Ana içeriğe geç
Sözlük

konserve ile cümle

konserve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Canlı, taze, donmuş ve konserve edilerek değerlendirilirler.Prodává se čerstvá, mražená a konzervovaná.
Avrupa'da ise konserve ve tuzlanmış olarak da tüketilmektedir.Do Evropy se ananas dováží čerstvý i konzervovaný.
1870'lerden sonra konserve yiyecek imalatı hızlı bir biçimde arttı.Po roce 1870 móda parodií rychle upadla.
Burada da milli lezzet olarak kabul edilir ve konservelerde satılır.Közkedveltségét jellemzi, hogy konzervként is árusítják.
Durianın, konservesi de yapılıyor.Használja a konzervipar is.
Gürcistan, birçok Japon konserve kahve markasından biridir.A Georgia egy a japán dobozos kávémárkák közül.
Limanın yakınında tarihi bir konserveleme müzesi bulunmaktadır.A várkastélyban helytörténeti múzeum található.
Şirket konserve meyve ve sebze üretmiştir.Konzervgyára zöldséget és gyümölcsöt dolgoz fel.
Umeboshi (Japonca: 梅干), bir Japon ekşi konserve meyvesidir.Umeboshi on japanilainen hapan hedelmäsäilyke.
Limanın yakınında tarihi bir konserveleme müzesi bulunmaktadır.Taajamassa on historiallinen museo.
En gelişmiş sanayileri yer fıstığı yağı işleme ve balık konserveciliğidir.Ahvenvitakasvustot ovat kalojen suoja- ja syönnöspaikkoja.
Güneydoğu Asya’nın diğer yerlerinde mangolar balık sosu ve pirinç sirkesi ile konserve yapılabilmektedir.Σε άλλα μέρη της Νοτιοανατολικής Ασίας, τα μάνγκο μαρινάρονται με σάλτσα ψαριού και ξύδι ρυζιού.
Balık konservesi ve balık unu fabrikası vardır.Υπάρχουν βιομηχανίες τροφίμων και κονσερβοποίησης ψαριών.
Piyasadaki köpek yiyecekleri konserve (yaş), kuru ve nemli olmak üzere üçe ayrılır.Tidligere ble det også laget truger for hester, både i tre og metall.
Konserve açacağı, teneke kutuları açmak için kullanılan bir cihazdır.Formel som kan brukes til å åpne låste dører.
Balık konservesi henüz iç piyasaya girmiş değildir.Pada masa itu, teknik pendinginan ikan masih belum maju.
1977 yılında Felivaru adasında bir Japon firmasının iş birliği ile balık konserve fabrikası kurulmuştur.Một nhà máy cá đóng hộp đã được xây dựng trên đảo Felivaru năm 1977, liên doanh với một công ty của Nhật Bản.
Bunlar konserve balık ve konserve sebzeleri içerir.Các món này bao gồm cá muối và rau cải muối.
Limanın yakınında tarihi bir konserveleme müzesi bulunmaktadır.櫓門内には文化史博物館が入っている。
Piyasadaki köpek yiyecekleri konserve (yaş), kuru ve nemli olmak üzere üçe ayrılır.他年僅三歲,飲食量卻非常龐大,不能言笑。
Samsun'da daha çok yüksek kesimlerde yetişen bitkinin konservesi yapılır.目前市面上可以购得其较稳定的钠盐。
Avrupa'da ise konserve ve tuzlanmış olarak da tüketilmektedir.在欧洲已被允许作为甜味剂。
1926'da şirket konserve bezelyeleri üretimine başladı.1939年 - 開始生產販售植物黄油製品。
Piyasadaki köpek yiyecekleri konserve (yaş), kuru ve nemli olmak üzere üçe ayrılır.삼겹살은 돼지의 갈비에 붙어 있는 살로, 비계와 살이 세 겹으로 되어 있는 것처럼 보이는 고기이다.
Bunun için popüler 10 farklı konserve ton balığı markasının ürünleri kullanıldı.באמצעות שיטות אלו נמצאו כ-22 מינים שונים של לווייתנאים המשמשים טרף לקטלן.
1926'da şirket konserve bezelyeleri üretimine başladı.През 1926 г. започва строителството на винарска изба за преработка на грозде.
Konserve açacağı, olta ya da bir basgitar mı istediniz?И аз пак: Чи коя азланца ищиш, либе Чи коя азланца ищиш?
Piyasadaki köpek yiyecekleri konserve (yaş), kuru ve nemli olmak üzere üçe ayrılır.U stijenci se nalaze tri sloja glatkih mišića (uzdužni, kružni i kosi) koji se stežu i tako melju hranu.
En gelişmiş sanayileri yer fıstığı yağı işleme ve balık konserveciliğidir.Najznačajnije su djelatnosti građana proizvodnja parfema i prerada ribe.
Nohut bugün genelde kuru halde ya da konserve olarak satılır.Takmer všetky šunky sa dnes predávajú ako celkom dusené alebo údené.
Eti konservecilikte kullanılır.Používa sa ako konzervovadlo.
Eti konservecilikte kullanılır.Maisto pramonėje naudojama kaip konservantas.
Balık konservesi ve balık unu fabrikası vardır.Žvejyba ir žuvies konservų pramonė.
Andy Warhol'un 1962 yılında yaptığı .'Campbell'in Çorba Konserveleri' serisinden bir resme bakmaktayız.Jedna z najdôležitejších otázok, ktorá sa vynorí, hlavne pri modernom umení je: Prečo je toto umenie?
Konserve fabrikaları yok oluyor.De conservenfabrieken zijn verdwenen.
Konserve fabrikaları yok oluyor.Die Konservenfabriken sind verschwunden.
Konserve fabrikaları yok oluyor.I conservifici se ne sono andati.
Konserve fabrikaları yok oluyor. Kirlilik azalıyor.Fabricile de conserve au dispărut.Poluarea a scăzut.
Konserve fabrikaları yok oluyor. Kirlilik azalıyor.통조림 공장은 사라지고, 오염도 약해졌습니다.
Konserve fabrikaları yok oluyor. Kirlilik azalıyor.Przemysł zniknął, zanieczyszczenie się zmniejszyło.
Konserve fabrikaları yok oluyor. Kirlilik azalıyor.מפעלי השימורים נעלמו. הזיהום פחת.
Konserve fabrikaları yok oluyor. Kirlilik azalıyor.مصانع التعليب رحلت. التلوث اختفى.
Konserve fabrikaları yok oluyor. Kirlilik azalıyor.しかし 重要なのは
Konserve fabrikaları yok oluyor.Las enlatadoras ya no están.
Konserve fabrikaları yok oluyor.Les conserveries ne sont plus là.
Konserve fabrikaları yok oluyor.Những nhà máy đồ hộp không còn.
Konserve fabrikaları yok oluyor.Pengalengan itu lenyap.
Konserve fabrikaları yok oluyor.Консервните фабрики са изчезнали.
Konserve fabrikaları yok oluyor.Консервных заводов больше нет.
Köpekler için koku konservesi.De geurstalen voor de speurhonden.
Köpekler için koku konservesi.E pentru câinii poliţişti,o bucată de pânză impregnată cu mirosul delincventului.
Köpekler için koku konservesi.Es la muestra de olor, para los perros.
Köpekler için koku konservesi.Les odeurs préservées pour les chiens.
Köpekler için koku konservesi.Megőrzött szagminta a kutyáknak.
Köpekler için koku konservesi.Консервы запахов для собак.
Köpekler için koku konservesi..הריח השמור לכלבים
Köpekler için koku konservesi.هذه كلاب مدربة ، قطعة قماش عليه رائحة المجرم
Prens kahve kafesine siyah soslu erişteyle konserve havuçComanda pentru cafeneaua Wangja! Taitei cu fasole neagra si ridichii murate!
Prens kahve kafesine siyah soslu erişteyle konserve havuç¡Oh! ¡También nos han dado esto! Qué bien.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.A serdülőkor egyfajta csúcspontján voltam, hát elkezdtem kérdés nélkül elvenni a kekszet a dobozból.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod