Onlar ne için kontrol ediyor?What are they checking for?
Biz kendi kaderimizi kontrol ediyoruz.We control our own destiny.
O senin kontrolün dışında.That's out of your control.
Takvimi kontrol edeyim.Let me check the calendar.
Tom kontrolden çıktı.Tom is out of control.
Bunu kontrol etmem gerek.I need to check it.
Doğum kontrol haplarının olası bir yan etkisi, cinsel dürtüdeki kayıptır.A possible side effect of the contraceptive pill is a loss of sex drive.
Tom bütünüyle kontrolünü kaybetmiş.Tom totally freaked out.
Öğretmen sınıf listesini kontrol eder.The teacher checks the class roster.
Ölümle sonuçlanan bıçaklama olayının kıvılcımı, kontrolden çıkan tartışmadan çıkmıştı.The fatal stabbing was sparked by an argument that got out of control.
Bu hastalık kontrolsüz yangın gibi yayılıyor.This disease spreads like wildfire.
Mary aniden kontrolsüzce ağlamaya başladı.Mary suddenly started crying uncontrollably.
Monsanto dünya tohum pazarının %27'ini kontrol etmektedir.Monsanto controls 27% of the world seed market.
Onu kontrol edecektim.I was going to check on her.
Sanırım o beni kontrol etti.I think she checked me out.
Tom yola çıkmadan önce hava tahminini kontrol etti.Dan checked the weather forecast before taking off.
Gidip şu kurabiyeleri bir kontrol etsem iyi olacak.I better go check on those cookies.
O, çocuklarını kontrol altında tutmuyor.She doesn't keep her children under control.
Kira kontrolü bir ev sahibinin bir daire için isteyebileceği kirayı sınırlar.Rent control limits the rent that a landlord can charge for an apartment.
Ben kontrolümü kaybetmiştim.I was freaked out.
Bugün yola çıkmadan önce onu kontrol etmek için döneceğim.I'll be back to check on him before I head out today.
Mary yüzünü ellerinin içine gömdü ve kontrolsüzce ağladı.Mary buried her face in her hands and sobbed uncontrollably.
Bu gizli bar mafya tarafından kontrol edilir.This speakeasy is controlled by the mob.
Savaş imparatorluğun yayılmacı eğilimlerini kontrol etti.The battle checked the empire's expansionist tendencies.
Doğum kontrol hamilelikten daha ucuzdur.Birth control is cheaper than pregnancy.
FBI ajanları 2 hafta boyunca Tom'un evini kontrol altında tuttu.FBI agents staked out Tom's house for 2 weeks.
O bir döner kavşakta kontrolü kaybetti ve takla attı.His car lost control in a roundabout and flipped.
O bir döner kavşakta arabanın kontrolünü kaybetti ve takla attı.He lost control with the car in a roundabout and it flipped.
Tom işleri kontrol etmeye söz verdi.Tom promised to check things out.
Önümüzdeki cumartesi hangi filmlerin oynadığını kontrol eder misin?Could you check what movies are playing next Saturday?
Kendini nasıl kontrol edeceğini öğrenmelisin.You should learn how to control yourself.
Senin o ruh halini nasıl kontrol edeceğini öğrenmelisin.You should learn how to control that mood of yours.
Dışarı çıkmadan önce gazın kapatıldığından emin olmak için kontrol etmeyi unutma.Remember to check to make sure the gas has been turned off before you go out.
Dışarı çıkmadan önce gazın kapalı olup olmadığımı kontrol etmeyi unutma.Before you go out remember to check the gas is turned off.
Duygularını kontrol etmeyi öğrenmelisin.You should learn to control your emotions.
Kontrolsüz bir yaşam sefalete yol açar.An uncontrolled life leads to misery.
Bunun hakkında bir şey söylemeden önce gerçeklerimizi dikkatlice kontrol edelim.Let's check our facts carefully before we say anything about this.
Önümüzdeki 4 ila 6 hafta, büyük Ebola salgınını kontrol etmekte çok önemlidir.The next four to six weeks are crucial in controlling the massive Ebola outbreak.
Kendimi kontrol edemedim.I couldn't control myself.
Operatör robot üzerindeki kontrolünü kaybetti.The operator lost control over the robot.
Biz robotların kontrolünü kaybettik!We have lost control of the robots!
Pilot, valf kullanarak motor gücünü kontrol eder.The pilot controls the engine power using the throttle.
Dümen, uçağın yalpalamasını kontrol etmeye yarar.The rudder works to control the yaw of the plane.
Postanı ne sıklıkla kontrol ediyorsun?How frequently do you check your mail?
Tom kontrolsüz biçimde titremeye başladı.Tom began to shiver uncontrollably.
Öfkeni kontrol etme çalış.Try to control your temper.
Ben işi kontrol edeceğim.I am going to check the work.
Sadece odaları kontrol ediyorum.I am just checking the rooms.
O büyük şirketlerin kontrolü altında.He's in the pocket of big corporations.
O, büyük şirketlerin kontrolü altında.She's in the pocket of big corporations.
Onlar büyük şirketlerin kontrolü altında.They're in the pocket of big corporations.
Bunu kontrol edemiyorum.I can't control that.
Tom oğlunu kontrol edemedi.Tom couldn't control his son.
Tom mesajlarını kontrol ediyor.Tom is checking his messages.
Gerçeklerini kontrol et.Check your facts.
Tom kendini nasıl kontrol edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to control himself.
Tom iyi olduğumdan emin olmak için beni kontrol etti.Tom checked on me to make sure I was okay.
Biz kontrolden çıktık.We're out of control.
Araba gelip gelmediğini kontrol etmeden asla caddeyi geçme.Never cross the street without checking that no cars are coming.
Onun üzerinde hiçbir kontrolümüz yok.We have no control over that.