konmuş ile cümle
konmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Radyokaktiviteyi keşfeden Henri Becquerel'in adına ithafen konmuştur.Den andra halvan tillföll Henri Becquerel, för hans upptäckt av radioaktiviteten som fenomen.
Rastgele Yürüyüş ilk defa 1905 senesinde Karl Pearson tarafından ortaya konmuştur.PCA introducerades 1901 av Karl Pearson.
Acil eylem (urgent actions) : 1973 yılında uygulamaya konmuştur.Ursprunglig och nuvarande disposition: Positivet byggdes 1973 av en Hr.
Depolara yanlış yakıt konmuş olabilir.Kan skapa brand i drivmedelförråd.
Öte yandan, yapının yapılış amacı son araştırmalarla ortaya konmuştur.Försvarsfunktionens framträdande roll har dock blivit ifrågasatt i nyare forskning.
Taç, annesinin karnına konmuştu.Hans död sägs ha krossat hans mors hjärta.
Çıkıntı hem de kuleye en çok saldırı gözlenen Doğu tarafından konmuştur.Найбільш видовжена апсида, заовалена від сходу.
Algı yönetimi Amerikan ordusu tarafından ortaya konmuş bir tanımdır.Підрозділи спеціального призначення формуються за зразком армії США.
Bugüne kadar demokratik barış teorisinde sayısız açıklama ortaya konmuştur.Для демократичного миру були запропоновані численні пояснення.
1947 yılında kendisine Parkinson hastalığı konmuş ve kısa bir süre sonra fotoğraf çekmeyi bırakmıştır.V roce 1947 mu byla diagnostikována Parkinsonova nemoc a brzy poté přestal fotografovat.
Reformdan sonra fiyatlar aşırı artmış, devlet harcamaları azaltılmış ve ağır vergiler yürürlüğe konmuştur.Protože prudce vzrostly ceny, vládní výdaje byly přísně omezeny a byly zavedeny tvrdé daně.
Deyim yerindeyse köyün başına talihkuşu konmuştur.Pokud se jim to podaří, je to pro vesnici velká ostuda.
Algı yönetimi Amerikan ordusu tarafından ortaya konmuş bir tanımdır.Dokument obsahoval návrh vojenské operace, iniciované armádou Spojených států.
Mihrabın iki tarafında bulunan bakır şamdanlar tamir senesinde konmuş olup üzerlerinde tarihleri vardır.Sídlo Březí (Žinkovy) leží na dvou katastrálních územích, a to Březí u Žinkov a Kokořov.
Buna paralel olarak Fransa'da da diyalekt çalışmaları yapılmış ve Fransa Dil Atlası ortaya konmuştur.V angličtině se používá výraz Thanksgiving a ve francouzštině Action de grâce.
Açıkça konmuş bir amaç ve planlanmış bir kalkışma buna eşlik etmiyordu.Nemají příliš rádi překvapení a vývoj věcí, který nebyl v plánu.
Jax maçı kazanırsa Asuka'nın WrestleMania 34'teki kemer maçına ekleneceği şartı konmuştu.Dacă Jax câștiga, ar fi fost băgată în meciul pentru centură de la WrestleMania 34.
Okul önünde büstü konmuştur.În fața liceului a fost instalat bustul său.
Okul önünde büstü konmuştur.Az iskola előtt mellszobra áll.
Adı kâşif John Walter Gregory tarafından konmuştur.Neve John Walter Gregory felfedezőtől származik.
Yeni adı 1960'larda çıkartılan kanun ile konmuş.Az új címert 1960-ban iktatták törvénybe.
Dolayısıyla, Dünya tarihinin bu dönemine, “cehennemsi” anlamına gelen Hadeyan ismi konmuştur.Ennek nyomán idővel az „Akherón” szó jelentése „pokol” lett.
20 Nisan 1903 yılında büyük bir başarıyla sahneye konmuştur.A bálványférjet 1904. január 20-án mutatták be nagy sikerrel.
(Mesela WEKA makine öğrenmesi yazılım sisteminde bu seçenek konmuştur.)(A kihelyezett számítógépes terminálokon keresztül a központi adatfeldolgozó rendszerbe jut ennek ténye).
Atların sırtlarına keçeden yapılmış örtü konmuştur.Vaatteet hän jättää hevosen selkään.
En sonuncusu 2008 yılında olmak üzere çok defa yeniden sahneye konmuştur.Hän palasi sarjaan sen muutaman viimeisen jakson ajaksi vuonna 2008.
İlk trafik ışığı 1868'de Londra'ya konmuştur.Ensimmäinen liikennevalojen tapainen järjestelmä asennettiin Lontooseen ennen autojen aikakautta, vuonna 1868.
Bu disipline göre heykel en iyi sanat şekli olarak ortaya konmuştur, çünkü ilahi yaratılışı taklit etmektedir.Σύμφωνα με αυτή τη θεωρία, η γλυπτική είναι η υψηλότερη μορφή τέχνης γιατί μιμείται τη θεία δημιουργία.
Yeni adı Cumhuriyet döneminden sonra konmuştur.Το όνομα παρέμεινε και μετά την επανένωση.
Bu hikâye ilk kez 1917 yılında yazarın ölümünden sonra sahneye konmuştu.Δημοσιεύτηκε για πρώτη φορά το 1914, μετά το θάνατο του συγγραφέα του.
1879’un başlarında, O Noapte Furtunoasa (Bir Fırtınalı Gece), ilk defa Milli Tiyatro’da sahneye konmuştu.Στις αρχές Ιανουαρίου του 1879 το O noapte furtunoasă πρωτοανέβηκε από το Εθνικό Θέατρο της Ρουμανίας.
Dumbledore'un ölümünden sonra Asa mezarının içine konmuştur.Efter Dumbledores død blev tryllestaven lagt med ham i hans grav.
Atların sırtlarına keçeden yapılmış örtü konmuştur.Mennesker med en hestebagkrop fra hofterne.
Standartları "Alman Standartlar Enstitüsü" (DIN) tarafından ortaya konmuştur.De blev bygget efter de tyske standardtegninger "Regelbau".
İsmi Amerikan Kimya Birliği tercihiyle cyclotron'un mucidi Ernest O. Lawrence'ın onuruna konmuştur.Lawrencium er opkaldt efter cyklotronens opfinder, Ernest O. Lawrence.
Taç, annesinin karnına konmuştu.Kronen ble plassert på hans mors mave.
Operasyon Haziran 1942’de yürürlüğe konmuş ve ABD’deki stratejik ekonomik hedeflere yöneltilmiştir.Operasjonen ble opprettet i juni 1942 for å rettes mot strategiske amerikanske økonomiske mål.
Benzer uyarı değişiklikleri Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından da işleme konmuştur.Lignende tiltak ble gjennomført av det japanske helsedepartementet.
Selefi TNG'nin aksine DS9 Gene Roddenberry tarafından konmuş kuralları sık sık çiğnemiştir.Ulikt forgjengerne, var DS9 original og den bryter ofte regler fastsatt av Gene Roddenberry.
Kalan dört ülke torbalara yerleştirilmemiş ve kalan pozisyonlara konmuştur.De resterende fire landene var ikke seedet og ble plassert i de gjenværende plassene i de to firelagsgruppene.
Algı yönetimi Amerikan ordusu tarafından ortaya konmuş bir tanımdır.Rapporten utdyper og bekrefter en tidligere uttalelse gjort av US Army.
Atların sırtlarına keçeden yapılmış örtü konmuştur.Saltaskene ble i mange tilfelle revet fra hestenes rygg ...
Bugüne kadar demokratik barış teorisinde sayısız açıklama ortaya konmuştur.Berbagai penjelasan telah diusulkan untuk teori perdamaian demokratik.
Adı kâşif John Walter Gregory tarafından konmuştur.Nama lembah ini diberikan salah seorang pengelananya, John Walter Gregory.
Dumbledore'un ölümünden sonra Asa mezarının içine konmuştur.Setelah kematian Dumbledore, tongkat ini diletakkan di dalam makam putihnya.
Taç, annesinin karnına konmuştu.Segala-galanya dicatat sewaktu dalam perut ibunya."
Okul önünde büstü konmuştur.Ada apa dengan lantai atas sekolah?
Yeni adı Cumhuriyet döneminden sonra konmuştur.新しい名前は選挙後に消えた。
Rastgele Yürüyüş ilk defa 1905 senesinde Karl Pearson tarafından ortaya konmuştur.主成分分析は1901年にカール・ピアソンによって導入された。
Atların sırtlarına keçeden yapılmış örtü konmuştur.後頭部に馬の蹄状の斑紋が入る。
Ayrıca ölüme mahkûm edilenlerin mallarına da el konmuş ve bunlar açık arttırma ile satışa çıkarılmıştır.またクワも枯れてしまって養蚕も出来なくなり、生計の維持が困難になりつつあった。
Bu disipline göre heykel en iyi sanat şekli olarak ortaya konmuştur, çünkü ilahi yaratılışı taklit etmektedir.この規律のもとで、ダビデ像は神による創造物を精細に再現した最も優れた形態であるとみなされている。
Benzer uyarı değişiklikleri Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından da işleme konmuştur.同様の警告は日本の厚生労働省からもされている。
Köyün adı da bu ağaçlara benzesin diye "Karahacip" konmuş.また蔓が他の木に絡み攀じ登るため「カズラ」の名がついた。
Rastgele Yürüyüş ilk defa 1905 senesinde Karl Pearson tarafından ortaya konmuştur.1905年,由卡尔·皮尔逊首次提出。
Akşamları suya konmuş ve yumuşamış yarma (dan) bunun içerisine konur.《晉書·孝武帝傳》載:“帝溺於酒色,為長夜之飲。
Reformdan sonra fiyatlar aşırı artmış, devlet harcamaları azaltılmış ve ağır vergiler yürürlüğe konmuştur.很快出现了物价飞涨的现象,政府支出锐减而税收沉重。
2004 yılında kanser teşhisi konmuştur.2004年检查出身患癌症。
Elbette denizciler bunları görmezden gelmeyip Luffyi tehtit görmüş, başına 30.000.000 Beri ödül konmuştur.很多高地人看到他,也帮助他,没人拿他去领3万英镑的赏金。
Ayrıca ölüme mahkûm edilenlerin mallarına da el konmuş ve bunlar açık arttırma ile satışa çıkarılmıştır.蘇峻之亂時,司馬羕支持叛亂的蘇峻,在事平後被賜死。
İlgili Sayfalar