konuşan ile cümle
konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir muhabir Dr Patterson'la konuşan bir goril olan Koko hakkında görüşme yapıyor.A reporter is interviewing Dr. Patterson about Koko, a talking gorilla.
Konuşan sözlük artık bir fantezi değil.A talking dictionary is no longer a fantasy.
İngilizce konuşan o oğlan benden daha uzundur.That boy who is speaking English is taller than I.
Japoncayı çok iyi konuşan bir Amerikalı kız tanıyorum.I know an American girl who speaks Japanese very well.
Fred'le konuşan çocuk Mike'dır.The boy talking with Fred is Mike.
Donald diğerleri hakkında kötü konuşan insanları sevmez.Donald doesn't like people who speak ill of others.
Hiçbiri konuşanı dinlemiyordu.None were listening to the speaker.
John'la konuşan kız Susan'dır.The girl talking with John is Susan.
John ile konuşan öğrenci Kanadalıdır.The student who is talking with John is from Canada.
Jim ile konuşan kız Mary'dir.The girl talking with Jim is Mary.
Jane'nin iyi İngilizce konuşan Japon bir arkadaşı var.Jane has a Japanese friend who speaks English well.
Jane, İngilizceyi iyi konuşan Japon bir arkadaşa sahiptir.Jane has a Japanese friend who speaks English well.
Burada Japonca konuşan biri var mı?Does anyone here speak Japanese?
Kendileri hakkında konuşan insanlar beni her zaman sıkar.People who talk about themselves all the time bore me.
Bayan Allen ile konuşan genç kadını bana tanıtır mısın?Will you introduce me to the young woman talking with Mrs. Allen?
Şu çocukla konuşan bayan onun öğretmenidir.The lady that is speaking to that boy is his teacher.
John ile konuşan genç adam, Kanadalı bir öğrenci.The young man who is talking with John is a student from Canada.
Öğretmenimizle konuşan kadını tanımıyorum.I do not know the woman talking to our teacher.
Benimle konuşan çocuk yeni bir öğrenciydi.The boy who spoke to me was a new student.
İngilizceyi iyi konuşan bir kız tanıyorum.I know a girl who speaks English well.
Patronumuzla konuşan adam Hiroshi'dir.The man talking with our boss is Hiroshi.
Mayumi ile konuşan kız kız kardeşimdir.The girl talking with Mayumi is my sister.
İnsan, konuşan tek hayvandır.Man is the only animal that talks.
Japonca konuşan biriyle konuşabilir miyim?Can I talk to someone who speaks Japanese?
Ben Japonca konuşan bir rehberi işe alabilir miyim?Can I hire a guide who speaks Japanese?
Japonca konuşan bir doktorla nasıl irtibata geçebilirim?How can I contact a Japanese-speaking doctor?
Japonca konuşan bir doktor tanıyor musun?Do you know any doctors who speak Japanese?
Japonca konuşan bir hostes var mı?Is there a Japanese-speaking stewardess?
O dobra dobra konuşan bir insan türüdür.He is a type of a person who calls a spade a spade.
O az konuşan bir adam ama o her zaman sözünü tutar.He is a man of few words, but he always keeps his promise.
Az konuşan çok bilir.He knows most who speaks least.
Güzel konuşan bilim adamı kolayca tartışmaya katıldı.The eloquent scholar readily participated in the debate.
Eğer İngilizce konuşanlar bunu anlamıyorsa bu hiçbir anlam ifade etmiyor.That means nothing if English speakers don't understand it.
O açık konuşan biri.She's a plain speaker.
İngilizce konuşan biri var mı burada?Does anyone here speak English?
İngilizce konuşan, ruhsatlı bir kılavuz istiyorum.I want a licensed guide who speaks English.
O İngilizce konuşan birini işe alacak.He will hire someone who speaks English.
O az konuşan biri.He is a man of few words.
Ben sadece İngilizceyi, onu ana dili olarak konuşanlardan korumaya çalışan bir göçmenim.I'm only an immigrant trying to protect the English language from its native speakers.
Dünyada Baskça konuşan 800,000'i aşkın kişi vardır.There are over 800,000 Basque speakers in the world.
Dünyada 800,000'i aşkın Baskça konuşan kişi vardır.There are over 800,000 Basque speakers in the world.
Esperanto konuşanlar hala ilke olarak en azından iki dillidirler.Esperanto speakers are in principle still at least bilingual.
Hiç İngilizce konuşan bir izleyici ile konuştun mu?Have you ever spoken to an English speaking audience?
Fransızca konuşan rahip gelecek hafta burada olacak.The priest who speaks French will be here next week.
Her zaman konuşan biri vardır.There's always someone talking.
Burada İngilizce konuşan biri var mıdır?Is there someone here who speaks English?
Ana dilini konuşan bir sürü arkadaşım var.I have many friends who are native speakers.
Akıcı olarak konuşan çok arkadaşım var fakat hâlâ yerliler gibi ses çıkaramıyorlar.I have many friends who speak fluently, but still don't sound like native speakers.
Bir yerli konuşan gibi ses çıkarmak istiyorsan bu çok iş gerektirir.If you want to sound like a native speaker, it'll take a lot of work.
Yabancı bir dil öğrenen birçok kişi bir yerli gibi asla konuşanaz.Most people studying a foreign language will never be able to speak like a native speaker.
Keşke Tom daha iyi bir Fransızca konuşanı olabilse.Tom wishes that he could be a better French speaker.
Tom Fransızcayı akıcı olarak konuşan biri değildir.Tom isn't a fluent speaker of French.
Tom az konuşan bir insan.Tom is a man of few words.
Tom Mary ile konuşan çocuğu bilmiyor.Tom doesn't know the boy talking to Mary.
Mary ile konuşan adam Tom'dur.The man Mary is talking with is Tom.
Tom'la konuşan kız Mary'dir.The girl talking with Tom is Mary.
İngilizce konuşan biri var mı?Is there anyone who speaks English?
Çok iyi Rusça konuşan birini tanıyorum.I know a person who speaks Russian very well.
Michael az konuşan bir adam ama konuştuğunda insanlar onu dinler.Michael is a man of few words, but when he speaks, people listen.
Latince konuşan bir adam tanıyorum.I know a man who speaks Latin.
İlgili Sayfalar