konuşan ile cümle
konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.Lebo nie ste to vy, ktorí hovoríte, ale vašeho Otca Duch, ktorý hovorí vo vás.
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.Mert nem ti vagytok, a kik szóltok, hanem a ti Atyátoknak Lelke az, a ki szól ti bennetek.
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.Nebo ne vy jste, jenž mluvíte, ale duch Otce vašeho, jenž mluví v vás.
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.Niste namreč vi, ki govorite, ampak Duh Očeta vašega je, ki govori v vas.
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.non siete infatti voi a parlare, ma è lo Spirito del Padre vostro che parla in voi
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.Porque não sois vós que falais, mas o Espírito de vosso Pai é que fala em vós.
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.Pues no sois vosotros los que hablaréis, sino el Espíritu de vuestro Padre que hablará en vosotros
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.Sillä ette te itse puhu, vaan teidän Isänne Henki puhuu teissä.
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.Thi I ere ikke de, som tale; men det er eders Faders Ånd, som taler i eder.
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.Επειδη σεις δεν εισθε οι λαλουντες, αλλα το Πνευμα του Πατρος σας, το οποιον λαλει εν υμιν.
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.Защото не сте вие, които говорите, но Духът на Отца ви, Който говори чрез вас.
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.ибо не вы будете говорить, но Дух Отца вашего будет говорить в вас.
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.Не ви бо промовляти мете, а дух Отця вашого промовляти ме в вас.
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.כי לא אתם הם המדברים כי רוח אביכם הוא המדבר בפיכם׃
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.لان لستم انتم المتكلمين بل روح ابيكم الذي يتكلم فيكم.
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.因 為 不 是 你 們 自 己 說 的 、 乃 是 你 們 父 的 靈 在 你 們 裡 頭 說 的
Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanızın Ruhu olacak.因 為 不 是 你 們 自己 說 的 、 乃是 你 們父 的 靈在 你 們裡頭 說的
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.Also ging David hinauf nach dem Wort Gads, das er geredet hatte in des HERRN Namen.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.A tak szedł Dawid według słowa Gadowego, które mówił imieniem Pańskiem.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.A tak vyšiel Dávid hore na slovo Gádovo, ktoré hovoril v mene Hospodinovom.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.Davide vi andò secondo l'ordine di Gad, comunicatogli a nome del Signore
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.David monta, selon la parole que Gad avait prononcée au nom de l`Éternel.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.David s'a suit, după cuvîntul pe care -l spusese Gad în Numele Domnului.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.David subió, conforme a la palabra que Gad le había hablado en nombre de Jehovah
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.Ða - vít đi lên theo lời của Gát đã nhân_danh Ðức_Giê - hô-va mà nói ra .
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.Ða-vít đi lên theo lời của Gát đã nhân danh Ðức Giê-hô-va mà nói ra.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.Felméne azért Dávid a Gád beszéde szerint, melyet az Úr nevében szólott vala.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.In David je šel gori po besedi Gadovi, ki jo je govoril v imenu GOSPODOVEM.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.I vstoupil David podlé řeči Gádovy, kterouž byl mluvil ve jménu Hospodinovu.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.Ja Daavid meni sen sanan mukaan, jonka Gaad oli Herran nimeen puhunut.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.다윗이 이에 갓이 여호와의 이름으로 이른 말씀대로 올라가니라
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.Maka berangkatlah Daud sesuai dengan perintah TUHAN yang disampaikan kepadanya melalui Gad
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.Och David gick åstad på grund av det ord som Gad hade talat i HERRENS namn.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.Og David gik derop, efter det Ord Gad havde talt i HERRENs Navn.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.Så gikk David dit op efter det ord som Gad hadde talt i Herrens navn.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.Subiu, pois, Davi, conforme a palavra que Gade falara em nome do Senhor.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.Και ανεβη ο Δαβιδ, κατα τον λογον του Γαδ, τον οποιον ελαλησεν εν ονοματι Κυριου.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.И пошел Давид, по слову Гада, которое он говорил именем Господним.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.И така Давид възлезе според думата, която Гад говори в Господното име.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.ויעל דויד בדבר גד אשר דבר בשם יהוה׃
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.فصعد داود حسب كلام جاد الذي تكلم به باسم الرب.
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.大 衛 就 照 著 迦 得 奉 耶 和 華 名 所 說 的 話 上 去 了
Davut RABbin adıyla konuşan Gadın sözü uyarınca oraya gitti.大 衛就 照著 迦得 奉 耶和華 名 所 說 的 話上 去了
Dediler ki, sadece İngilizce konuşan bu makineyi bıraktınız ve biz de İngilizce öğrenmek zorunda kaldık.E eles: "Vocês deixaram aqui esta máquina que só fala inglês, e então nós tivemos de aprender inglês."
Dediler ki, sadece İngilizce konuşan bu makineyi bıraktınız ve biz de İngilizce öğrenmek zorunda kaldık.Erre azt felelték: itt hagytad ezt a gépet amelyik csak angolul beszél, ezért meg kellett tanulnunk angolul.
Dediler ki, sadece İngilizce konuşan bu makineyi bıraktınız ve biz de İngilizce öğrenmek zorunda kaldık.아이들은 말하길, 음, 아저씨가 이 기계를 놓고 갔는데 영어 밖에 안되길래 영어를 배울 수 밖에 없었어요.
Dediler ki, sadece İngilizce konuşan bu makineyi bıraktınız ve biz de İngilizce öğrenmek zorunda kaldık.Mi risposero: "Hai lasciato questa macchina che parla solo in Inglese, così abbiamo dovuto impararlo".
Dediler ki, sadece İngilizce konuşan bu makineyi bıraktınız ve biz de İngilizce öğrenmek zorunda kaldık.Y respondieron, bueno, nos dejó esta máquina que habla sólo en inglés, así que tuvimos que aprender inglés.
Dediler ki, sadece İngilizce konuşan bu makineyi bıraktınız ve biz de İngilizce öğrenmek zorunda kaldık.Ze zeiden: "Je liet hier een machine die enkel Engels sprak. Daarom moesten we Engels leren."
Dediler ki, sadece İngilizce konuşan bu makineyi bıraktınız ve biz de İngilizce öğrenmek zorunda kaldık.Κι απάντησαν: Λοιπόν άφησες αυτό το μηχάνημα που μιλάει μόνο Αγγλικά κι έτσι έπρεπε να μάθουμε Αγγλικά.
Dediler ki, sadece İngilizce konuşan bu makineyi bıraktınız ve biz de İngilizce öğrenmek zorunda kaldık.А те казаха: ами, ти остави тази машина, която говори само на английски, така че трябваше да научим английски.
Dediler ki, sadece İngilizce konuşan bu makineyi bıraktınız ve biz de İngilizce öğrenmek zorunda kaldık.הם ענו שהשארתי להם מכונה המדברת רק אנגלית, אז הם היו חייבים ללמוד אנגלית.
Dediler ki, sadece İngilizce konuşan bu makineyi bıraktınız ve biz de İngilizce öğrenmek zorunda kaldık.قالوا، حسناً، لقد تركت هذه الآلة التي تتحدث فقط اللغة الإنجليزية، لذا توجب علينا أن نتعلم الإنجليزية.
Dediler ki, sadece İngilizce konuşan bu makineyi bıraktınız ve biz de İngilizce öğrenmek zorunda kaldık.だから英語を勉強したんだ」 子供は皆 200の英単語を使用出来ました
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.C'étaient déjà des intervenants compétents.
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.Eram já oradores peritos.
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.Erau deja vorbitori experţi.
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.Het waren gevorderde sprekers.
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.Họ là những người đã nói năng thành thạo.
Dili hâlihazırda profesyonel şekilde konuşan kişilerdi.대다수의 다른 아이들이 말하기에 능숙한 가운데
İlgili Sayfalar