kontrol etmek ile cümle
kontrol etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Oyuncu, iki kardeşi de kontrol etmektedir.兄弟は兄2人が確認されている。
İkizler kendi tarafındaki vücut yarılarını kontrol etmektedirler.SEGMEXEC は仮想空間の大きさを半分にしてしまう。
Birçok küçük ticari çıkarların olduğu devleti kontrol etmekteydi.数多くの小売り業態を手掛けていた。
Bu kirlilikleri kontrol etmek zor olmaktadır.これは、盗用のチェックを難しくしている。
2011 yılı itibarıyla ülkenin güneyinin çoğunu kontrol etmektedir.2011年更名为首尔南部看守所。
Bir yandan Daunte'yi kontrol etmektedir.IDL에 따라 검사한다.
Kanseri kontrol etmek.대체 암 치료법
Buna ek olarak, tvOS çok farklı şekillerde Apple TV'yi kontrol etmek için izin verir.בנוסף, tvOS מאפשרת למשתמש לנהל את מכשיר ה-Apple TV בדרכים שונות ומגוונות.
Ali, Hunter'ı kontrol etmek için yukarı çıkar ve Kristi'nin bacağında tuhaf bir ısırık izi görür.אלי עולה למעלה לבדוק מה מצבו של אחיה האנטר, ומגלה את קריסטי יושבת בחדרו, עם סימן נשיכה מוזר על רגלה.
İtalyanlar bu geniş araziyi kontrol etmekte zorlanıyorlardı.לפיכך, חשקו הבריטים בהשתלטות על שטח אסטרטגי זה.
Bu basamak, tehlikeleri kontrol etmek için kullanılacak son işlem adımının bir tanıtımıdır.שלב זה הוא שלב הכנה לשלב הסופי, שבו מנסים לשלוט בסיכונים.
Filistin’de ise Araplar ve Yahudi Filistinliler stratejik noktaları kontrol etmek için açıkça savaşıyorlardı.В Палестина арабите и евреите водят открито битки за контрол над стратегическите позиции в района.
Tek kişilik modda oyuncular altı farklı karakteri kontrol etmektedir.Играчите имате възможност да контролират шест различни персонажа.
Oyuncu Morgan karakterini üçüncü şahıs bakış açısıyla kontrol etmektedir.Играчът управлява своя герой от гледната точка на трето лице.
Bu kirlilikleri kontrol etmek zor olmaktadır.Това е свързано с държането на емоциите ви под контрол.
Bu dağılımı kontrol etmek için çeşitli yöntemler kullanılır.Използват се различни стратегии, за да се преодолее този ефект.
Veri bütünlüğünün sağlandığını kontrol etmek için sağlama değeri (ing: checksum) üretmek amacıyla kullanılır.Впоследствие кодът се проверява, за да се потвърди нейната цялостност (интегритет).
Azerbaycan bir takım füze sistemleri ile Azeri hava sahasını kontrol etmektedir.Azerbajdžan posjeduje raketni i radarski sustavi namijenjeni za obranu zračnog prostora.
Fusob yüklendiğinde, ilk olarak cihazda kullanılan dili kontrol etmektedir.Po nainštalovaní vírusu, Fusob najprv skontroluje jazyk zariadenia.
Bu kirlilikleri kontrol etmek zor olmaktadır.Vášne ako také musia zostať pod kontrolou.
İklim coğrafi yeryüzünün şekillenmesi ve tüm yaşamı çok yakından kontrol etmektedir.Spoločenskú formou a obsiahlo skúma život na našej planéte.
Kanseri kontrol etmek.Absolvoval protirakovinovú liečbu.
Bu kirlilikleri kontrol etmek zor olmaktadır.S temi odpadki je težko upravljati.
Amerika Birleşik Devletleri mahkumları kontrol etmek için bu cihazlar kullanır.V zaporih pa varnostne sisteme uporabljajo za nadzor zapornikov.
16. yüzyılda şehir etrafındaki büyük arazileri kontrol etmekteydi.V 16. stoletju je bilo okrog naselja postavljeno obzidje.
Öte yandan Britanya, yalnızca birkaç kıyı şehrini kontrol etmekteydi.Tačiau iš tiesų tuo metu Ispanija dar valdė tik kai kurias pakrančių teritorijas.
Kanseri kontrol etmek.Vėžiams gaudyti.
Hükümet halka açık şirketlerin %31,6'sını kontrol etmektedir.Savivaldybėms buvo numatyta skirti 31,6 proc. nacionalinio biudžeto.
Topçu birliklerinin pozisyonlarını kontrol etmek için kullanıldı.Buvo apginkluotas lauko artilerijos pabūklais.
Posta kutumu kontrol etmek zorundayım.Aš turiu patikrinti savo pašto dežutę.
Gözden kaçmış bir şey olup olmadığını sürekli kontrol etmek.Katse käigus saab jälgida, kas mõni sündmus toimub või mitte.
ABgelir vegiderlerinin temelini oluşturan işlemlerin yasallık ve düzenliliğini kontrol etmek.Abevételekbeszedéseés apénzeszközökfelhasználá-saavonatkozó szabályoknakés előírásoknakmegfe-lelően történt-e?
ABgelir vegiderlerinin temelini oluşturan işlemlerin yasallık ve düzenliliğini kontrol etmek.langues officielles del'UE.
ABgelir vegiderlerinin temelini oluşturan işlemlerin yasallık ve düzenliliğini kontrol etmek.para verificar alegalidadee regularidadedas operações subjacentes às receitas edespesas da União
ABgelir vegiderlerinin temelini oluşturan işlemlerin yasallık ve düzenliliğini kontrol etmek.PRÜFT nungsmäßigkeit der zugrunde liegenden Einnahmen-
ABgelir vegiderlerinin temelini oluşturan işlemlerin yasallık ve düzenliliğini kontrol etmek.¿Sehanpercibidolos ingresos y efectuadolos gastos deconformidadcon todalanormativapertinente?
ABgelir vegiderlerinin temelini oluşturan işlemlerin yasallık ve düzenliliğini kontrol etmek.stanoviskaknávrhům právních předpisů EU finanční povahy a k opatřením v oblasti boje proti podvodům.
ABgelir vegiderlerinin temelini oluşturan işlemlerin yasallık ve düzenliliğini kontrol etmek.Проверка на законността и правомерността на извършените операции по приходите и разходите на ЕС.
Ağ geçidi adresini (% 1) bağlantı durumunu kontrol etmek için kullan.Använd förmedlingsnodadress (% 1) för statuskontroll av anslutningen.
Ağ geçidi adresini (% 1) bağlantı durumunu kontrol etmek için kullan.Brug gateway- adresse (% 1) for statuskontrol af forbindelsen.
Ağ geçidi adresini (% 1) bağlantı durumunu kontrol etmek için kullan.Connessione stabilita.
Ağ geçidi adresini (% 1) bağlantı durumunu kontrol etmek için kullan.Gateway-adres (%1) gebruiken voor controle van verbindingsstatus.
Ağ geçidi adresini (% 1) bağlantı durumunu kontrol etmek için kullan.Gatewayadresse (%1) wird für den Verbindungsstatustest benutzt.
Ağ geçidi adresini (% 1) bağlantı durumunu kontrol etmek için kullan.Usar o endereço da 'gateway' (% 1) para verificar o estado da ligação.
Ağ geçidi adresini (% 1) bağlantı durumunu kontrol etmek için kullan.Utilizar dirección de la pasarela (%1) para comprobar el estado de la conexión.
Ağ geçidi adresini (% 1) bağlantı durumunu kontrol etmek için kullan.Użycie podanej przez użytkownika bramy (% 1) do sprawdzania statusu połączenia.
Ağ geçidi adresini (% 1) bağlantı durumunu kontrol etmek için kullan.Χρήση διεύθυνσης πύλης (% 1) για τον έλεγχο κατάστασης σύνδεσης.
Ağ geçidi adresini (% 1) bağlantı durumunu kontrol etmek için kullan.Використовувати адресу шлюзу (% 1) для перевірки стану.
Ağ geçidi adresini (% 1) bağlantı durumunu kontrol etmek için kullan.Использовать адрес шлюза (% 1) для проверки соединения.
Ağ geçidi adresini (% 1) bağlantı durumunu kontrol etmek için kullan.接続状態チェックにゲートウェイアドレス (%1) を使用。
Akonadi sunucusunu kontrol etmek için '% 1' programı bulundu ve başarılı bir şekilde yürütülebildi. Sonuç:% 2Akonadi サーバを制御するプログラム %1 が見つかり、実行することができました。 結果: %2
Akonadi sunucusunu kontrol etmek için '% 1' programı bulundu ve başarılı bir şekilde yürütülebildi. Sonuç:% 2Az Akonadi szolgáltatás beállítóprogramja ("% 1") elérhető, sikerült elindítani. Az eredmény:% 2
Akonadi sunucusunu kontrol etmek için '% 1' programı bulundu ve başarılı bir şekilde yürütülebildi. Sonuç:% 2Program '% 1' ktorý kontroluje Akonadi server bol nájdený a môže byť úspešne spustený. Výsledok:% 2
Akonadi sunucusunu kontrol etmek için '% 1' programı bulundu ve başarılı bir şekilde yürütülebildi. Sonuç:% 2Program »% 1 « za nadzor strežnika Akonadi je bil najden in se je lahko izvedel uspešno. Rezultat:% 2
Akonadi sunucusunu kontrol etmek için '% 1' programı bulundu ve başarılı bir şekilde yürütülebildi. Sonuç:% 2Programmet '% 1' för att styra Akonadi- servern hittades och kunde köras med lyckat resultat. Resultat:% 2
Akonadi sunucusunu kontrol etmek için '% 1' programı bulundu ve başarılı bir şekilde yürütülebildi. Sonuç:% 2Programmet "% 1", til at styre Akonadi- serveren, blev fundet og kunne køres. Resultat:% 2
Akonadi sunucusunu kontrol etmek için '% 1' programı bulundu ve başarılı bir şekilde yürütülebildi. Sonuç:% 2Znaleziono program% 1, kontrolujący serwer Akonadi, i można było go uruchomić. Wynik:% 2
Akonadi sunucusunu kontrol etmek için '% 1' programı bulundu ve başarılı bir şekilde yürütülebildi. Sonuç:% 2Программа управления сервером Akonadi «% 1 » найдена и успешно запускается. Результат запуска:% 2
Ama ben bunun doğruluğunu kontrol etmek istedim.Aber ich wollte überprüfen, ob dem so ist.
Ama ben bunun doğruluğunu kontrol etmek istedim.Ale chtěl jsem zjistit, jestli se tento odhad zakládá na pravdě.