konuşan ile cümle

konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.Ők már profin beszéltek.
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.Sie waren schon geübte Sprecher.
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.Ya eran oradores expertos.
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.Ήταν ήδη ικανοί ομιλητές.
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.Вече са били изкусни в говоренето.
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.Они разговаривали свободно.
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.הם דיברו שוטף את השפה.
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.十分上達するまでは 他の赤ん坊とだけ話すよう
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Cel care vorbeşte întîi în pricina lui, pare că are dreptate, dar vine celalt, şi -l ia la cercetare. -
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Den, der taler først i en Trætte har Ret, til den anden kommer og går ham efter.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Den som först lägger fram sin sak har rätt; sedan kommer vederparten och uppdagar huru det är.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Den som taler først i en rettsstrid, synes å ha rett; men så kommer motparten og gransker hans ord.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Ein jeglicher ist zuerst in seiner Sache gerecht; kommt aber sein Nächster hinzu, so findet sich's.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.El primero que aboga por su causa parece ser justo, pero viene su prójimo y lo pone a prueba
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Igaza van annak, a ki elsõ a perben; mígnem eljõ az õ peresfele, és megvizsgálja õt.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Il primo a parlare in una lite sembra aver ragione, ma viene il suo avversario e lo confuta
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Käräjissä on kukin ensiksi oikeassa, mutta sitten tulee hänen riitapuolensa ja ottaa hänestä selvän.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.송사에 원고의 말이 바른 것 같으나 그 피고가 와서 밝히느니라
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Le premier qui parle dans sa cause paraît juste; Vient sa partie adverse, et on l`examine.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Người tiên cáo nghe như phải lẽ ; Song bên đàng kia đến , bèn tra_xét người .
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Người tiên cáo nghe như phải lẽ; Song bên đàng kia đến, bèn tra xét người.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.O que primeiro começa o seu pleito parece justo; até que vem o outro e o examina.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Pravičen se vidi, kdor je prvi v pravdi svoji, dokler ne pride bližnji njegov ter ga izpraša.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Spravedlivým sa vidí ten, kto je prvý vo svojom spore; ale keď prijde jeho blížny, ide mu na dno.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Spravedlivý zdá se ten, kdož jest první v své při, ale když přichází bližní jeho, tedy stihá jej.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Sprawiedliwym zda się ten, kto pierwszy w sprawie swojej; ale gdy przychodzi bliźni jego, dochodzi go.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Ο πρωτολογων εν τη κρισει αυτου φαινεται δικαιος αλλ' ο αντιδικος αυτου ερχεται και εξελεγχει αυτον.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Който пръв защитава делото си изглежда да е прав, Но съседът му идва и го изпитва.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.Первый в тяжбе своей прав, но приходит соперник его и исследывает его.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.צדיק הראשון בריבו יבא רעהו וחקרו׃
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.الاول في دعواه محق. فياتي رفيقه ويفحصه.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.先 訴 情 由 的 、 似 乎 有 理 . 但 鄰 舍 來 到 、 就 察 出 實 情
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.先 訴 情由 的 、 似乎 有理 . 但 鄰舍 來到 、 就 察 出實情
Duygulardan konuşan ben açgözlülükten konuşan Gandi gibi, ama düşünme şeklimizin merkezi düzenleme süreci bu.그래서 제가 감정에 대해 말하는 것은 간디가 폭식에 대해 말하는 것과 같습니다. 하지만 이것는 우리가 생각하는 방식의
Duygulardan konuşan ben açgözlülükten konuşan Gandi gibi, ama düşünme şeklimizin merkezi düzenleme süreci bu.אז כשאני מדבר על רגשות זה כמו שגנדי ידבר על גרגרנות, אבל זהו התהליך המארגן המרכזי
Duygulardan konuşan ben açgözlülükten konuşan Gandi gibi, ama düşünme şeklimizin merkezi düzenleme süreci bu.عندما اتحدث عن العاطفة ابدو مثل غاندي وهو يتحدث عن النهم, لكنها عملية مركزية
Duygulardan konuşan ben açgözlülükten konuşan Gandi gibi, ama düşünme şeklimizin merkezi düzenleme süreci bu.ガンジーが大食いについて 話すのと同じです とにかく感情が 私たちの思考の中心です
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Ak by som začne hovoriť rusky, nikto by Pravdepodobne niečo spoznávali.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Als ik zou beginnen spreken Russisch, niemand zou waarschijnlijk begrijpen niets.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Če sem bi se začnejo pogovarjati rusko, bi nihče Verjetno razumete ničesar.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Dacă am va începe limba rusă, nimeni nu ar înţelege, probabil, nimic.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Ha elkezd beszélni orosz, senki nem Valószínűleg érteni semmit.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Hvis jeg ville begynde at tale russisk, ville ingen nok forstå noget som helst.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Jeśli by zacząć mówić rosyjski, nikt nie prawdopodobnie zrozumie nic.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Jika saya akan mulai berbicara Rusia, tak seorang pun akan mungkin mengerti apa-apa.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Jos minä alkaisi venäjän puhuminen, kukaan ei todennäköisesti ymmärrä mitään.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Nếu tôi sẽ bắt đầu nói tiếng Nga, không ai có thể có thể hiểu bất cứ điều gì.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Pokud bych začne mluvit rusky, nikdo by Pravděpodobně něco poznávali.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Se eu ia começar a falar russo, ninguém provavelmente entender nada.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Se io sarebbe iniziare a parlare russo, nessuno avrebbe probabilmente capisce niente.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Si je serait de commencer à parler russe, personne ne sans doute rien comprendre.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Si sería empezar a hablar ruso, a nadie le Probablemente entiende nada.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Wenn ich beginnen würde Russisch sprechen, würde niemand wahrscheinlich nichts verstehen.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Αν μου θα αρχίσουν να μιλούν ρωσικά, κανείς δεν θα κατά πάσα πιθανότητα καταλάβει τίποτα.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Ако аз ще започне да говори руски, никой не би вероятно се разбере нищо.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Если бы я бы начать говорить русским, никто не будет вероятно, ничего понять.
Eğer ben Rusça konuşan, hiç kimse. muhtemelen hiçbir şey anlamıyordum.Якби я б почати говорити російською, ніхто не буде ймовірно, нічого зрозуміти.
Erken konuşan bir çocuk.A vorbit devreme față de alții.
Erken konuşan bir çocuk. Biz de nedenleri araştırmaya başladık.Hij begon snel met praten en daarom gingen we analyseren waarom.
Erken konuşan bir çocuk.Dia adalah pembicara muda.
İlgili Sayfalar