konuşan ile cümle

konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Fransızca konuşan bir adam tanıyor.Tom knows a man who speaks French.
Tom kesinlikle güzel konuşan bir konuşmacı.Tom certainly is an eloquent speaker.
Tom çok konuşan ve az iş yapan biridir.Tom is all talk and no action.
Orada Jan ile konuşan kız Suzanne'dır.Suzanne is the girl over there speaking with Jan.
Kızlarla konuşan erkeklerin en büyük sorunlardan biri, söylenecek şeylerin tükenmesidir.One of the biggest problems guys have talking to girls is running out of things to say.
Onlarla konuşmadıkça nadiren konuşan insanlar vardır.There are people who seldom speak unless they're spoken to.
Konuşana bak hele.Look who's talking.
O, doğuştan İngilizce konuşan biridir.He is a native English speaker.
Türkçe konuşan bir turist grubu gördüm.I saw a group of tourists who spoke Turkish.
Korece konuşan bir yardımcıya ihtiyacım var.I need an assistant who speaks Korean.
Bir dili tamamen bilmek o dili konuşan insanları tamamen bilmek anlamına gelir.Knowing a language fully means knowing fully the people who speak that language.
Esperanto konuşan birçok arkadaşım var.I have many Esperanto-speaking friends.
Tatoeba'nın azınlık dillerini konuşanları nasıl çekebileceğini merak ediyorum.I wonder how Tatoeba can attract speakers of minority languages.
Sen hiç Esperanto dilini konuşan birini duydun mu?Have you ever heard someone speaking in Esperanto?
Hiç Esperanto konuşan birini duydun mu?Have you ever heard someone speaking Esperanto?
Benim ülkemde Almanca konuşan çok insan yok.There are not many people who speak German in my country.
Kanada'da Fransızca konuşan insanlar bulmak istiyorsan Quebec'e git.If you want to find people who speak French in Canada, go to Quebec.
Japonca konuşan biri var mı?Does anyone speak Japanese?
Bir kütüphanede yüksek sesle konuşan insanları dinlemek sinir bozucu.It's annoying to hear people talking loudly in a library.
İngilizce konuşan o çocuk benden daha uzun.That boy speaking English is taller than me.
Tom az konuşandır.Tom is uncommunicative.
Arkamdan benim hakkımda konuşan insanları sevmem.I don't like people talking about me behind my back.
İngilizceyi iyi konuşan birkaç arkadaşım var.I have several friends who speak English well.
Fransızcada akıcı olmak için Fransızca konuşan bir ülkede yaşamak gerekli midir?Is it necessary to live in a French-speaking country to become fluent in French?
Fransızca öğrenmenin en iyi yolu Fransızca konuşan bir ülkede yaşamaktır.The best way to learn French is to live in a French-speaking country.
Beni Fransızca konuşan bir doktorla tanıştırır mısın?Can you introduce me to a doctor who speaks French?
Beni Fransızca konuşan biriyle tanıştırır mısın?Can you introduce me to someone who speaks French?
Beni Fransızca konuşan biriyle tanıştırabilir misiniz?Can you introduce me to someone who speaks French?
Fransızcayı iyi konuşan birçok arkadaşım var.I have quite a few friends who speak French well.
Hiç Fransızca konuşan birini duydun mu?Have you ever heard someone speaking in French?
Tom Fransızca konuşan birini işe almayı planlıyor.Tom plans to hire someone that speaks French.
Fransızcayı çok iyi konuşan birini tanıyorum.I know somebody who speaks French very well.
Fransızca konuşan birini işe almak istiyorum.I'd like to hire someone who speaks French.
Hiç Fransızca konuşan personeliniz var mı?Do you have any employees who speak French?
Fransızca konuşan bir doktor bulmak istiyorum.I'd like to find a French-speaking doctor.
Ofisinde Fransızca konuşan biri var mı?Does anyone in your office speak French?
Ailenizde Fransızca konuşan biri var mı?Does anyone in your family speak French?
Fransızca konuşan biriyle konuşabilir miyim?Can I talk to someone who speaks French?
Fransızcayı iyi konuşan birini tanıyorum.I know someone who speaks French well.
Fransızca konuşan birini tanıyor musun?Do you know anyone who speaks French?
Fransızca konuşan bir adam tanıyorum.I know a man who speaks French.
Ben Litvanyaca konuşan küçük bir erkek kedi biliyorum.I know a little tomcat that speaks Lithuanian.
Senin dilini konuşan insanlar nerede yaşıyor?Where do the people who speak your language live?
Dilinizi konuşan genç insanlar var mı?Are there young people who speak your language?
Herkesin içinde senin dilini konuşan insanlar var mı?Are there people who speak your language in public?
Sen Tom'la konuşan tek kişisin.You're the only one who's talked to Tom.
Tom'la konuşan son kişi benim.I'm the last one who talked to Tom.
Tom'la konuşana kadar bilemeyeceğim.I won't know until I talk to Tom.
Burada İngilizce konuşan biri var mı?Anyone here speaks English?
Tanıdıklarım arasında birçok Japonca konuşan Amerikalı vardır.Among my acquaintances are many Japanese-speaking Americans.
Tom Mary ile konuşan adam.Tom is the guy talking to Mary.
John ile konuşan kıza Susan denir.The girl talking with John is called Susan.
Tom, dobra dobra konuşan bir tiptir.Tom is the type of a person who calls a spade a spade.
Portekizce konuşan birine ihtiyacım var. Konuşuyor musun?I need someone who speaks Portuguese. Do you speak it?
Tom Mary ile konuşan şu adamın eksik bir parmağı olduğunu fark etti.Tom noticed that that man talking to Mary had a finger missing.
Tom hiç Fransızca konuşan bir ülkede bulunmadı.Tom has never been to a French-speaking country.
Tom'un Fransızca konuşan hiç arkadaşı yok.Tom doesn't have any friends who speak French.
Burada Fransızca konuşan tek kişi ben miyim?Am I the only one here who speaks French?
Sen kesinlikle bir anadil konuşanısın.You are definitely a native speaker.
Yarın Avrupa'dan iki tane genç Esperanto konuşanı geliyor.Tomorrow two young Esperanto speakers are coming from Europe.
İlgili Sayfalar