bakanýnýn önerisiyle bakanlar konseyi tarafýndan atanýr.Cet organe est une entité légale nancée par des fonds publics.
bakanýnýn önerisiyle bakanlar konseyi tarafýndan atanýr.La Fundación Chipriota de Becas de Estudio constituye una entidad legal financiada con fondos públicos.
Baþkan ile baþkan yardýmcýsý konseyin gizli oyu ile seçilir.El cargo del presidente del consejo requiere plena dedicación. Acrónimo: AIP. (http://www.aip.lv/eng_info.htm)
Baþkan ile baþkan yardýmcýsý konseyin gizli oyu ile seçilir.Le président et le viceprésident sont élus par vote à bulletin secret parmi les membres.
Baþkan ve baþkan yardýmcýsýyla birlikte konseyin bütün üyeleri Seimas tarafýndan atanýr.La composition du conseil, y compris son président et son viceprésident, doit être entérinée par le Seimas.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Én és a kollégáim a Független Diplomatánál, körbejártunk az ENSZ Biztonsági Tanácsában.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Eu e os meus colegas do Independent Diplomat fomos ao Conselho de Segurança das NU.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Eu și colegii mei de la " Independent Diplomat " am abordat mai mulți membri ai Consiliului de Securitate.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Ich und meine Kollegen von Independent Diplomat durchliefen den UN-Sicherheitsrat.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Io ed i colleghi dell'Independent Diplomat siamo andati dal Consiglio di Sicurezza.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Mes collégues d'Independent Diplomat et moi sommes allés voir le Conseil de Sécurité de l'ONU.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Mijn collega's en ik bij Independent Diplomat gingen rond bij de VN-Veiligheidsraad.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Mis colegas de Diplomático Independiente y yo visitamos al Consejo de Seguridad de la ONU.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Se svými kolegy z Independent Diplomat jsme se vydali k Radě bezpečnosti OSN.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Wraz z innymi członkami Niezależnego Dyplomaty byliśmy w Radzie Bezpieczeństwa ONZ.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Με τους συναδέλφους μου στο Independent Diplomat επισκεφτήκαμε το Συμβούλιο Ασφαλείας του ΟΗΕ.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Заедно с колегите ми в "Независим дипломат" обиколихме Съветът за сигурност към ООН.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Мої колеги з "Незалежного Дипломату" і я розпочали "обхід" Ради Безпеки ООН.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Мы с коллегами из "Независимого Дипломата" приехали на встречу в Совет Безопасности ООН.
"Bir kadının sesi devrimdir. Afifi'nin Şura Konseyi'ndeki varlığı yersizdir."La voce di una donna è una rivoluzione, la presenza di Afifi nel Consiglio della Shura č un'indecenza!
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi... ...buna "kan mineralleri" de demektedir.Ces sont des gangs armés qui en assurent le contrôle, se servant d'enfants esclaves.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi... ...buna "kan mineralleri" de demektedir.Het is gedolven door bewapende bendes gebruikmakend van kinderslaven, wat de V.N. Veiligheidsraad
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi... ...buna "kan mineralleri" de demektedir.UN 안전보장이사회에서 "피의 광물"이라 부르는 것으로,
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi... ...buna "kan mineralleri" de demektedir.Добуті ними копалини Рада Безпеки ООН називає "кривавими мінералами".
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi... ...buna "kan mineralleri" de demektedir.במזרח קונגו. כרו אותו כנופיות חמושות
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi... ...buna "kan mineralleri" de demektedir.بواسطة اطفال مستعبدين. ما يدعوه مجلس الامن الدولي
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi... ...buna "kan mineralleri" de demektedir.鉱石が使われ、国連はこれを "血に塗られた鉱石"と呼びます。
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.A ONU tem a Convenção dos Direitos das Crianças.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.Az ENSZ rendelkezik a gyermek jogairól szóló egyezménnyel.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.De VN heeft het Verdrag inzake de Rechten van het Kind.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.Die UN hat die Kinderrechtskonvention.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.F.N. har børneretskonventionen.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.유엔은 아동권리협약을 제정했고, 미국과 같은
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.La ONU tiene la Convención sobre los Derechos del Niño.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.Le Nazioni Unite hanno la Convenzione Internazionale sui diritti dell'infanzia.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.L'ONU a la Convention relative aux droits de l'enfant.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.Naţiunile Unite are Convenţia asupra Drepturilor Copilului.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.ONZ ma Konwencję Praw Dziecka.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.PBB mempunyai Konvensi untuk Hak Anak.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.Τα Ηνωμένα Έθνη έχουν τη Συνθήκη των Δικαιωμάτων του Παιδιού.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.В ООН есть Конвенция о правах ребёнка.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.Обединените нации са приели Конвенция за правата на детето.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.ООН має Конвенцію прав дитини.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.לאו"ם ישנו כנס על זכויות הילדים.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.لدى الأمم المتحدة المتحدة إتفاقية حقوق الطفل.
Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Konseyi var.米国などでは「落ちこぼれゼロ法」があると聞いています
Birlik Dışişleri Bakanı, para kullanma işleminin uygulanmasıkonusunda Bakanlar Konseyi’nerapor verir.Ennekaz összehangolásnak a szervezéséről az Unió külügyminisztere gondoskodik.
Birlik Dışişleri Bakanı, para kullanma işleminin uygulanmasıkonusunda Bakanlar Konseyi’nerapor verir.Evropski parlament in Svet ministrov se lahko v nujnem primeru dogovorita o roku zaizdajo privolitve.
Birlik Dışişleri Bakanı, para kullanma işleminin uygulanmasıkonusunda Bakanlar Konseyi’nerapor verir.Minister zahraničných vecí únie podáva správu Rade ministrov orealizácii tejtoúhrady.
Birlik Dışişleri Bakanı, para kullanma işleminin uygulanmasıkonusunda Bakanlar Konseyi’nerapor verir.O Conselho de Ministros delibera após consulta ao Parlamento Europeu.
Birlik Dışişleri Bakanı, para kullanma işleminin uygulanmasıkonusunda Bakanlar Konseyi’nerapor verir.ОБЩА ВЪНШНА ПОЛИТИКА И ПОЛИТИКА ЗА СИГУРНОСТ
"Biz" derken kastettiğim, üyesi olduğum dış ilişkiler konseyi.Als ik zeg "we" dan bedoel ik de "Council on Foreign Relations".
"Biz" derken kastettiğim, üyesi olduğum dış ilişkiler konseyi.Când spun "noi", mă refer la consiliul de relații externe.
"Biz" derken kastettiğim, üyesi olduğum dış ilişkiler konseyi.Cuando digo "nosotros," estoy en el Consejo de Relaciones Exteriores.
"Biz" derken kastettiğim, üyesi olduğum dış ilişkiler konseyi.Khi tôi nói "chúng ta," tôi đang ở trong Hội đồng quan hệ quốc tế,
"Biz" derken kastettiğim, üyesi olduğum dış ilişkiler konseyi.제가 여기서 말한 "우리"라는 것은, 제가 속한 외교문제협의회를 말합니다.
"Biz" derken kastettiğim, üyesi olduğum dış ilişkiler konseyi.Należę do Rady ds. stosunków zagranicznych.
"Biz" derken kastettiğim, üyesi olduğum dış ilişkiler konseyi.Quand je dis 'nous', je travaille au Conseil des Relations Étrangères.
"Biz" derken kastettiğim, üyesi olduğum dış ilişkiler konseyi.Quando dico "noi", parlo del Council on Foreign Relations.
"Biz" derken kastettiğim, üyesi olduğum dış ilişkiler konseyi.Wenn ich sage "wir", meine ich den Rat für Aussenbeziehungen.