Canlı, taze, donmuş ve konserve edilerek değerlendirilirler.Se comercializa fresco, ahumado, enlatado y congelado.
Bu tarihlerde ilk grubu ‘Protest’le beste yapmaya ve konserlerde çalmaya başladı.Por estas fechas empezaron a tovar "My Girl" en sus conciertos.
Beethoven Konser Salonu (Beethovenhalle), Almanya'nın Bonn kentinde konser ve gösteri merkezi.Beethovenhalle es la sala de conciertos de Bonn, ciudad nativa de Beethoven en Alemania.
Çalışma sonucunda Berlin’de bir dizi konser verdi.Con este último, que dará varios conciertos en Marruecos.
Bu konser ntv7 kanalı tarafından yayınlandı, ancak daha sonra düşük kalitede VCD olarak satışa sunuldu.El diseño de la S7 se mejoró y entonces pasó a ser vendida como S7 Deluxe.
Konser siyasi ve politik ifadeler içermektedir.Artículo publicado en Diálogos de derecho y política.
Grup, Runt Entertainment çatısı altında 3 adet EP yayınladı ve 100'den fazla konser verdi.Con ese nombre lanzaron 3 EP e hicieron más de 100 conciertos en Texas.
1998 yazında ise Yeni Türkü tekrar konserlerine başladı.Para la gira de 2006, la canción ha vuelto a aparecer de manera constante en sus conciertos.
Neue Sinagogu halen Konservatiflere hizmet vermektedir;.El yrigoyenismo tomaba a los antipersonalistas como conservadores.
Bu konseri 15,000 kişi izlemiştir.El experimento fue presenciado por 15.000 personas.
16 yaşındayken ilk konserini verdi.Su primer concierto fue a los 16 años.
MTV Unplugged Kolombiya doğumlu şarkıcı-söz yazarı Shakira'nın ilk konser albümüdür.MTV Unplugged o Shakira present: MTV Unplugged es el primer álbum en vivo de la cantante colombiana Shakira.
Orkestra konser öncesi sadece bir prova yaptığından pek iyi çalamadı.Antes del festival hizo solo un ensayo.
Nohut bugün genelde kuru halde ya da konserve olarak satılır.Suelen ser comercializados al natural o en conserva.
Konserin saat kaçta başladığını Tom'un bildiğinden emin olmak zorundayım.Devo accertarmi che Tom sappia a che ora inizia il concerto.
Geçen geceki konser hayal kırıklığıydı.Il concerto dell'altra sera è stato deludente.
Açık hava konseri yağmur yüzünden iptal oldu.Il concerto all'aperto è stato cancellato a causa della pioggia.
Tom konserin ne zaman başladığını bana söylemeyi unuttu.Tom si è dimenticato di dirmi a che ora inizia il concerto.
Meslek hayatının geri kalanı için, Charles her konseri bu şarkıyla kapattı.Per il resto della sua carriera, Charles ha chiuso tutti i concerti con questo pezzo.
Takuto’nun elini tutarak konseri için son şarkısını söyler ve sonunda Eichi’nin ruhu ondan ayrılır.Tenendo la mano di Takuto, canta l'ultima canzone per un concerto e finalmente l'anima di Eichi la lascia.
24 Mart ile 14 Temmuz arasında, bu albümü desteklemek için konser turuna çıktılar.Tra il 24 maggio-14 giugno, si sono recati in un live-tour per supportare l'album.
İlk sahne konserini 26 Mayıs 1955 tarihinde verdi.Diede il suo primo concerto in scena il 26 maggio 1955.
Salzburg Mozarteum Orkestrası özel konseri, Salzburg, Avusturya (22 Temmuz 2000).Concerto privato della Mozarteum Orchestra of Salzburg, Salzburg, Austria (22/luglio/ 2000).
İlk konserlerini 19 Temmuz 1978'de San Francisco'daki Mabuhay Gardens'ta verdiler.Esordirono in concerto il 19 luglio 1978 al Mabuhay Gardens di San Francisco.
Ramzi Yassa özel konseri, Seattle, ABD (Mayıs 1994).Concerto privato di Ramzi Yassa, Seattle, USA (maggio 1994).
İlk konser için biletler 12 Nisan'da satışa çıktı ve 20 dakika içerisinde tükendi.Il biglietto per il primo giorno furono messi in vendita il 12 Aprile e finirono dopo 20 minuti.
Orkestra, yayın konserlerini İsveç Radyo-P2'de yayınlamaktadır.L'Orchestra trasmette i concerti sulla Rete Svedese Radio-P2.
Taze tüketime uygunluğu kadar konserve içinde uygun olan bu çeşidin meyveleri etli, ancak çok çekirdeklidir.I frutti spesso rilasciano i semi (generalmente sprovvisti di endosperma) con facilità (sono fragili).
1976'nın Şükran Gününde, Morrison The Band'in veda konserinde şarkı söyledi.Nel 1976, Morrison suona al concerto d'addio della Band, nel Giorno del Ringraziamento.
2009 yılında İngiliz grup Oasis kendi tarihinin en büyük konserlerinden birini gerçekleştirdi.Nel 2009 la band britannica Oasis si esibì in uno dei concerti più grandi della loro carriera.
Konser, 11 Eylül 2001 saldırılarının kurbanlarına yardım amaçlı düzenlenen üçüncü büyük konser olmuştur.È stato il terzo concerto principale tenuto in omaggio alle vittime degli attentati dell'11 settembre 2001.
Grup halen konserlerine devam etmektedir.Il gruppo prosegue con i concerti.
Ancak, konserleri sırasında müzik aleti çalmamaktadır.Pare, invece, che l'orchestra non suonasse durante i pasti.
25 Kasım 2003'te Jay-Z, Madison Square Garden'da bir konser verdi.Il 25 novembre 2003, Jay-Z si è esibito al Madison Square Garden di New York.
Olay, konservatuvar müdürünün de istifasına yol açmıştı.Lo scandalo portò anche alle dimissioni del direttore del conservatorio.
Müzik eğitimine Bern ve Basel'deki konservatuvarlarda başlamıştı.Inizia la sua educazione musicale al Conservatorio di Berna e di Basilea.
Müziğinin yanı sıra siyasi etkinlikleri, konserlerinde bir başarıya dönüştü.La sua musica, così come la sua attività politica, resero i suoi concerti un successo.
Toplamda 147 konser verildi.Sono raccolti 147 articoli.
Bob Dylan ve Mark Knopfler, Avrupa turnesi kapsamında 29 Ekim 2011'de O2 World'de birlikte konser vermiştir.Bob Dylan e Mark Knopfler hanno suonato nell'impianto durante il tour europeo a due, il 29 ottobre 2011.
Young, zaman zaman Sweet Home Alabama korosunu konserlerinde kullanmıştır.Occasionalmente Young ha anche cantato Sweet Home Alabama in qualche suo concerto.
Mick Jagger, aynı zamanda Tina Turner'la birlikte Philadelphia'da konser verdi.Jagger si è esibito con Tina Turner live alla sezione di concerto di Filadelfia.
Konsere 40 000 kişi katıldı.A questo concerto erano presenti 40.000 persone.
Aynı yıl, 2004 konserinin 250 dakikalık iki disklik bir DVD'si yayınlandı.Nello stesso anno fu pubblicato un doppio dvd dell'evento contenente 250 minuti di riprese.
TAGO Golden Yıldönümü konseri, Londra, Birleşik Krallık (Temmuz 1997).TAGO Golden Jubilee concert, Londra, UK (luglio1997).
Ayrıca Londra'daki yardım konseri Live 8'te de sahneye çıktı.In luglio si esibisce al concerto Live 8 a Londra.
Fransa'da verdiği konserlerin yankısı büyük oldu ve Mezzo TV yaşamını konu alan bir belgesel hazırladı.A fine concerto a Madrid esegue un pezzo a cappella di Las cosas que vives.
İstanbul'da son konserim.La finale di Istanbul?
The Best Damn Tour – Live in Toronto Kanadalı şarkıcı Avril Lavigne'in konser görüntülerinin DVD'si.The Best Damn Tour - Live in Toronto è un DVD della cantante canadese Avril Lavigne.
Kanadalı bir mimar olan Frank Gehry’nin tasarladığı bu konser salonu 23 Ekim 2003 tarihinde resmen açıldı.L'edificio, disegnato da Frank Gehry, è stato inaugurato il 23 ottobre 2003.
Bu konser serisi halen devam etmektedir.La serie è tuttora in corso.
Grup bu konserin ardından bir çıkış yakaladı.Il gruppo si sciolse dopo solo un concerto.
Grup ilk konserlerini 1985 yılında vermeye başladı.Tenne la sua prima serie di 15 concerti nel 1985.
Paris Konservatuvarı'nda öğrenim gördü.Ha studiato al Conservatoire de Paris.
Arashi'nin Shangai'da yaptığı bu konser, Johnny & Associates'ın Çin'deki ilk konseriydi.È inoltre il primo concerto di Johnny & Associates in Cina.
İkinci ve son konser ise Almanya'nın Münih kentinde gerçekleşmiştir.La quarta e ultima scena si svolge nella lunetta nord.
1980'li ve 1990'lı yıllarda kendi caz orkestrasıyla konser turlarına devam etti.Continua l'attività anche negli anni '80 e '90, esibendosi con la sua orchestra.
1999'da A Hot Night in Paris adlı konser albümünü yayınladı.Il gruppo ha pubblicato solo un album molto raro, A Hot Night in Paris, nel 1999.
The 20/20 Experience World Tour, Amerikalı şarkıcı Justin Timberlake'in beşinci konser turnesidir.The 20/20 Experience World Tour è il terzo tour mondiale del cantautore statunitense Justin Timberlake.
Grieghallen; Bergen, Norveç'te bulunan 1500 koltuklu bir konser salonudur.La Grieghallen è una sala da concerto da 1 610 posti a Bergen, in Norvegia.
Erika Kohut (Isabelle Huppert) Viyana konservatuvarında piyano öğretmenidir.Erika Kohut è una brillante insegnante di pianoforte presso il conservatorio di Vienna.