Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Nu are nevoie să fie refrigerat, nu are nevoie de apă, care adesea lipsesc.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Paket ini tak perlu didinginkan, tak butuh tambahan air, di sana sering kesulitan air.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Δεν χρειάζεται ψυγείο ή νερό, που πολλές φορές λείπει.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Не нужен холодильник, не нужна вода, которой часто не хватает.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Няма нужда да се замразява, не му трябва вода, която често липсва.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.אין צורך לאחסנו במקרר, הוא לא זקוק למים שבדרך כלל חסרים
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.لا يتطلب أن يحفظ بارداً، لا يحتاج للماء، والذي غالباً لا يكون موجوداً.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.必要はありません こうした科学技術が
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) teşhisi konma ihtimaliniz dört kat daha fazladır.'주의력 결핍 과잉 행동 장애' 라는 ADHD 로 진단될 확률도 4배 가까이 됩니다.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) teşhisi konma ihtimaliniz dört kat daha fazladır.ADHDと診断されています 注意欠陥多動障害です もう一つの側面に移りましょう
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) teşhisi konma ihtimaliniz dört kat daha fazladır.יש סבירות גבוהה פי ארבע שתאובחן כסובל מ- ADHD הפרעת קשב וריכוז.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) teşhisi konma ihtimaliniz dört kat daha fazladır.فأنت معرض أربع مرات أكثر ليتم تشخصيك بإضطراب فرط/نقص النشاط
Ek politika ve tedbirler uygulamaya konmadığı takdirde bu eğilimin devam etmesi beklenmektedir.Cette tendance devrait s’accentuer si aucune mesure ni politique supplémentaire n’est mise en œuvre.
Ek politika ve tedbirler uygulamaya konmadığı takdirde bu eğilimin devam etmesi beklenmektedir.Denna trend förväntas fortsätta om inga kompletterande strategier och åtgärder genomförs.
Ek politika ve tedbirler uygulamaya konmadığı takdirde bu eğilimin devam etmesi beklenmektedir.Ez a tendencia várhatóan folytatódik, kivéve, ha további politikák és intézkedések végrehajtására kerül sor.
Ek politika ve tedbirler uygulamaya konmadığı takdirde bu eğilimin devam etmesi beklenmektedir.Naar verwachting zal deze trend zich doorzetten als er geen extra beleidsmaatregelen worden getroffen.
Ek politika ve tedbirler uygulamaya konmadığı takdirde bu eğilimin devam etmesi beklenmektedir.Očakáva sa, že tento trend bude pokračova", ak sa nebudú implementova" žiadne dodatočné politiky a opatrenia.
Ek politika ve tedbirler uygulamaya konmadığı takdirde bu eğilimin devam etmesi beklenmektedir.Pokud nebudou p9ijata dodatečná opat9ení, očekává se pokračování tohoto trendu.
Ek politika ve tedbirler uygulamaya konmadığı takdirde bu eğilimin devam etmesi beklenmektedir.Questa tendenza non accennerà a migliorare se non verranno attuate politiche e misure aggiuntive.
Ek politika ve tedbirler uygulamaya konmadığı takdirde bu eğilimin devam etmesi beklenmektedir.Se espera que esta tendencia continúe salvo que se apliquen políticas y medidas suplementarias.
Ek politika ve tedbirler uygulamaya konmadığı takdirde bu eğilimin devam etmesi beklenmektedir.Se estimeaz c aceast tendin= va continua dac nu se pun în aplicare politici şi m suri suplimentare în domeniu.
Ek politika ve tedbirler uygulamaya konmadığı takdirde bu eğilimin devam etmesi beklenmektedir.Se não forem implementadas políticas e medidas adicionais, é provável que esta tendência se mantenha.
Ek politika ve tedbirler uygulamaya konmadığı takdirde bu eğilimin devam etmesi beklenmektedir.Tämän trendin odotetaan jatkuvan, ellei oteta käyttöön uusia menettelytapoja tai lisätoimia.
Ek politika ve tedbirler uygulamaya konmadığı takdirde bu eğilimin devam etmesi beklenmektedir.Ta trend naj bi se po pričakovanjih nadaljeval, v kolikor ne bodo uveljavljene dodatne politike in ukrepi.
Hayatımda bir amaç olmadan, daldan dala konmaktan korkuyorum.Boję się o nie posiadanie "Czerwonego wątku" w moim życiu.
Hayatımda bir amaç olmadan, daldan dala konmaktan korkuyorum.Bojím se toho, že nebudu mít vodítko (červenou nit) ve svém životě.
Hayatımda bir amaç olmadan, daldan dala konmaktan korkuyorum.Ich habe Angst davor keinen "roten Faden" in meinem Leben zu haben.
Hayatımda bir amaç olmadan, daldan dala konmaktan korkuyorum.Φοβάμαι μην απολέσω την "κόκκινη γραμμή" στη ζωή μου.
Hayatımda bir amaç olmadan, daldan dala konmaktan korkuyorum.Я боюсь не иметь "красной полосы" в моей жизни.
"Hayatta ruhumu Bless!" Diye daldan dala konmak, dedi, "Onları taters yapmadı. henüz Millie? ""Áldd meg a lelkem él!" Mondta, megy le egy érintő, "nem tettél velük kolompér Még, Millie? "
"Hayatta ruhumu Bless!" Diye daldan dala konmak, dedi, "Onları taters yapmadı. henüz Millie? ""Berkatilah jiwa hidup saya!" Katanya, pergi di singgung, "ini tidak dilakukan mereka taters belum, Millie? "
"Hayatta ruhumu Bless!" Diye daldan dala konmak, dedi, "Onları taters yapmadı. henüz Millie? ""! 살아 내 영혼 축복이 있기를"그녀는 미동에서 하차가는 말했다, "당신은 그들에게 감자랑 한하지 않습니다 아직 밀리? "
"Hayatta ruhumu Bless!" Diye daldan dala konmak, dedi, "Onları taters yapmadı. henüz Millie? ""Na moju dušu nažive" povedala, odchádza po dotyčnici, "nie je to urobil je taters Napriek tomu, Millie? "
"Hayatta ruhumu Bless!" Diye daldan dala konmak, dedi, "Onları taters yapmadı. henüz Millie? ""Na mou duši naživu" řekla, odjíždí po tečně, "není to udělal je taters Přesto, Millie? "
"Hayatta ruhumu Bless!" Diye daldan dala konmak, dedi, "Onları taters yapmadı. henüz Millie? ""Siunaa sieluni elossa!" Hän sanoi, menossa pois tangentti; "ei olet tehnyt niitä taters vielä, Millie? "
"Hayatta ruhumu Bless!" Diye daldan dala konmak, dedi, "Onları taters yapmadı. henüz Millie? ""Δεν σας κάνει τους taters ακόμα, Millie; "
"Hayatta ruhumu Bless!" Diye daldan dala konmak, dedi, "Onları taters yapmadı. henüz Millie? "! "باركي نفسي على قيد الحياة" قالت الخروج في الظل ؛ "ليس أنت فعلت لهم taters حتى الآن ، وميلي؟ "
"Hayatta ruhumu Bless!" Diye daldan dala konmak, dedi, "Onları taters yapmadı. henüz Millie? "まだ、ミリー?" 夫人ホールは、彼女の考えを他人の昼食を離れてクリアに行ったときに彼の口
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Ac†iunile înc≤ nerealizate au fost incluse în noul plan de ac†iune.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.As acções não realizadas foram incluídas no novo plano de acção.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Az eddig be nem vezetett intézkedéseket felvették az új cselekvési tervbe.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.De foranstaltninger, der endnu ikke er gennemført, indgår i den nye handlingsplan.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.De maatregelen die nog ingevoerd moeten worden zijn in het nieuwe actieplan opgenomen.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Die bisher nicht durchgeführten Maßnahmen wurden in den neuen Aktionsplan übernommen.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Las medidas que aún no se han llevado a cabo se han incluido en el nuevo plan de acción.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Le azioni che ancora devono essere realizzate sono state inserite nel nuovo piano d’azione.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Les actions qui n’ont pas encore été mises en œuvre figurent dans le nouveau plan d’action.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Niewdrożone dotychczas działania włączono do nowego planu działania.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Opatrenia, ktoré sa ešte nerealizovali, boli zahrnuté do nového akčného plánu.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Rapporter från det senaste året tyder på att de nationella narkotikastrategierna börjar ge synbara resultat.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Ukrepi, ki še niso bili izvedeni, so bili vključeni v nov akcijski načrt.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Vielä toteuttamatta olevat toimet sisällytetään seuraavaan toimintaohjelmaan.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Zatím nerealizované kroky byly zahrnuty do nového akčního plánu.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Οι ενέργειες piου δεν υλοpiοιήθηκαν συµpiεριλήφθηκαν στο νέο piρόγραµµα δράσης.
Henüz uygulamaya konmamış eylemler yeni eylem planında yer almaktadır.Мерките, които все още не са изпълнени, са включени в новия план за действие.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.A fost ideea izolării componentului tactil al sculpturii, și apoi integrarea lui într-un sistem de comunicare.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.Chciałem wyizolować namacalny element rzeźby i wdrożyć go do swoistego systemu łączności.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.Đó là ý tưởng của cô lập các thành phần xúc giác của công trình và đưa vào hệ thông liên lạc.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.Era a ideia de isolar o componente táctil da escultura, e depois colocá-lo num sistema de comunicação.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.조각의 촉각에 해당되는 부분을 분리하여, 의사소통 체계 안에 넣는다는 생각이었습니다.