konuşabilir ile cümle
konuşabilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
O Rusça'yı konuşabilir ve yazabilir.Jis gali kalbėti ir rašyti rusiškai.
O Rusça'yı konuşabilir ve yazabilir.Ji gali kalbėti ir rašyti rusiškai.
O sadece bir dil konuşabilir.Jis gali kalbėti tik viena kalba.
O sadece bir dil konuşabilir.Ji gali kalbėti tik viena kalba.
Fransızca konuşabilir.Ta kirjutab prantsuse keeles.
Acil Yardım Numarası’nı aradığınızda Fince veya İsveççe konuşabilirsiniz.Cuando llame al teléfono de emergencias, podrá hablar finés o sueco.
Acil Yardım Numarası’nı aradığınızda Fince veya İsveççe konuşabilirsiniz.Du kan tala finska eller svenska när du ringer nödnumret.
Acil Yardım Numarası’nı aradığınızda Fince veya İsveççe konuşabilirsiniz.Kun soitat hätänumeroon, voit puhua suomea tai ruotsia.
Acil Yardım Numarası’nı aradığınızda Fince veya İsveççe konuşabilirsiniz.Quand vous téléphonez au numéro d'appel d'urgence, vous pouvez parler en finnois ou en suédois.
Acil Yardım Numarası’nı aradığınızda Fince veya İsveççe konuşabilirsiniz.Когда вы звоните на этот номер, вы можете говорить по-фински или по-шведски.
Acil Yardım Numarası’nı aradığınızda Fince veya İsveççe konuşabilirsiniz.عندما تقوم بالاتصال برقم الطوارئ فإنه بإمكانك التحدث باللغة الفنلندية أو اللغة السويدية.
Acil Yardım Numarası’nı aradığınızda Fince veya İsveççe konuşabilirsiniz.拨打紧急救助电话时,请使用芬兰语或瑞典语。您可询问救助人员是否懂英语,但他们有可能不懂。如有必要,紧急救助中心会为您提供口译服务。
[Adam kendi dilinde konuşur]: Onlarla konuşabilir miyim? [2.Certo, certo.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Onlarla konuşabilir miyim?Je pourrai leur parler ?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Onlarla konuşabilir miyim?Kann ich mit ihnen reden?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Onlarla konuşabilir miyim?남자(현지어): 저분들과 이야기를 나눠도 될까요?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Onlarla konuşabilir miyim?رجل يتحدث لغته الأصلية: هل يمكنني التحدث إليهم؟
[Adam kendi dilinde konuşur]: Onlarla konuşabilir miyim?男2(母国語): ああ
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Cierra la boca!", Añadió el Grifo, antes de que Alicia pudiera volver a hablar.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Držte jazyk za zubami!" Dodal Gryphon, ako Alice mohla prehovoriť.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Držte jazyk za zuby!" Dodal Gryphon, než Alice mohla promluvit.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Fogd be a szádat!" Tette hozzá a Gryphon, mielőtt Alice megszólalhatott volna újra.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi.Giữ lưỡi của bạn! Thêm Gryphon, trước khi Alice có thể nói chuyện một lần nữa.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi.앨리스는 다시 말할 수있을 전에 '입닥쳐'를 Gryphon은 덧붙였다.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Håll käften!" Tillade Gryphon, innan Alice kunde tala igen.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Halt den Mund!", Fügte der Greif, bevor Alice wieder sprechen konnte.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi.'Hold din tunge! "Tilføjede griffen, før Alice kunne tale igen.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi.'Hou je mond!' Voegde de Gryphon, voor Alice kon weer spreken.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi.'Oddana svoj jezik! "Doda Gryphon, preden bi Alice govoriti še enkrat.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Pidä kielesi!" Lisätty Gryphon, ennen kuin Alice voisi puhua uudelleen.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Segure sua língua!", Acrescentou o Grifo, antes que Alice pudesse falar novamente.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi.'Sta zitto!' Aggiunto il Grifone, prima che Alice potesse parlare di nuovo.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Tahan lidahmu!" Tambah Gryphon, sebelum Alice bisa bicara lagi.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Taisez-vous!", A ajouté le Griffon, avant qu'Alice ne pouvait parler à nouveau.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Ţine-ţi limba!", A adăugat Gryphon, înainte de Alice-ar putea vorbi din nou.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Trzymaj język!" Dodał Gryphon, przed Alice mógł mówić ponownie.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Κρατήστε τη γλώσσα σας!" Προστίθεται το Gryphon, πριν από την Alice θα μπορούσε να μιλήσει και πάλι.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Мовчати!" Додав Грифон, перш ніж Аліса могла говорити знову.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Молчать!" Добавил Грифон, прежде чем Алиса могла говорить снова.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."Мълчи!", Добави Gryphon, преди Алис можеше да говори отново.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."שתוק!" הוסיף גריפון, לפני אליס יכול היה לדבר שוב.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi."امسك لسانك!' وأضاف العنقاء ، أليس قبل أن يتكلم مرة أخرى.
Alice tekrar konuşabilir önce 'Dilini tut!' Gryphon eklendi.とにせウミガメは続いた。 "我々は、教育の最高のを持っていた - 実際に、我々
Ama benim hakkında konuşabilirim.Ale mogę opowiadać o swoich doświadczeniach.
Ama benim hakkında konuşabilirim.Mais je peux parler de mon expérience.
Ama benim hakkında konuşabilirim.No puedo hablar de las experiencias de otras personas, pero puedo hablar de la mía.
Ama benim hakkında konuşabilirim.Posso falar sobre a minha e de minha família.
Ama onunla evliliğe doğru giden bir ilişkimiz var. Bu yüzden onunla konuşur gibi benimle konuşabilirsin.Αλλά εγώ έχω σχέση γάμου μαζί του. ¨Όποτε το να μιλήσεις σε μένα είναι το ίδιο πράγμα.
Ancak belki onlarla oturup konuşabiliriz.Aber vielleicht kann man sich mit ihnen zusammensetzen und mit ihnen Reden.
Ancak belki onlarla oturup konuşabiliriz.Ale może da się z nimi negocjować.
Ancak belki onlarla oturup konuşabiliriz.Ale snad se s nimi dá jednat.
Ancak belki onlarla oturup konuşabiliriz.Dar poate că putem dialoga cu ele.
Ancak belki onlarla oturup konuşabiliriz.그렇지만 협상이 가능하게 될지 모르죠.
Ancak belki onlarla oturup konuşabiliriz.Maar misschien kan je ermee gaan onderhandelen.
Ancak belki onlarla oturup konuşabiliriz.Mais peut être vous pourrez vous asseoir et leur parler.
Ancak belki onlarla oturup konuşabiliriz.Možno si s nimi môžete sadnúť a porozprávať sa.
Ancak belki onlarla oturup konuşabiliriz.Namun Anda mungkin dapat duduk dan berbicara dengan mereka.
Ancak belki onlarla oturup konuşabiliriz.Nhưng có lẽ bạn có thể ngồi xuống và nói chuyện với họ.
Ancak belki onlarla oturup konuşabiliriz.Pero quizás puedes sentarte y hablar con ellos.
Ancak belki onlarla oturup konuşabiliriz. Yani buradaki grafik, şimdi size göstereceğim.Ezt a grafikont szeretném bemutatni.