konuşan ile cümle

konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
SETimes'a konuşan Jovanoviç, ''Ya Kosova, ya Avrupa' diye bir ikilem yoktur."The dilemma 'Kosovo or Europe' does not exist.
Sunumundan sonra SETimes'a konuşan Singh, "İki buçuk yıl önce yatırımımız kârlı hale geldi."Two and a half years ago our investment became profitable.
SETimes'a konuşan Bitiki, "Ne yazık ki, birçok başarısızlık var."Unfortunately, there have been many failures.
SETimes'a konuşan Erkin şöyle diyor: "Dokuz aylık kuaförlük kursundan başka diplomam yok."I don't have a degree, except for a nine-month hairdressing course and that's about it.
SETimes'a konuşan Vukoviç, "Kurumsal açıdan, bu ikisi tamamen farklı şeyler ..."Institutionally, the two are strictly separated. ...
SETimes'a konuşan Patrikios, "Şiir, günümüzde eksik olan bir atmosfer yaratıyor."Poetry can create this atmosphere that in present times is lacking.
SETimes'a konuşan Prgomet, "Son seçimler ve partinin tedavi edilmesi her HDZ üyesini ilgilendirmeli."The last elections and cure of the party should concern each HDZ member.
SETimes'a konuşan Kuljis, "Bütün sorunlarıyla birlikte resmen içinde patladı."It simply imploded with all of its problems.
Reuters'e konuşan Vukceviç, yakında 16 şahsın daha tutuklanacağını da belirtti.He also told Reuters that another 16 individuals would be detained soon.
SETimes'a konuşan İlazi, "Kosova, ABD'nin son müzakerelerde rol oynamasını bu yüzden istedi."That's why Kosovo had insisted on a US role in the latest negotiations.
SETimes'a konuşan Likoviç "Konuklarımızın kendini Karadağ'da güvende hissetmeleri çok önemli."It is very important that our visitors feel safe in Montenegro.
SETimes'a konuşan Pambuccian, "Sahtecilik zaten bir sorundu, korsancılık ise doğrudan hırsızlık."Counterfeiting is a phenomenon while piracy is direct theft.
SETimes'a konuşan Curiç, "Her alanda ve toplumun her kesiminde somut bir program sunacağız."We will offer a concrete programme in each field and for each segment of society.
SETimes'a konuşan Svaljek, "Sahip olmadığınız bir şeyden tasarruf edemezsiniz."You cannot save from something that you do not have.
SETimes'a konuşan tarihçi, "Osmanlılar Türk değildi, çoğu zaman Arnavuttu."The Ottomans were not Turks, but in most cases were Albanians.
SETimes'a konuşan Veljoviç, "Devlet, polisin güvenliği korumadaki önemini anlamalıdır."The state must realise the importance of the police in maintaining security.
SETimes'a konuşan Saviç, benzer bir kampanyanın aylar içinde Sırbistan'da da başlamasını umuyor.Hopefully, a similar campaign will begin in Serbia within months, she tells SETimes.
SETimes'a konuşan Bjelakoviç, "Neredeyse her yıl onları ziyarete giderim."Almost every year I go to visit them.
Medyaya konuşan başbakan yardımcısı, "Rakam, 2008 sonuna kadar %6 çizgisini geçmemelidir." dedi."The figure should not breach the 6% mark by the end of 2008," he told media.
SETimes'a konuşan Nakiboğlu, "İkinci sınır kapısını açılır açılmaz kullanacağım."I will use the second border gate as soon as it is opened.
SETimes'a konuşan Miloseviç, "Yavaş yavaş geldim, acelem yok."I take it slowly, I'm in no hurry.
SETimes'a konuşan Theophanous, "Her zamanki kamu sektörü harcamaları sorunumuz var."We have the usual problem of public sector spending.
SETimes'a konuşan Simiç, "Sırbistan'ın şimdi hamlelerini iyi tartması gerekiyor."Serbia now has to carefully analyse its moves.
SETimes'a konuşan Solaja, "Bugün referandum yapılsa, SC'de NATO'ya kesinlikle destek verilmez."If the referendum is held now, NATO would definietly not have support in RS.
SETimes'a konuşan Gruhonyiç, "Seçim öncesinde ve bölgede gerilim yükseldiğinde olaylar artar."Incidents increase before an election and when tensions are high in the region.
SETimes'a konuşan Georgiev, "Kredi müfettişleri beş kere geldi."We had five sessions with the credit inspectors.
SETimes'a konuşan Vrayolli, "Bu tür iddialar ve şüpheler durduk yerde çıkmaz."Such allegations and doubts do not come unexpected.
SETimes’a konuşan Karaiskakis, “Ekonominin bu felaketi yaşayacağını öngören bir sürü rapor yazıldı."We've seen a lot of reports that disaster was going to hit," he told SETimes.
SETimes'a konuşan Busatlija, "Sırbistan'da gıda, ithalatındaki tekel yüzünden pahalı."Food in Serbia is expensive because of the monopoly on its import.
SETimes'a konuşan Chereches, "Tabii ki onlarla konuştuk, her şey kitabına göre yapıldı."Of course we have spoken to them; everything is done according to the manual.
SETimes'a konuşan Haşani, "Alman Markı'ndan avroya geçiş kolay olmadı."The transformation from the Deutsche Mark to the euro was not easy.
SETimes'a konuşan Mariana, "Bosna, Amerika ve Bulgaristan'dan arkadaşlarla aynı dairede kalıyoruz."I am staying at an apartment with my friends from Bosnia, America and Bulgaria.
Ziyarette konuşan Veljanovski, "Bu, ülkelerimiz arasındaki yoğun işbirliğinin bir işaretidir."This is a sign of the intensive co-operation between our two countries.
SETimes'a konuşan Lama, "Hükümetin bağımsız kurumları kontrol altına alma yönünde bir zaafı var."There is a temptation from the government to put control on independent institutions.
Southeast European Times'a konuşan Igriç, "Tabii ki BIRN yaşayacak." dedi."Of course BIRN will survive," Igric told Southeast European Times.
SETimes'a konuşan Tsakanikas, "Bu, krizi daha da derinleştirecek çok sert bir program."It's a very harsh programme that will deepen the recession.
SETimes'a konuşan Kollios, "Tüm imalatçılar sıkıntı içinde ... herkes kızgın."Everyone who produces something is in trouble … everyone is angry.
SETimes'a konuşan analist, "Başka herhangi bir ülkede bunlar davanın düşmesine yeterdi." dedi."In any other country that would be enough for the case to collapse," Jenkins told SETimes.
Toplantıdan sonra konuşan Merkel, "Almanya dayanışmasını sergileyebilir.After their meeting, Merkel said "Germany can express its solidarity.
SETimes'a konuşan Kaplan, "Aslında her iki kişiden birisi işsiz kaldı." diyor."But in fact, every one of two became jobless," Kaplan told SETimes.
SETimes'a konuşan Kovaceviç, "Müzikte her şey kaliteden gelir."In music, everything comes only from quality.
Coşkulu performansının ardından konuşan Carlton, “Şimdi daha iyi hissediyorum”, dedi."Now I feel better," Colten said after his euphoric performance.
SETimes'a konuşan Jasoviç, "Parayı bulan, bu yılın mutlu ve refah dolu geçmesini bekler." dedi."Anyone who finds the coin expects this year to be happy and prosperous," she told SETimes.
SETimes'a konuşan Solaja, "Adil olmak gerekirse, BH terörist tehditlere kaynak teşkil ediyor."To be fair, BiH is a source of terrorist threats.
Bana çalışan adam lazım, rakı sofralarında konuşan adam değil!"[7]I need a working man, not a man speaking at raki tables!" [1]
Trump, 2016 Kasım ayında bir mitingde konuşanTrump speaking at a rally in Iowa, November 2016
Konuşan bilgisayar Colin kendisinin ne kadar zeki olduğu hakkında şarkı söyler.Colin, a talking computer, randomly begins to sing about how clever he is.
Amerika kıtasındaki İspanyolca konuşanlar.Spanish speakers in the Americas. 50% 30% 20% 10% 5% 2%
Konuşan büyülü bir gürz olarak tanımlanmaktadır.Sumerian mythic sources describe it as an enchanted talking mace.
Bu harita, Türkçe konuşan halkların yaşadığı Avrasya'nın bazı bölgelerini gösterir.This map shows parts of Eurasia inhabited by Turkic-speaking peoples.
Hint-Avrupa dilleri konuşan grupları ile ilişkileriRelation to Indo-European speaking groups
Çeşitli türlerde cihazlar konuşanın kimliğini doğrulamak için speaker recognition kullanır.Various devices use speaker recognition, to verify the identity of a speaker.
Nijerya'daki başlıca Çad dilleri konuşan halklar.Main Chadic-speaking peoples in Nigeria.
Tacikistan'da bir grup Yagnobca konuşan adamA group of Yaghnobi-speaking men from Tajikistan
İngilizce konuşan bir kitlenin "Bozenta" ismini telaffuz etmesi "Chłapowski" den daha kolaydı. [3]"Bozenta" was easier for an English-speaking audience to pronounce than "Chłapowski."[14]
Montagu C. Butler, Esperanto konuşan çocukları ilk yetiştiren kişidir.Montagu C. Butler is the first to raise Esperanto-speaking children.
17. yüzyılda, o bölgedeki Yukarı Sorbca konuşanların sayısı 300.000'in üzerine çıktı.By the 17th century, the number of Upper Sorbian speakers in that area grew to over 300,000.
Bir noktada, Aravakan dilleri konuşan Taíno kültürü Karayipler'de ortaya çıkmıştır.At some point, the Arawakan-speaking Taíno culture emerged in the Caribbean.
Gerçekten de Türkçe konuşan Anadolu kadınları da bölgeye göç etti.Indeed, Turkish-speaking Anatolian women also migrated to the region.
Hint-Aryan dillerinin bir tane büyük temsilcisi vardır: Romanca ( 1.5 milyon konuşan).The Indo-Aryan languages have one major representation: Romani (c.
İlgili Sayfalar