konmuş ile cümle
konmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Reformdan sonra fiyatlar aşırı artmış, devlet harcamaları azaltılmış ve ağır vergiler yürürlüğe konmuştur.In einer international koordinierten Aktion steigerten die Staaten die Staatsausgaben und senkten die Steuern.
İsmi kızıl renkte olduğu için rusçada kızıl anlamına gelen Sovyet(Советских)konmuştur.Der Name steht im Russischen für kalt.
İsmi Amerikan Kimya Birliği tercihiyle cyclotron'un mucidi Ernest O. Lawrence'ın onuruna konmuştur.Il est indirectement à l'origine du développement du cyclotron par Ernest O. Lawrence.
Başlık, 25 to Live, grubun yirmibeşinci yılı anısına konmuştu.Le titre de ce live, 25 to Live, célèbre le 25e anniversaire du groupe.
Akut olarak nesli tükenme tehditi altındadır ve CITES sözleşmesinde, Ek.I listesine konmuştur.Gravement menacée d'extinction, elle est inscrite à l'annexe I de la CITES.
Bu kural sahiplenilen hayvanın her zaman güvende olmasını garanti altına almak amacıyla konmuştur.Cette règle a été introduite pour assurer la sécurité de l'animal en question.
En sonuncusu 2008 yılında olmak üzere çok defa yeniden sahneye konmuştur.Il sera réédité à plusieurs reprises, la dernière fois en 1998.
Eski ismi Görükse helenceden kalma olduğu için Arpalı konmuştur.Ainsi appelé parce qu'il se trouve à côté de l'amphithéâtre.
Yüzlerce Yahudi tutuklanmış ve mal varlıklarına el konmuştur.Otros cientos de judíos fueron encarcelados y confiscados todos sus bienes.
Adı, Dr. Jivago filminin müziğinden esinlenerek konmuştur.Su nombre proviene de la canción de la película Doctor Zhivago.
Ayrıca ölüme mahkûm edilenlerin mallarına da el konmuş ve bunlar açık arttırma ile satışa çıkarılmıştır.Éstos, en venganza por la muerte del guardián, le impusieron como castigo la muerte en la hoguera.
1967 yılında, Yahudiler göz altına alınarak işkenceden geçirilmiş ve Yahudilere ait evlere el konmuştur.En 1967, los judíos fueron detenidos y torturados, y las casas de los judíos fueron confiscadas.
Bugüne kadar demokratik barış teorisinde sayısız açıklama ortaya konmuştur.Numerosas explicaciones han sido propuestas por la paz democrática.
Algı yönetimi Amerikan ordusu tarafından ortaya konmuş bir tanımdır.Parece que esta es la denominación empleada por el Ejército estadounidense.
20 Nisan 1903 yılında büyük bir başarıyla sahneye konmuştur.La obra se estrenó el 14 de abril de 1932 con un gran éxito.
En sonuncusu 2008 yılında olmak üzere çok defa yeniden sahneye konmuştur.Regresó una tercera vez consecutiva en 2008.
Benzer uyarı değişiklikleri Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından da işleme konmuştur.Avvisi cautelativi simili sono stati attuati anche dal ministero giapponese della sanità.
Adı kâşif John Walter Gregory tarafından konmuştur.Il nome fu dato dall'esploratore John Walter Gregory.
Rastgele Yürüyüş ilk defa 1905 senesinde Karl Pearson tarafından ortaya konmuştur.Il termine fu introdotto per la prima volta da Karl Pearson nel 1905.
Okul önünde büstü konmuştur.Davanti alla scuola è stato innalzato un suo busto.
Algı yönetimi Amerikan ordusu tarafından ortaya konmuş bir tanımdır.La trattativa si rivela essere un'operazione coperta di un'agenzia governativa USA.
Bugüne kadar demokratik barış teorisinde sayısız açıklama ortaya konmuştur.Vedi anche teoria della pace democratica.
Türkiye'de İlk trafik ışığı 1929'da İstanbul'a konmuştur. ^ bulunur.I primi tentativi di trasmissione radiofonica iniziarono nel 1921 a Istanbul, in Turchia.
1980'de kendisine Bipolar bozukluk teşhisi konmuştu.Nel 1982 le viene diagnosticato definitivamente il disturbo bipolare.
Öte yandan, yapının yapılış amacı son araştırmalarla ortaya konmuştur.L'attenzione è ormai completamente volta allo scopo finale della fabbricazione.
Yüzlerce Yahudi tutuklanmış ve mal varlıklarına el konmuştur.Сотни евреев были арестованы, а их имущество конфисковано.
Paschen Kuralı, ismini Freidrich Paschen'den almıştır, 1889 yılında ortaya konmuştur.Закон Пашена, назван в честь Фридриха Пашена, сформулировавшего этот закон в 1889 году.
Depolara yanlış yakıt konmuş olabilir.Доходило до сожжения хранившихся на складах непроданных экземпляров.
Bu hikâye ilk kez 1917 yılında yazarın ölümünden sonra sahneye konmuştu.Впервые была опубликована в 1970 году после смерти автора.
Yeni adı Cumhuriyet döneminden sonra konmuştur.Своё нынешнее название он приобрёл после установления Республики.
Okul önünde büstü konmuştur.В сквере перед училищем установлен памятник.
Kalıbın üzerine bir iğne konmuştur.Под подбородком был найден шрам.
1947 yılında kendisine Parkinson hastalığı konmuş ve kısa bir süre sonra fotoğraf çekmeyi bırakmıştır.وفي عام 1947 أُصيب بـمرض باركنسون (الشلل الرعاش) وتوقف عن التصوير بعدها بقليل.
İsmi Amerikan Kimya Birliği tercihiyle cyclotron'un mucidi Ernest O. Lawrence'ın onuruna konmuştur.أصل الاسم, تم تفضيله عن طريق مجتمع الكيمياء الأمريكي, على شرف إيرنست أو.
Öte yandan, yapının yapılış amacı son araştırmalarla ortaya konmuştur.ومع ذلك، يحقق البرنامج الذي يُتحكّم به للتطور ذاتيًا المرحلةَ الأخيرة من التجربة.
Algı yönetimi Amerikan ordusu tarafından ortaya konmuş bir tanımdır.ويعتبر اخر فرع تم تكوينه الجيش الأمريكي.
En sonuncusu 2008 yılında olmak üzere çok defa yeniden sahneye konmuştur.ومنذ ذلك الوقت جدد عدة مرات آخرها في عام 2011.
Rastgele Yürüyüş ilk defa 1905 senesinde Karl Pearson tarafından ortaya konmuştur.O termo passeio aleatório foi introduzido pela primeira vez por Karl Pearson , em 1905.
Fındıkkıran Balesi ilk defa 1892 yılında Sankt-Peterburg'da Mariinski Tiyatrosu'nda sahneye konmuştur.Encenado pela primeira vez em 1890 no Teatro Mariinsky em São Petersburgo.
1967 yılında, Yahudiler göz altına alınarak işkenceden geçirilmiş ve Yahudilere ait evlere el konmuştur.Eles estavam dentro de casa com medo da perseguição dos judeus.
Bu uygulama, 2009 yılındaki yerel seçim ile beraber yürürlüğe konmuştur.A província tornou-se completamente operacional com as eleições provinciais de 2009.
Dolayısıyla, Dünya tarihinin bu dönemine, “cehennemsi” anlamına gelen Hadeyan ismi konmuştur.De acordo com isto, nomearam esta parte da história da Terra de éon Hadeano, significando "infernal".
Mahallenin adı MÖ 500 yıllarda Persler tarafından Bedeş olarak konmuştur.É conhecido que a "Casa dos Peregrinos do Oriente", por décadas abrigou os peregrinos persa.
Yeni adı Cumhuriyet döneminden sonra konmuştur.A situação permaneceu semelhante após a proclamação da República.
Frazier'e Eylül 2011'de Karaciğer kanseri teşhisi konmuş ve 7 Kasım 2011'de hayatını kaybetmiştir.Bij Frazier werd eind september 2011 leverkanker geconstateerd, waaraan hij op 7 november overleed.
Akşamları suya konmuş ve yumuşamış yarma (dan) bunun içerisine konur.Een bedkruik wordt voor het slapen gaan met heet (maar niet kokend) water gevuld en mee in bed genomen.
Bunun yerine çıkıntı halinde dört köşe bir sütun konmuş, musluk buna takılmıştır.Dit is een stenen gebouw waaromheen een gracht ligt, met vier torens.
Ancak kentin 990 yılı civarında kurulmuş olabileceği, araştırmalar sonucunda ortaya konmuştur.In deze visie zou de stad gesticht zijn rond het jaar 990.
1980'de kendisine Bipolar bozukluk teşhisi konmuştu.In 1980 verscheen zijn Orbanistisch Manifest.
Ancak albümün yayınlanmasından 3 hafta önce isim değişikliğine gidilerek albümün ismi "The Miracle" konmuştur.Dit werd drie weken voor de release gewijzigd in "The Miracle."
Taç, annesinin karnına konmuştu.De kroon werd op de buik van zijn moeder geplaatst om de opvolging te verzekeren.
Acil eylem (urgent actions) : 1973 yılında uygulamaya konmuştur.Doordenkertjes voor elke dag (1973) Moet je doen!
Okul önünde büstü konmuştur.Tegenover de school is een feestzaal.
Pullar, birkaç şiline satışa konmuştur.De liedblaadjes werden verkocht voor een paar cent per stuk.
Köprüye 1990 yılında yeni korkuluklar konmuş ve yeniden kaplanmıştır. ^In 1990 is de brug uitgegraven, zodat deze weer zichtbaar werd.
20 Nisan 1903 yılında büyük bir başarıyla sahneye konmuştur.Premiera 20 lutego 1903 roku miała spore powodzenie.
Ayrıca ölüme mahkûm edilenlerin mallarına da el konmuş ve bunlar açık arttırma ile satışa çıkarılmıştır.Guts uratował go przed śmiercią, a on od tamtego czasu wiernie mu towarzyszy (ku zgrozie Gutsa).
Adı, Dr. Jivago filminin müziğinden esinlenerek konmuştur.Motyw ten pojawił się również w muzyce do filmu Doktor Żywago.
Siyanür ve yüksek oranda radyoaktif atıklar kara listeye konmuştur.Na dolnym promieniu i między górnymi promieniami znajdują się stylizowane liście wawrzynu.
1947 yılında kendisine Parkinson hastalığı konmuş ve kısa bir süre sonra fotoğraf çekmeyi bırakmıştır.W latach 90. zachorował na chorobę Parkinsona i zmarł śmiercią samobójczą.
İlgili Sayfalar