›› adını verdi.하갈이 자기에게 이르신 여호와의 이름을 감찰하시는 하나님이라 하였으니 이는 내가 어떻게 여기서 나를 감찰하시는 하나님을 뵈었는고 함이라
Hacer, ‹‹Beni gören Tanrıyı gerçekten gördüm mü?›› diyerek kendisiyle konuşan RABbe ‹‹El-Roi›› adını verdi.ותקרא שם יהוה הדבר אליה אתה אל ראי כי אמרה הגם הלם ראיתי אחרי ראי׃
Hacer, ‹‹Beni gören Tanrıyı gerçekten gördüm mü?›› diyerek kendisiyle konuşan RABbe ‹‹El-Roi›› adını verdi.فدعت اسم الرب الذي تكلم معها انت ايل رئي. لانها قالت أههنا ايضا رأيت بعد رؤية.
Hacer, ‹‹Beni gören Tanrıyı gerçekten gördüm mü?›› diyerek kendisiyle konuşan RABbe ‹‹El-Roi›› adını verdi.夏 甲 就 稱 那 對 他 說 話 的 耶 和 華 為 看 顧 人 的 神 . 因 而 說 、 在 這 裡 我 也 看 見 那 看 顧 我 的 麼
Hacer, ‹‹Beni gören Tanrıyı gerçekten gördüm mü?›› diyerek kendisiyle konuşan RABbe ‹‹El-Roi›› adını verdi.夏 甲 就 稱那對 他 說話 的 耶和華 為 看 顧人 的 神 . 因而 說 、 在 這裡 我 也 看見 那 看顧 我 的 麼
Ha Ni evimize gelmeden önce, konuşan ve hatalar yapan... ...sadece bendim.Bevor Ha Ni gekommen ist, war die Person, die zu Hause geredet und Fehler gemacht hat... Ich war die einzige.
Ha Ni evimize gelmeden önce, konuşan ve hatalar yapan... ...sadece bendim.Inainte ca Ha Ni sa vina la noi acasa, persoana care vorbea si facea greseli... Eram singura.
Ha Ni evimize gelmeden önce, konuşan ve hatalar yapan... ...sadece bendim.Innan Ha Ni kom, till vårt hus, personen som pratade och gjorde misstag... Det var bara jag.
Ha Ni evimize gelmeden önce, konuşan ve hatalar yapan... ...sadece bendim.Prima che Ha Ni venisse, nella nostra casa la persona che parlava e faceva pasticci... Ero solo io.
Ha Ni evimize gelmeden önce, konuşan ve hatalar yapan... ...sadece bendim.Sebelum Ha Ni datang, di rumah kami, orang yang bicara dan berbuat salah.. Cuma aku saja.
Ha Ni evimize gelmeden önce, konuşan ve hatalar yapan... ...sadece bendim.Trước khi Ha Ni đến nhà chúng tôi, người nói chuyện và phạm sai lầm ... Tôi là người duy nhất đấy
Ha Ni evimize gelmeden önce, konuşan ve hatalar yapan... ...sadece bendim.Zanim Ha Ni u nas zamieszkała jedyną osobą, która mówiła i popełniała błędy... byłam ja.
Ha Ni evimize gelmeden önce, konuşan ve hatalar yapan... ...sadece bendim.Πρίν να έρθει η Χα Νι, στο σπίτι μας, το άτομο που μιλούσε και έκανε λάθη... Ήμουν μόνο εγώ.
Ha Ni evimize gelmeden önce, konuşan ve hatalar yapan... ...sadece bendim.До того, как Ха Ни пришла, в нашем доме единственным, кто болтал и совершал ошибки... Была я.
Ha Ni evimize gelmeden önce, konuşan ve hatalar yapan... ...sadece bendim.Преди Ха Ни да дойде вкъщи, човекът, който говореше и правеше грешки... бях само аз.
Ha Ni evimize gelmeden önce, konuşan ve hatalar yapan... ...sadece bendim.לפני שהו האני הגיעה, בבית שלנו,הבן אדם היחיד שדיבר ועשה טעויות... .אני הייתי היחידה
Ha Ni evimize gelmeden önce, konuşan ve hatalar yapan... ...sadece bendim.قبل قدوم ها إن , لمنزلنا , الشخص الذي يتحدث و يخطئ ...ـ كنت لوحدي فقط
Ha Ni evimize gelmeden önce, konuşan ve hatalar yapan... ...sadece bendim.そんな人は私しか いなかったんですよ スンジョ ウンジョは 優しい性格ではないし 夫は忙しいし
Hapşırdığı zaman 'Ben oğlum için ağır konuşan, onu yenmek;"Aku berbicara sangat ke anak saya, saya memukulnya ketika dia bersin;
Hapşırdığı zaman 'Ben oğlum için ağır konuşan, onu yenmek;"Beszélek súlyosan az én fiam, én megvertem, amikor tüsszentés;
Hapşırdığı zaman 'Ben oğlum için ağır konuşan, onu yenmek;"Eu falo para o meu menino severamente, eu batê-lo quando ele espirra;
Hapşırdığı zaman 'Ben oğlum için ağır konuşan, onu yenmek;"Eu vorbesc grav băiatului meu, l-am bătut când a stranuta;
Hapşırdığı zaman 'Ben oğlum için ağır konuşan, onu yenmek;"Hovorím vážne, aby môj chlapec, som ho porazil, keď si kýchne;
İlgili Sayfalar