Ana içeriğe geç
Sözlük

konma ile cümle

konma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Orta Doğu'da konmaz.Pas au Moyen-Orient.
Orta Doğu'da konmaz.Όχι στη Μέση Ανατολή.
Orta Doğu'da konmaz.Не и в Близкия Изток.
Orta Doğu'da konmaz.Не на Ближнем Востоке.
Orta Doğu'da konmaz.לא במזרח התיכון.
Orta Doğu'da konmaz.ولكن هذا لا يحدث في الشرق الأوسط.
Orta Doğu'da konmaz.(笑)
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Bấy giờ Giê-rê-mi còn đang đi lại trong dân sự, chưa bị bỏ tù.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Bấy_giờ Giê-rê-mi còn đang đi_lại trong dân_sự , chưa bị bỏ_tù .
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Bo Jeremijasz jeszcze wolno chodził między ludem, i jeszcze go było nie wsadzono do więzienia.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Dengang gik Jeremias frit ud og ind blandt Folket, thi man havde endnu ikke kastet ham i Fængsel.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Denn Jeremia ging unter dem Volk aus und ein, und niemand legte ihn ins Gefängnis.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Geremia intanto andava e veniva in mezzo al popolo e non era stato ancora messo in prigione
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Jeremia gick då ännu ut och in bland folket, ty man hade ännu icke satt honom i fängelse.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Jeremías entraba y salía en medio del pueblo, porque todavía no lo habían puesto en la cárcel
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Jeremias gikk dengang inn og ut blandt folket; de hadde ennu ikke satt ham i fengsel.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Jeremiás pedig be- és kimegy vala a nép között, mert még nem vetették vala õt be a tömlöczbe.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Jeremiáš vtedy ešte chodil slobodne medzi ľudom, a neboli ho ešte dali do žalára.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Jeremia zat op dat moment nog niet gevangen en kon dus gaan en staan waar hij wilde.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.때에 예레미야가 갇히지 아니하였으므로 백성 가운데 출입하는 중이었더라
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Nebo Jeremiáš ještě bydlil svobodně u prostřed lidu, aniž ho ještě byli dali do žaláře.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Ora, Jeremias entrava e saía entre o povo; pois ainda não o tinham encerrado na prisão.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Or Jérémie allait et venait parmi le peuple; on ne l`avait pas encore mis en prison.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Pada waktu itu aku belum dimasukkan ke dalam penjara dan masih bebas bergerak di antara rakyat
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Pe atunci Ieremia umbla slobod prin popor: nu -l aruncaseră încă în temniţă.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Silloin vielä Jeremia sai tulla ja mennä kansan keskellä, sillä häntä ei oltu pantu vankeuteen.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Takrat je Jeremija prosto bival sredi ljudstva, ker ga še niso bili deli v ječo.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Ο δε Ιερεμιας εισηρχετο και εξηρχετο μεταξυ του λαου, και δεν ειχον βαλει αυτον εις φυλακην.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Защото Еремия още влизаше и излизаше между людете, понеже не бяха го турили в тъмница.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.Иеремия тогда еще свободно входил и выходил среди народа, потому что не заключили его в дом темничный.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.וירמיהו בא ויצא בתוך העם ולא נתנו אתו בית הכליא׃
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.وكان ارميا يدخل ويخرج في وسط الشعب اذ لم يكونوا قد جعلوه في بيت السجن.
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.那 時 耶 利 米 在 民 中 出 入 . 因 為 他 們 還 沒 有 把 他 囚 在 監 裡
O sırada Yeremya daha cezaevine konmamıştı, halk arasında dolaşıyordu.那 時耶利米 在 民中 出入 . 因為 他 們還沒 有 把 他 囚在 監裡
Oyunun kendi Star Fox imtiyazına üçüncü taksit olarak konması gerektiği konusunda bir şaka yaptı.이 게임이 스타 폭스 세 번째 게임이면 어떨까 생각했다고 농담을 했습니다
Oyunun kendi Star Fox imtiyazına üçüncü taksit olarak konması gerektiği konusunda bir şaka yaptı.התלוצץ על איך שהוא חשב שזה צריך להיות המשחק השלישי בסדרת סטאר פוקס שלו במקום.
Oyunun kendi Star Fox imtiyazına üçüncü taksit olarak konması gerektiği konusunda bir şaka yaptı.そして2年に渡って、 彼と任天堂はその冗談を現実にしたのです。
Programın yürürlüğe konmasının ardındaki amaç neydi, ben anlamış değilim.Und das war ein--das war ein Programm der Regierung.
Sadece kertenkele gibi görünmesi için konmadı.Ce n'est pas seulement pour ressembler à un gecko.
Sadece kertenkele gibi görünmesi için konmadı.Det er ikke bare for at få den til at ligne en gekko.
Sadece kertenkele gibi görünmesi için konmadı.Het is niet alleen om er als een gekko uit te zien.
Sadece kertenkele gibi görünmesi için konmadı.Nu e doar ca să arate ca un gecko.
Sadece kertenkele gibi görünmesi için konmadı.Und immer wenn man denkt, man hätte die Natur verstanden, passiert so etwas.
Sadece kertenkele gibi görünmesi için konmadı.Y no sirve sólo para que parezca un geco.
Sadece kertenkele gibi görünmesi için konmadı.Но это сделано не ради подражания геккону.
Sadece kertenkele gibi görünmesi için konmadı.То не е само за да изглежда като гекон.
Şubat 2008’de, Danimarka’da da bir diamorfin reçete etme planı uygulamaya konmasına karar verilmiştir.Em Fevereiro de 2008, a Dinamarca também decidiu introduzir um programa de prescrição de diamorfina.
Şubat 2008’de, Danimarka’da da bir diamorfin reçete etme planı uygulamaya konmasına karar verilmiştir.En febrero de 2008 se tomó además la decisión de crear un programa de prescripción de diamorfina en Dinamarca.
Şubat 2008’de, Danimarka’da da bir diamorfin reçete etme planı uygulamaya konmasına karar verilmiştir.Im Februar 2008 beschloss Dänemark, eine Verschreibungsregelung für Diamorphin einzuführen.
Şubat 2008’de, Danimarka’da da bir diamorfin reçete etme planı uygulamaya konmasına karar verilmiştir.În februarie 2008, sa decis, de asemenea, introducerea unui program de prescrierea diamorfinei în Danemarca.
Şubat 2008’de, Danimarka’da da bir diamorfin reçete etme planı uygulamaya konmasına karar verilmiştir.Ook Portugal heeft nieuwe richtsnoeren opgesteld om een tijdige toegang tot behandelingen te waarborgen.
Şubat 2008’de, Danimarka’da da bir diamorfin reçete etme planı uygulamaya konmasına karar verilmiştir.Vo februári 2008 sa taktiež rozhodlo o zavedení systému predpisovania metadonu v Dánsku.
Şubat 2008’de, Danimarka’da da bir diamorfin reçete etme planı uygulamaya konmasına karar verilmiştir.W lutym 2008 r. postanowiono też o wprowadzeniu programu przepisywania diamorfiny w Danii.
Şubat 2008’de, Danimarka’da da bir diamorfin reçete etme planı uygulamaya konmasına karar verilmiştir.През февруари 2008г. също беше взето решение за въвеждане на схема за предписване на диаморфин в Дания.
Tek isteğim bu mirasa konmaktı.C'était seulement mon souhait d'hériter de ces biens.
Tek isteğim bu mirasa konmaktı.Csak én vágytam rá, hogy örököljem azt a vagyont.
Tek isteğim bu mirasa konmaktı.Ήμουν απλά ανόητα άπληστος.
Tek isteğim bu mirasa konmaktı.لقد كنت فقط طماعا احمق
Uygulaması Pulitzer Ödülü'nü kazanıncaya kadar geri konmadı.Aplicaţia sa nu a fost republicată până nu a câştigat Premiul Pulitzer.
Uygulaması Pulitzer Ödülü'nü kazanıncaya kadar geri konmadı.Aplikację przywrócono dopiero kiedy Fiore zdobył Nagrodę Pulitzera.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod