konuş ile cümle

konuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Benimle konuşuyor musun?Are you talking to me?
Sen benimle öyle konuşma.You don't... you don't talk to me like that.
Eğer başbakan olsam Clinton'la iyi bir konuşma yaparım.If I were prime minister, I'd give Clinton a good talking to.
Evin hanımıyla konuşmak istiyorum.I'd like to speak to the lady of the household.
Devam edin ve konuşun.Go ahead and talk.
Öğretmenle konuşmaktan çekinme, eğer anlamazsan biraz girişken ol!Don't be shy about talking to the teacher; if you don't understand, use some initiative!
Konuşmacı insanları isyana teşvik etmeye çalıştı.The speaker tried to incite the people to rebellion.
François bir konuşma yaptı.François gave a speech.
Konuşmaya hazırlanmak için çok az zamanım vardı.I had little time to prepare the speech.
Konuşma yapan biri herkesin onu görebileceği yerde durmalı.A person giving a speech should stand where everyone can see him.
Konuşmacı herkesin onu görebileceği bir yerde durmalı.The speaker should stand where everyone can see him.
Bir Amerikalı istasyonda benimle konuştu.An American spoke to me at the station.
İngilizler trende nadiren yabancılarla konuşurlar.Englishmen rarely talk to strangers in the train.
İngilizce konuşabileceksin.You will be able to speak English.
İngilizce konuşabiliyor musun?Can you speak English?
İngilizce konuşabilir misin?Can you speak English?
İngilizce konuşur musun?Can you speak English?
İngilizce konuştuğunda tonlama için daha fazla dikkat et.Pay more attention to intonation when you speak English.
İngilizce konuşmak benim için zordur.Speaking English is very difficult for me.
İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkmayın.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce konuşurken hatalar yapmaktan korkma.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce konuşmak zor değildir.It is not difficult to speak English.
İngilizce konuşmayı kolay buldum.I found it easy to speak English.
Sen iyi İngilizce konuşursun.You speak good English.
İngilizce konuşmak kolay değildir.Speaking English is not easy.
İngilizce konuşmak faydalılar.Speaking English is useful.
İngilizce konuşmak faydalıdır.Speaking English is useful.
İngilizce konuşmak zordur.Speaking English is difficult.
İngilizce konuşmak zor mu?Is it hard to speak English?
İngilizce konuşmak çok eğlenceli.Speaking English is a lot of fun.
İngilizce konuşalım.Let's speak English.
İngilizce konuşan o oğlan benden daha uzundur.That boy who is speaking English is taller than I.
İngilizce konuşmalı mıyım?Must I speak English?
Ben biraz İngilizce konuşabiliyorum.I can speak a little English.
Eğer İngilizce konuşmuyorsanız iyi bir pozisyon elde etme olasılığınız çok az muhtemeldir.You're much less likely to get a good position if you don't speak English.
İngilizce dünya genelinde birçok ülkede konuşulur.English is spoken in many countries around the world.
İngilizce dünyanın birçok yerinde konuşulur.English is spoken in many parts of the world.
İngilizce dünyada en yaygın konuşulan dildir.English is by far the most widely-spoken language in the world.
İngilizcenin yanı sıra Almanca da konuşur.He speaks German, not to mention English.
İngilizce nerede konuşulur?Where is English spoken?
İngilizce birçok ülkede konuşulur.English is spoken in many countries.
Burada İngilizce konuşulmaz.English is not spoken here.
Kanada'da İngilizce konuşulur mu?Is English spoken in Canada?
Kanada'da İngilizce konuşulur.English is spoken in Canada.
İngilizce Amerika'da konuşulur.English is spoken in America.
İngilizcenin yanı sıra Fransızca konuşabilir.In addition to English, he can speak French.
İngilizcenin yanı sıra, Almanca da konuşur.In addition to English, he speaks German.
İngilizce konuşma yarışmasına katılacak mısın?Are you going to take part in the English speech contest?
İngilizceni geliştirmek istiyorsan mümkün olduğu kadar sık İngilizce konuşmaya çalış.Try to speak English as often as possible if you want to improve your English.
Biz ya İngilizce ya da Japonca konuşabiliyorduk.We were allowed to speak either in English or in Japanese.
Ya İngilizce ya da Japonca konuşmamıza izin verildi.We were allowed to speak either in English or in Japanese.
Keşke İngilizce konuşabilsem.If only I could speak English!
Dünyada İngilizce'nin en yaygın şekilde konuşulan dil olduğunu inkar etmek yok.There is no denying that English is the most widely spoken language in the world.
O ya İngilizce ya da Fransızca konuşabilir.He can speak either English or French.
Başkaları hakkında arkalarından kötü konuşmamalıyız.We must not speak ill of others behind their backs.
Jack'in arkasından konuşmamalısın.You shouldn't talk about Jack behind his back.
Bizim satış elemanlarıyla konuştum.I talked with our sales people.
O araba sürerken onunla konuşma.Don't speak to him while he is driving.
Otobüs hareket halindeyken yolcular şoförle konuşmamalıdır.Passengers shall not converse with the driver while the bus is in motion.
O, arabayı kullanırken sürücüyle konuşmayın.Don't speak to the driver while he is driving.
İlgili Sayfalar