Hangi sıklıkla mesajlarını kontrol edersin.How often do you check your messages?
Tom posta kutusunu kontrol etmedi.Tom didn't check his mailbox.
Hava Kuvvetleri hava sahasının kontrolüne sahip.The Air Force has the control of the airspace.
Hareketlerini kontrol edemiyordun.You were not able to check their movements.
Rusya motosikletçiler tarafından kontrol edilecektir!Russia will be controlled by motorcyclists!
Güvenlik ekibi arabada patlayıcı kontrolü yaptı.The security team checked the car for explosives.
İlk kontrol listesi 1961 yılında yayımlandı.The first checklist was published in 1961.
Her şeyi yakından kontrol etmeyi bırak!Stop micromanaging everything!
Lazer ışını alarm tetikleyicilerini kontrol ediyorum.I'm checking for laser beam alarm triggers.
Tüm başvuruyu kontrol edin.Check all that apply.
Sen muhtemelen onu kontrol ediyorsun.You probably control it.
Gaz musluğunun kapalı olup olmadığını kontrol edin.Check if the gas tap is closed.
Tüm elektronik cihazlar görevli tarafından kontrol edilmelidir.All electronic devices must be checked with the guard.
Tom hız kontrolünü açtı ve bir süre sahil boyunca gitti.Tom turned on cruise control and coasted for a while.
Her 30 saniyede telefonunuzu kontrol etmeyi durdurur musunuz?Could you stop checking your phone every 30 seconds?
Güncellemeler için tekrar kontrol edin.Check back for updates.
Detaylar için tekrar kontrol et.Check back for details.
Kan basıncını kontrol edeyim.Let me check your blood pressure.
Grup şimdi ses kontrolü yapıyor.The band is now doing a sound check.
O, kontrol etmek için yeterince kolay.That's easy enough to check.
Lastik basıncını kontrol edin.Check your tire pressure.
Onu kontrol etsen iyi olur.You'd better check that.
Seçeneklerini kontrol et.Check out your options.
Salgın kontrol altına alındı.The epidemic has been contained.
Harcamayı kontrol altında tutmamız gerekir.We need to keep spending under control.
Tom kontrolsüz bir biçimde hıçkırıyordu.Tom was sobbing uncontrollably.
Kirlilik kontrol edilebilir.Pollution can be controlled.
Tom her şeyi kontrol etti.Tom controlled everything.
Duyularını kontrol et.Control your emotions.
Kendi çocuklarını kontrol et.Supervise your own children.
Bir adamı penisi kontrol eder.A man's penis controls him.
Onun onu kontrol etmesine izin vermedi.She didn't allow him to control her.
Almanya, Avusturya sınırında geçici sınır kontrollerine başlıyor.Germany is introducing temporary border controls with Austria.
Senin sekmende e-postamı kontrol edebilir miyim?Can I check my email on your tab?
Tom öfkesini kontrol etmeye çalışıyordu.Tom was trying to control his anger.
Tom her zaman satın aldığı yiyeceklerde boya maddesi olup olmadığını kontrol eder.Tom always checks to verify that no dyes are in any food he buys.
Pastayı kontrol etmem gerekiyor.I need to check on the cake.
Durum hızlıca kontrolden çıktı.The situation quickly got out of control.
Durum hızla kontrolden çıktı.The situation quickly got out of control.
Endişelenme. Her şey kontrol altında.Don't worry. Everything is under control.
Gerçekten kıskançlığını kontrol etmek zorundasın. O senin içindeki bir canavar gibidir.You really have to control your jealousy. It's like a beast inside of you.
Dilek memnuniyetsizlikten kaynaklanır. Bunu kontrol etmeye çalış.Desire is a source of discontent. Try to control it.
Dilek memnuniyetsizlikten kaynaklanır. Bunu kontrol etmeye çalışın.Desire is a source of discontent. Try to control it.
Kıskançlığın davranışını kontrol etmesine izin verme!Don't let envy control your behaviour!
Arzunun aklını kontrol etmesine izin verme!Don't let desire control your mind!
Mary kontrollü bir eşti.Mary was a controlled wife.
Tom mesaj gelip gelmediğini görmek için telefonunu kontrol etti.Tom checked his cellphone for messages.
Son zamanlarda görme yeteneğini kontrol ettirdin mi?Have you had your eyesight checked recently?
Bu raporu doğruluğu için kontrol etmem gerekiyor.We need to check this report for accuracy.
Kontrol edemeyeceğin bazı şeyler var.There are some things you can't control.
Tom sadece güvensiz bir kontrol manyağı.Tom is just an insecure control freak.
Onlar her şeyi kontrol altına aldı.They've got everything under control.
Durum kontrolden çıkıyor.The situation is out of control.
Burada her şey kontrol altında.Everything's under control here.
Bir arka plan kontrolü gereklidir.A background check is required.
Onlar seni kontrol etmeye çalışıyorlar.They're trying to control you.
Kesinlikle hiçbir kontrolümüz yoktu.We had absolutely no control.
Biz havayı kontrol edemeyiz.We can't control the weather.
Kaderinin kontrolünü eline al.Take control of your destiny.
O zaten kontrol dışında.It's already out of control.